KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/506
- Karar No
- 2021/903
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2021
Karar Metni
1.409 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/506 Esas
KARAR NO : 2021/903
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ : 28/08/2019
KARAR TARİHİ : 21/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: müvekkil Bankanın kredi müşterisi olan -------- kullandırıldığını,----- asıl borçluya müteselsil kefil olduğunu, ancak kullandırılan kredilerin geri dönüşünün gerçekleşmemesi üzerine borçluya ait kredi hesaplarının ---- ---- sayılı ihtarnamesi ile hesapların kat edildiğini ve müvekkil ---- alacağının muaccel hale geldiğini, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ----- aleyhine kredinin teminatına verilen ------- paraya çevrilmesi için ---- sayılı dosyasından taşınır rehninin paraya çevrilmesi maksadıyle icra takibi başlatıldığını,
davalı ----- hakkında ise araçlaraın kasko bedellerini aşan kısım üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyle ----- dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını,itirazlar sebebiyle her iki takibin de durmuş olduğunu, davalıların faiz oranına---- itirazlarının yerinde olmadığını,--- ---maddesinde temerrüt faizinin açıkça düzenlendiğini, müvekkil banka alacağı likit olduğundan dolayı icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmek suretiyle davalıların icra dosyalarına vaki itirazlarının red edilmesine karar verilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenizin ----- sayılı dosyası ile müvekkillerimiz aleyhine ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi ile dava açıldığını, açılmış olan davanın hukuki mesnetten yoksun olup reddinin gerektiğini, müvekkillerin dava konusu icra takip dosyası ile ilgili olarak borca, faize, faiz oranına ve ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, davacı tarafından dava dilekçesi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, ancak bu talebin de reddine karar verilmesinin gerektiğini,
borçlunun icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit olmasının zorunlu olduğunu, bilirkişi raporuna göre belirlenen alacak için icra inkar tazminatından söz edilemeyeceğini, mahkemece müvekkillerin anılı icra dosyası ile borçlu oldukları kanaatine varılması halinde alacak likit olmadığından ve alacak miktarı bilirkişi raporu ile belirlenebileceğinden davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmesinin gerekli olduğu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Uyuşmazlık Konusu : Davalı asıl borçlu, ------ Şirketine, kullandırılan ve diğer davalı şirket yetkilisi ----- kefil olduğu krediye istinaden davacının, ödenmeyen kredi alacağından dolayı davalı asıl borçlu tarafından asıl borcun teminatı için rehin verilen araçların kasko bedeli kadar ----dosyasından ve kasko bedelinden artan kısım için kefil --- yapılan --- dosyasında davacının takip tutarı kadar alacaklı olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edildi.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ödenmeyen kredi borcunun tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Celp ve tetkik olunan ----sayılı dosyanın incelenmesinde davacı alacaklı tarafından davalı asıl borçlu----- rehninin paraya çevrilmesi rolüyle takip yapıldığı takip tutarının asıl alacak ve ferileriyle birlikte toplamının 42.090,18 TL olduğu davalı borçlunun süresi içerisinde icra takibine yapmış olduğu itiraz sonrası takibin durduğu görülmüştür.
Davaya konu ------dosyasının incelenmesinde, davacı banka tarafından davalılar hakkında kullandırılan kredilerden kaynaklı toplam 54.564,68 TL ödenmeyen kredi alacağının tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçların süresi içerisinde takibe itirazı üzerine takibin durduğu ve huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. icra takibi yapıldığı, alacağın tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe itirazı nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
Tarafların tüm delilleri celbolunarak dosya ve davacı bankaya ait tüm yasal defter , kayıt ve dayanak belgeler ile ---- üzerinde------ konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır. Alınan raporun dosyadaki verilere uygun , gerekçeli ve denetime açık bulunduğu anlaşılmakla, hükme esas alınmıştır.
Uzman bilirkişi aracılığıyla yaptırılan incelemede, davacı ---- limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı iş bu sözleşmeye diğer davalı ----- müteselsil kefil olduğu , bankanın 16/10/2018 tarihli faiz bildirim formuna göre borçluya uygulanan en yüksek TL kredi faiz oranının %36 olduğu ,
genel kredi sözleşmesinin 11. Maddesine göre dava konusu kredi uygulanacak temmerüt faiz oranının (36,00*%1,50) %54 olarak tespit edilmiş ise de alacaklı bankanın icra takip talebinde %33 oranında temmerüt faize talep etmiş olduğu 5464 sayılı ------------kanunu gereği bankalarca ----kartlarına ilişkin azami akdi ve gecikme faiz oranları tespit edilmekte ve 3 ayda bir açıklanmakta------ tarihle 6495 sayılı kanun ile 5464 sayılı kanunda yapılan değişiklik ile bankalarca verilen görevin kapsamı----- içerecek şekilde ----5464 sayılı ----- kanunun yürürlüğe girdiği 01/03/2006 tarihinden sonra temmerütün oluşması ve iş bu dava konusu takibin
açılmış olması nedeniyle 5464 sayılı yasanın 26. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca merkez bankası azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkili olup , bu yasanın yürürlüğe girdiği ----- tarihinden itibaren kredi kartı akdi ve temmerüt faiz oranları ----tarafından belirlenmekte olup 01/04/2019 tarihi itibariyle----dönemdeki --- göre kredi kartları akdi faiz oranı yıllık %25,08 olup gecikme faiz oranı ise yıllık %31,08 olduğu ,
iş bu davada 01/01/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere gecikme faizi yıllık %31,08 olarak belirlenmiş olup davacı bankanın kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu ----tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 37.586,00 TL asıl alacak, 3439,62 TL kredi kartı işlemiş temmerüt faizi ( yıllık %31,08 faiz oranı uygulanarak ) ----masrafı olmak üzere toplam 41.636,76 TL olduğu hesaplanmış olup davacının ---- dosyasından ise 48.796,83 TL asıl alacak , 4507,7 TL kredi kartı işlemiş temmerüt faizi,
225,38 TL ---- ihtar masrafı olmak üzere toplam 53.969,07 TL alacaklı olduğu hesaplanan 48.796,83 TL asıl alacaktın araç kasko bedeli ( 37.586 TL )----- ilamsız icra takibi kapsamındaki alacağını teşkil ettiği alacaklı bankanın talep ettiği 11.211,83 TL üzerinden 18/06/2019 icra takip tarihinden itibaren tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla %31,08 oranında temmerüt faizi ve gider vergisi talep edilebileceği , kefil davalı ------ise kefalet limiti 500.000 TL olduğundan asıl borçlu şirketin borcundan dolayı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 53.969,07 TL borç tutarından sorumlu olduğu, rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamındaki tüm deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile davalı asıl borçlu ----- kullanmış olduğu ve diğer davalıların kefil olduğu kredi nedeniyle, davacı bankanın davalılardan ------- dosyasından bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre 41.636,76 TL alacaklı olduğu ------- dosyasından ise toplam 53.969,07 TL alacaklı olduğu asıl alacağa uygulanan faiz oranının 5464 sayılı yasa gereği ------ dönemlerdeki----- göre kredi kartına ilişkin kullandırılan kredilerde yıllık %31,08 oranında olması gerektiği, bilirkişi tarafından bu oran üzerinden hesaplama yapıldığı,
bu haliyle davacının bilirkişi tarafından hesaplanan faiz oranına itirazının yerinde olmadığı, davalıların kat ihtarıyla temerrütünün gerçekleştiği, yapılan bilirkişi inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda, kredi borcunun ödenmediğinin sabit olduğu, davalıların itiraza konu icra takiplerine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/506, K. 2021/903, 21 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama