KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/771
- Karar No
- 2022/310
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2022
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/771
KARAR NO: 2022/310
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 22/11/2021
KARAR TARİHİ: 20/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ---- tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun ----- meslek hastalığı sonucu malul kalması nedeniyle, kazazede sigortalıya ----semaye değerli gelir bağladığını,--- tedavi gideri yapılmış böylece toplam ----- zararı meydana geldiğini, kurum zararının, meslek hastalığının meydan gelmesinde kusurlu olan ve ihyası istenen davalı ---ve dava-dışı diğer işverenlerden tahsil edilebilmesi için -----üzerinden dava açıldığını, yargılama devam ederken celp edilen----incelenmesi ile Tasfiye Halinde------- tasfiye edildiği ve ----- terkin edildiğinin anlaşıldığını,
taraf ehliyeti bulunmayan şirket hakkında hüküm verilmesi mümkün olmadığını belirterek ------ dosyası üzerinden görülen rücuen tazminat davasının davalısı olan ------- ihyasına, ------ terkin işleminin iptaline karar verilmesine ve ayrıca şirketi temsilen şirket yetkilisi olan son tasfiye memuru ----- veya Mahkemece uygun görülecek bir kişinin yasal temsilci olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ----havale tarihli dilekçesinde özetle; -------- işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarının tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı ------sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını,
dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek açılan davanın reddine, mahkeme aksi kanaate ise müvekkil aleyhe yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. saygıyla talep ederiz.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibarıyla ---- tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edilen “Tasfiye Halinde ------ sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak kaydı ile TTK'nun 547 ve devamı maddeleri uyarınca ihyası istemine ilişkindir.
TTK 547 'nci maddesinde; " (1) - Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar,-----bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.---- Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " hükmü düzenlenmiştir.
Yasada düzenlenen ek tasfiye geçici bir önlemdir. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemektedir. Tasfiye de yapılması gereken bazı işlemler bakımından ek tasfiyeye gereksinme duyulabilir. Bunlar sınırsız sayıda olup, madde gerekçesinde örnek kabilinden belirtilmiştir.
Söz gelimi; bazı aktifler dağıtım dışı kalmışsa, mal varlığının dağıtımı esnasından ilgili yasal hükümlere uyulmamışsa, organlara sorumluluk davası açılacaksa, tasfiye sırasında kendisi tarafından açılan yada kendisi aleyhine açılan, dava, takip sonuçlanmadan terkin edilmişse ek tasfiye gereklidir. " hükmü düzenlenmiştir.
Yöntemine uygun duruşma açılmış tarafların delilleri toplanmıştır. Tarafların aktif ve pasif ehliyetleri denetlenerek uyuşmazlık noktaları resen belirlenerek sonuca gidilmiştir.
İhyası istenilen şirketin celp olunan ----incelenmesinde; ihyası istenilen ----- tarihinde tasfiye sürecine girdiği, tasfiye kararının ---- tarihinde tescil edildiği, tasfiye memuru olarak davalı olarak --- atandığı, şirketin son tescilini ------tarihinde yaptırdığı ve aynı tarihte tasfiyenin sonlandırıldığından bahisle sicilden kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.
İş bu davaya dayanak yapılan------- dava dosyasının uyap üzerinden yapılan incelenmesinde; dosyamız davacısı ---- tarafından ihyası istenilen ------ üçüncü kişiler aleyhine dava dışı sigortalıya meslek hastalığı nedeniyle ödenen maluliyet tazminatının rücuen tahsili için dava açıldığı, yargılamanın devam ettiği, mahkemece davalı ----- davacı kuruma süre verildiği, davanın ----- tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan tüm bu delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; --- tarihinde şirketin tasfiyesinin sona erdiğinden bahisle sicilden terkin edilen "Tasfiye Halinde------ sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ek tasfiye için ---- işlemler sonuçlanıncaya kadar ---- yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için ---- tesciline, bu işlemleri yapması için son ---- olarak atanmasına,
davalı -----tarihli celsede yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunması nedeni ile ihyası istenilen şirketin terkin tarihi olan ----- önce iş mahkemesine konu edilen dava ile ilgili dava ve davaya konu uyuşmazlık ile ilgili ihtarname veya ödeme talepli belge bulunup bulunmadığı varsa sunması için verilen 2 haftalık süreye rağmen herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı,
yine davacı vekili tarafından----- tarihli celsede yapılan araştırmaya rağmen kurumda herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamaması sebebiyle ara kararın yerine getirilemediğinin beyan edildiği anlaşıldığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılarak davalılar aleyhine, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/771, K. 2022/310, 20 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama