KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/464
- Karar No
- 2024/417
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/464 Esas
KARAR NO: 2024/417
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2023
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, ------ dosyası ile aleyhine yürüttüğümüz ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını istediğini, borçlunun itirazlarının haksız olduğunu, itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun---- tarihinde davalıya fatura gereği ------tarihinde 10.800 TL olmak üzere toplam 25.800 TL ödeme yapıldığını, bunun üzerine davalı hakkında -------- dosyasıyla faturaya dayalı olarak 2.520 TL asıl alacak ve 60 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapılmış,
davalının 24.04.2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durduğunu, davalının, icra takip dosyasına sunulan faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalının, itirazında böyle bir borcu bulunmadığı ve söz konusu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını belirterek, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptali ile -----sayılı dosyası üzerinden devamını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce----- Esas sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 2.520,00 TL asıl alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının ticari defterlerinin yerinde incelenerek rapor hazırlanması istenilmiş bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterleri kanuni süresinde açılış ve kapanış tasdikleri yapıldığını, davacının davalıya 28.320,00.- TL fatura düzenlediği, davalının 25.800,00.- TL ödeme yaptığı 31.12.2022 tarihi itibariyle davalının davacıya 2.520,00.- TL borcu olduğu yönünde rapor sunduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri talimat mahkemesinde incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 21/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu, davacı firmanın defterine göre 31.12.2022 tarihinde davacı firmanın davalı şirketten 2.520,00 TL alacaklı gözüktüğü belirtilmiştir.
Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne, davalının ------esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile,
takibin aynen devamına, alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/464, K. 2024/417, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama