KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/660
- Karar No
- 2025/53
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/660 Esas
KARAR NO: 2025/53
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2023
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili Mahkememize sunduğu ---- tarihli dava dilekçesi ile;----------- nolu dosyası ile davacı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe ilişkin ödeme emrinin içerisindeki bononun kambiyo senedi niteliği taşımadığını, takip için dayanak alınan bononun kambiyo senedi olma özelliklerini tam olarak taşımadığını, TTK madde 688 maddesinde bono veya emre muharrer senedin unsurlarının yer aldığını, TTK 777.
Maddesinde senette bulunması gereken zorunlu unsurların bulunmaması durumunun düzenlendiğini, TTK 776.
Maddesinde gösterilen unsurlardan birinin bulunmaması halinde senet kambiyo senedi niteliği taşımayacağını ve kanunen kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurulması imkanı tanınmayacağını belirterek icraya konu olarak belirtilen alacakta davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıya gönderilen ödeme emri içeriğindeki senedin kambiyo senedi niteliği taşımadığının tespitine, icra takibinin ve senedin iptaline, davalının asıl alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava;
takibe konu senedin kambiyo vasfı taşımaması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.TTK.nın 776/1-e maddesi gereğince, bonoda, lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nın 776/1-e maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması mümkün değildir.
TTK.nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun ilk tedavüle çıktığı anda zorunlu unsurları taşıması gerekir. Dolayısıyla dava konusun senedin Lehtar kısmı boş olup kambiyo vasfı bulunmamaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir.
Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır.
Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. TTK'nın 19/2. maddesi gereğince, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmez.
Somut olayda, davaya konu uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenlenen ödünç sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı gibi, nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Zira nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Davacı aleyhine takibe konu edilen senedin kambiyo vasfı olmadığı da belirlenmiştir. O halde davaya bakmakla görevli mahkeme genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Açıklanan nedenlerle davanın HMK 115/2 maddesi gereğince görev nedeniyle usulden reddine, görevli Mahkemenin ---- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna, ancak bu konuda--------Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı verip kesinleştiği ve mahkememizle arasında görev uyuşmazlığı doğduğu dikkate alınarak, iş bu kararın istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde merci tayini için dosyanın -------- gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/660, K. 2025/53, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama