KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/481
- Karar No
- 2025/699
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/481 Esas
KARAR NO: 2025/699
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 10/06/2025
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkillerinin murisi, oğlu ve kardeşi ------tarihinde ---- bünyesinde hizmet akdi ile ------ adlı tarihi yapının çevre düzenlemesi işi çalışmaları nedeniyle aynı cadde üzerinde kaldırımda çukur açma çalışması yapması sırasında, --- kullanımındaki ------takiben merkez istikametinden ---- istikametine seyir halinde iken yola çıkan yaşı küçük ------çarpmasından sonra sola direksiyon manevrasında bulunup müteveffaya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, akabinde taraflarınca ihyası talep edilen şirketin de içinde bulunduğu kişilere yönelik ------- huzuru ile dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu,
yapılan yargılama sırasında ihyasını talep edilen davalı şirketin ---- tarihli nüshasında yayımlanan ilana göre-------- tarihinde terkin edildiğinin anlaşıldığını ve akabinde yargılamanın devam etmiş olduğu -------- tarihli 1 no’lu celse 2 no’lu ara kararı ile taraflarına eldeki davaya esas olmak üzere şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, yapılan araştırmalarda ihyası talep edilen şirketin ---- Esas numaralı dosyası kapsamında ---- tarihinde iflasına karar verildiği , iflas tasfiye işlemlerinin--- İflas numaralı dosyası kapsamında yapıldığının ----öğrenildiğini,
bu nedenle ------- kayıtlı iken Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca resen kaydı sicilden terkin edilen ------numaralı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ticaret sicile yeniden tescili suretiyle ihyasına, bu doğrultuda şirkete tasfiye memuru atanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili -----numarası ile kayıtlı bulunan --------- dosyasında yapılan incelemede, şirketin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "sermayesinin yasal tutarının altında olduğu", "vergi kaydının terkin edildiği" ve "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun (m.
10)" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı,
tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri ------ ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi,
ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (müvekkil ------bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı ----- vermesi gerektiğini, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde anılan kapsamda ve sınırlı olarak ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ olmuş davalı yan cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 08/10/2025 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir.
İhyası istenilen ------ ait sicil dosyası getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olduğu, şirketin TTK Geçici 7 maddesi kapsamında----- tarihinde tescil ile sicilden terkin olduğu anlaşılmıştır. -----Karar sayılı dosyada ----- iflasına karar verildiği, bu şirketin ihyası talep edilen şirket olmayıp ünvanının farklı olduğu,
---- numarası ile kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.----dosyada davacı vekiline -------- ihyasını sağlamak üzere dava açmak için yetki ve süre verildiği görülmüştür.6102 Sayılı TTK'nun Geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü,
------- Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de,
-------- sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir ----------
6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması,
TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler.
Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; ------kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere --------aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, ----------- göre yapılmış tebligat yerine geçer.
Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının açılmış olan dava dosyası yönünden bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, -----sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan-------sayılı dosyada yürütülen yargılama ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasının gerektiği, davacı tarafça davalı ----işlemlerinin usulsüz olduğunun ileri sürülmediği,
----- dava açılmasına sebebiyet vermediği bu yüzden yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış, davanın ---- yönünden kabulüne, ---- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan ------ Esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin önceki yetkilisi --- tasfiye memuru olarak atanmasına,
ücret takdirine yer olmadığına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, karar verilmiştir.Davacı yan davasını----- yöneltmiş ise de ihyası talep edilen şirketin iflas sonucu sicilden terkin olan şirket ile bir ilgisinin olmayıp farklı bir şirket olduğu anlaşılmış, hakkındaki dava bu nedenle husumet yokluğundan reddedilmek suretiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ---- yönünden kabulüne,---- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan ------- sayılı dosyada yürütülen yargılama ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin önceki yetkilisi --------- tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığını,
Kararın ---- tescil ve ilanına,
2-Davalı ----- yönelik davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,
3- Karar harcı peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
6- Davalı iflas idaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümleri uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/481, K. 2025/699, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama