KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/385
- Karar No
- 2025/174
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
Karar Metni
1.463 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/385 Esas
KARAR NO: 2025/174
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 28/05/2024
KARAR TARİHİ: 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacılardan ----sevk ve idaresindeki --- plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktayken, sürücünün ----- üzerinde ------mevkii yakınlarında alkollü olarak, tek taraflı ve tam kusurlu olarak yaptığı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, kazadan sonra ---- ile soruşturma başlatıldığını, --- tarihinde iddianame ile ---- Ceza Mahkemesi'nde dava açılması talebinde bulunduklarını, kaza yapan ----- plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ------- sayılı poliçesi ile sigortalandığını, kaza yapan araç sürücüsünün alkollü olması sebebiyle bilinçli taksirle adam öldürme suçundan yargılandığını,
kaza sebebiyle müteveffanın ailesinin destekten yoksun kaldığını, çiftçilik yaparak ailesine bakan müteveffanın gelirinin, yapılacak olan aktuerya hesaplamasında gelirinin asgari ücretin üstünde kabul edilerek hesaplanmasını talep ettiğini, davalı sigorta şirketine ihtarname yolu ile başvuruda bulunulduğunu fakat sigorta şirketinin davacılara herhangi bir ödeme yapmadığını, ihtarnamenin 17/02/2024 tarihinde teslim edilmiş ancak sigorta şirketinin bu güne kadar müvekkillere herhangi bir ödeme yapmadığını, sigorta şirketlerine yapılan başvurularda trafik sigortası genel şartnamesinde belirtilen tüm belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunu,
arabuluculuğa başvurulsa da anlaşmanın sağlanamadığını, davalı ----kazadan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, manevi tazminat takdir edilmesini talep ettiğini, yargılama giderleri ve her bir davacı bakımından ayrı ayrı takdir edilecek vekâlet ücretlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle: --- tarihinde meydana gelen trafik kazasında ----vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kaldıklarından bahisle ----plakalı aracın müvekkil şirket nezdindeki ------ tazminini talep ettiğini, dava konusu kazaya karışan kazada ----plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde ------- sigortalı olduğunu, kusura ilişkin uyuşmazlık bulunduğundan -------- kusur raporu alınması gerektiğini,
dolayısı ile sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan müvekkil sigorta şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık/ceza davası evraklarının da eklenerek------- kusur raporu alınmasını talep etmiştir. davacıların desteği müteveffa olayda “alkollü sürücünün aracına binerek ” yolculuk etme söz konusu olduğundan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davaya konu kazada “hatır taşıması” durumu mevcut olup yargıtay içtihatlarınca bu durumun tazminatta indirim nedeni olduğunu da belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ---vekili cevap dilekçesinde özetle: Müteveffa ----- ve ortak arkadaşları ------ üç yakın arkadaş olduklarını, olay günü ----- ait araca binerek birlikte gezintiye çıktıklarını, gezintiye başladıklarında aracı kullanan kişinin ----olduğunu, bu husus şehir giriş çıkış------ kaydından da anlaşıldığını, tarafların yolculuğu devam ederken ----------mevkiine geldiklerinde müvekkilim ufak bir kaza tehdidi atlatmış bunun üzerine müteveffanın ---- arabayı sürmek istediğini söyleyerek aracın kontrolünü aldığını,
-------kayıtlarında yer alan görüntülerde yola çıkarlarken aracı müvekkilim kullanmakta ve tarafların emniyet kemerleri de takılı olduğunu, kaza olduğunda ise her ikisinin de emniyet kemerinin takılı olmadığını, şoför değiştirirken emniyet kemerinin çözülmüş olması ve kaza anında emniyet kemerlerinin takılı olmaması şoförün değiştiğinin kanıtı olduğunu, yine olay yerinde -------- aracın gerisinde yerde yatar vaziyette bulunduklarını, müteveffanın ise araca yakın bir konumda bulunduğunu,
şoför mahallindeki kişinin tutunacağı yerin ve düşmesini engelleyecek daha fazla engel olması nedeniyle en son müteveffanın araçtan düştüğü düşünülerek aracı kullananın müteveffa olduğunun kabulü gerektiğini, davanın sebebinin teşkil eden 25.10.2023 tarihli kaza, dava dilekçesindeki anlatımın aksine araç, müvekkil ---sevk ve idaresinde iken değil vefat eden ------ sevk ve idaresinde iken meydana geldiğini, müteveffa alkolün de etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmiş ve konu kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle ----- vefat etmiş----ve araçta bulunan diğer şahısların yaralandığını,
her ne kadar kaza tespit tutanağında aracı kullanan -----gibi yazılmışsa da bu husus gerçeği yansıtmadığı gibi hiçbir somut olguya da dayanmadığını, olay yerine jandarma personeli geldiğinde ------de diğer kişilerin de araçtan fırlamış şekilde aracın dışında yaralı şekilde bulunduklarını, hatta jandarma tutanaklarından da anlaşıldığı üzere olay anında müvekkilin ifade verecek durumu dahi olmadığını, olayı doğrudan gören kamera kaydı da olmadığından ilk anda sürücü tespiti yapamayan kolluk personeli belki de aracın ruhsat sahibi --------- olduğu için sürücü olarak ------ yazmış olabileceklerini, ancak bu hususun gerçeği yansıtmadığını,
kaza esnasında aracı kullanan kişinin müteveffa olduğunu gösterir bir çok bulgu olduğunu, bu hususta en önemli delil araçtan yaralı olarak kurtulan------- tanık olarak verdiği ifade olduğunu, tanık beyanında aracı müteveffanın kullandığı söylediğini, kazanın oluşumunda etkisi ve kusuru olmayan müvekkile yöneltilen bu davanın mesnetsiz olduğunu, müteveffanın kendi kusuruyla meydana gelen bu kaza nedeniyle müvekkilimin sorumlu tutulmasının olanaksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce kusur durumu ve tazminat miktarının tespiti için bilirkişi raporu aldırılmış olup alınan raporda özetle; ---- plakalı araç sürücüsü davalı --- %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffa yolcu --- kazazede ---- kusursuz olduklarını, paydaşın hesaplanan destekten yoksun kalma zararından --- ödemesi kaynaklı herhangi bir tenzil yapılmadığı anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında davacı maddi tazminat talebine yönelik davasından feragat ettiği ve sulh protokolü doğrultusunda yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 25/10/2023 tarihli trafik kazasında davacıların desteklerinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Sürücü --- sevk ve idaresindeki --------ilçesi istikametine seyir halindeyken belirtilen mevkiye geldiğinde viraja hızlı girmesinin etkisiyle virajı alamayarak gidiş istikametine göre yolun sol tarafından yoldan çıkarak şarampole düşmesi ve aracın savrulması sonucu kazanın meydana geldiği;Davaya konu kazanın 25.10.2023 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki -----plakalı otomobile ile ---- ilçesi istikametinden ------ilçesi istikametine seyir halindeyken belirtilen mevkiye geldiğinde
viraja hızlı girmesinin etkisiyle virajı alamayarak gidiş istikametine göre yolun sol tarafından yoldan çıkarak şarampole düşmesi ve aracın savrulması şeklinde gerçekleştiği, kaza soncu ---- plakalı araçta yolcu olarak bulunan davalıların desteği ----- vefat ettiği, Mahkememizce alınan ----tarihli raporda, davalı ----- sigortalısı ---- plakalı araç sürücüsü davalı ----- %100 (Yüzde Yüz) oranında Asli ve Tam Kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin 24/12/2024 tarihli dilekçesinde maddi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirdiği,
davacı vekilinin vekaletnamede feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.TBK'nın 56. Maddesine göre. Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.-------- gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir----------Araç sürücüsü olan davalı haksız fiil faili olarak davacının manevi tazminat talebinden sorumludur.Somut olayda;
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu, davalı sürücünün kusur oranı, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olmadığını belirten 2 kodunun işaretli olması nedeniyle vefat edenin müterafik kusuru dikkate alınarak davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Temerrüt tarihi kaza tarihi kabul edilmiş ve aracın kullanım amacı hususi olduğundan yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/385, K. 2025/174, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama