KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/186
- Karar No
- 2023/650
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/186 Esas
KARAR NO: 2023/650
DAVA
Menfi Tespit (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/03/2023
KARAR TARİHİ: 26/09/2023
DAVA
Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 15/03/2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından , müvekkili aleyhine------- Esas sayılı dosyası ile 127.375,90 TL bedelli takip başlatıldığını, takibin açıklamasında 25/09/2022 tarihli havale/eft işlemi açıklaması yazmakta olduğunu, davalı takip alacaklısı tarafından taraflarına yapılan bir ödeme veya buna ilişkin bir belge olmadığını, müvekkilinin davalı/alacaklı görünen tarafı tanımadığını, iş bu davanın --------- E sayılı takip dosyasıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğunu,
ödeme emri incelendiğinde müvekkilinin diğer takip borçlularıyla da uzaktan veya yakından bir ilgi ve alakasının olmadığını, davalı alacaklı tarafın açıkça çok kötüniyetli olduğunu, alacaklı tarafın hiç bir ilgi ve alakası olmayan müvekkili firmayı, borçlu göstererek haksız kazanç peşine düştüğünü belirterek dava sonuna kadar -------- esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne, davalının kötü niyetli olarak takibe koyarak müvekkilin malvarlığını haciz ile tazyik alıtnda olması kötü niyetli ve mağdur edici bir davranış olup davalının % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin 06/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tarafların arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını beyan etmesine rağmen Ticaret Mahkemesi'nde dava açmasının hatalı olduğunu, davanın genel hükümler çerçevesinde HMK gereği genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesinin gerekmekte olduğunu, müvekkilinin kendisinin sahibi olduğu devre mülkü satmak vaadiyle dolandırıcı kişiler tarafından arandığını, daha sonrasında sahibi olduğu devre mülkünün satılacağı garanti edilerek sözleşme imzalatıldığını ancak hile ile kandırıldığını,
müvekkiline sahibi olduğu devre mülkün satımı vaat edilmiş ancak müvekkile hile ile imzalatılan sözleşmede kendisine yeni bir devre mülk satıldığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, icra iflas kanunu 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit ve kötüniyet tazminatı talebine ilişkindir.Görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır (HMK 114/I-c maddesi).Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.( HMK 1 maddesi)Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen araştırılır. (HMK 115 maddesi)Ticari davalar TTK. 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kamumda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise nispi ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.TTK nun 5. maddesine göre.
Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakmakla görevlidir.Dava, İİK 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir.
Somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 24.4.2013 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sy. HMK'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir.
Bu durumda mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yargılama sonunda; toplanan deliller, iddia ve savunma hep birlikte değerlendirildiğinde; tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tacir ise de davacılının tacir olmadığı, dava konusu ihtilafın da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığı,
uyuşmazlığın her iki taraf içinde ticari iş niteliğinde olmadığı anlaşıldığından iş bu davada görevli Mahkemenin 6100 sayılı HMK.'nın 4/1-a maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatine varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nın 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/186, K. 2023/650, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama