KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/923
- Karar No
- 2025/205
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/923 Esas
KARAR NO:2025/205
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/10/2019
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
--------- sayılı yetkisizlik kararı sonrası mahkememize tevzi olunan tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili; davacının tacir olduğunu, iştigal ettiği reklamcılık alanında işlettiği işyerinde kullanmak üzere davalı firmanın ithal edip, ---- dağıtım ve satışını yapıp, garanti verdiği fotokopi makinasını, davalının satın alma tarihinde bayiliğini yapan ----- bedelle satın aldığını, alınan makinenin bir süre sonra normal bir şekilde çalışmadığını ve onarımı cihetine gidilmiş olduğunu, davalı tarafın hiçbir şekilde makinenin iadesi veya değişimi taleplerini kabul etmediğini, bunun üzerine---- sayılı dosyası ile davalı aleyhine ayıplı malın iadesi davası açıldığını,
--- tarafından malın iadesi ile 13.137,00 TL bedelin davacıya geri ödenmesine karar verildiğini, dava konusu makinenin 07/04/2014 tarihinde 13.137,00 TL bedelle satın alındığını ancak kalıcı ve giderilemeyen arızaları nedeniyle 01/03/2015 tarihinden itibaren kullanılamadığını, belirtilen mahkeme kararı sonrası, 31/07/2019 tarihinde makinenin geri alınarak,
satın alma bedeli olan 13.170,00 TL’nin ödemesi yapıldığını, bu nedenle makinenin davacının nezdinde bulunmakla birlikte 52 Ay süresince fiilen kullanılamadığını, davacının makineyi kullanamadığı zaman diliminde yoksun kaldığı kar bedelinin davalıdan tazmin edilmesi gerektiğini, yaklaşık olarak 54.600,00 TL net kardan yoksun kalındığını belirterek davacının kardan yoksun kalmakla uğradığı zararının tazmini yönündeki taleplerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının gerçek kişi tacir olmadığını, bu sebeple Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğunu, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı her ne kadar 01/03/2015 tarihinden bu güne kadar olan zararını talep etse de bu talebin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin, davacı tarafından keşide edilen ------- ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğünü, bu tarihten önceki kar kaybı talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, kaldı ki, makinenin ---- Mahkemesinin gerekçeli kararının yazıldığı tarihi izleyen günlerde iade alındığını ve bedel ödemesi yapıldığını, makinenin teslim edildiği tarihe kadar davacı tarafından kullanıldığını,
davacının makineyi teslim edene kadar hiç bir zararının doğmadığını, davacının zararını belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacının iddiası hiç bir delile dayanmadığı gibi zararının doğduğu yönündeki iddiasının da afaki olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, ayıp mal satışı nedeniyle uğranılan zararın ithalatçı ve dağıtıcısı olan davalıca tazmini istemine ilişkindir.
Davacının 07/04/2014 tarihinde reklamcılık alanında işlettiği iş yerinde kullanmak üzere dava konusu makineyi davalıdan 13.137,00 TL bedelle satın almış olduğu, alınan makinenin bir süre sonra normal bir şekilde çalışmadığı ve onarımı cihetine gidilmiş olduğu, davalı tarafın hiçbir şekilde makinenin iadesi veya değişimi taleplerini kabul etmediği, bunun üzerine------ sayılı dosyası ile davalı aleyhine ayıplı malın iadesi davası açıldığı, ---Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından malın iadesi ile 13.137,00 TL bedelin davacıya geri ödenmesine karar verildiği,
davacının makineyi kullanamadığı zaman diliminde yoksun kaldığı kar bedelinin davalıdan tazmin edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında, makinenin ayıplı olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut olmayıp uyuşmazlık, makinenin ayıplı olmasından dolayı, davacının zararının olup olmadığı varsa miktarı ve bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.-------- sayılı dosyası celp edilmiş olup yapılan incelemede;
"...Tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında davalı tarafından davacıya satım suretiyle tesliminin gerçekleştiği ve satıştan itibaren yaklaşık 1 yıllık bir süreç içerisinde arızası nedeniyle servis hizmeti gördüğü tartışmasız olan fotokopi makinesinin, mahkemece yapılan keşif sırasında da bizzat gözlemlediği üzere belirtilen teknik özellikleri itibarıyla davacının kendisinden beklediği faydayı karşılamayacak düzeyde ayıplı olduğu,
bu ayıbın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere BK 202 vd maddelerinde belirtilen gizli ayıp niteliğinde olup, ancak kullanım sonrasında zaman içerisinde anlaşılabileceği, davacının satım konusu makinenin teslimi sonrasında her arızasında yetkili servise başvurmakla örtülü bir biçimde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmuş olduğu,
bu nedenle davalı satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri gereği satılanın ayıplarından doğan davacı zararlarından sorumlu olacağı, makinenin belirlenen ayıpları nedeniyle davacının ticari anlamda kendisinden beklenen faydayı sağlamadığı ve bundan sonrada onarım görse dahi sağlamayacağı, bu durumun davacının ticari işletmesine sağlamasını beklediği faydayı gerçekleştiremez olması nedeniyle satım sözleşmesinin davacı alıcı yönünden katlanılamaz sonuçlar doğurduğu, bu nedenle davacının satım konusu makinenin geri alınması ve bedelinin iadesini talep etmeye hak kazandığı,
bu yönden davacının terditli isteminin bu şekilde kabulü gerektiği, davalı tarafından düzenlenen 07/04/2014 tarihli faturada tüm özellikleri belirtilen makine ve ekipmanların davalıya iadesi ile bedeli olarak ödenen 13.137,00 TL nin makinanın iade edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği,
kararın istinaf edilmeksizin 09/09/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Malın ayıplı olduğuna ilişkin alınan kararın kesinleştiği dikkate alındığında Mahkememizce ayıba ilişkin olarak tespit yaptırılmamış olup davacının malın ayıplı olmasından kaynaklı olarak zararının olup olmadığı yönünde bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Yetkisizlik kararı verilen dosyada mali müşavir bilirkişisinden alınan 21/06/2021 tarihli raporda özetle; ------belirlediği rayiç fiyatın kabul edilmesi durumunda 46 ay x 3.100,00 TL= 142.600,00 TL, %50 yapılan harcamalar ve giderler düşüldüğünde davacının kar kaybının 71.300 TL olduğu, davacının kendi belirlediği kar dikkate alınırsa 46 ay x 1.500,00 TL = 69.000,00 TL, %50 yapılan harcamalar ve giderler düşüldüğünde 34.500,00 TL kardan yoksun kaldığı yönünde terditli rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu açık ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce yeniden rapor aldırılma yoluna gidilmemiştir.Somut olayda; davacının davalıdan aldığı makinenin ayıplı olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, ------ Karar sayılı dosyasında mahkeme kararıyla malın iade edilerek bedelinin davacıya geri ödendiği ve işbu kararın 09/09/2019 tarihinde kesinleştiği,
davacının ayıplı olan makineyi kullanamamasından kaynaklı olarak yoksun kaldığı karın hesaplanmasında mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 21/06/2021 tarihli raporda mahkememizce ------ belirlediği rayiç bedelin esas alınması gerektiği kanaatiyle davacının yoksun kaldığı kar kaybının 71.300 TL olduğu tespit edilerek, davacı vekilinin 30/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 71.300 TL olarak artırmış olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/923, K. 2025/205, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama