KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/82
- Karar No
- 2024/534
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/82 Esas
KARAR NO: 2024/534
DAVA
Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 31/01/2024
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 31/01/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilin ve müvekkilinin trafik sigortacısı -------- Sigorta aleyhine, 10.08.2023 tarihinde -------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyası üzerinden, "Maliki ve sürücüsü olduğunuz -------- plakalı aracın kusurlu şekilde sevk ve idaresi sonucu 07.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı --------- plakalı araç için ödenen hasarın rücuen tazmini talebidir" istemi ile,
31.319,16 TL üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, müvekkilin icra takibinden, banka hesaplarına konulan hacizler üzerine haberdar olduğunu, kendi trafik sigortacısı ------- Sigorta ile iletişime geçtiği, icra dosyasının kapatılmasını talep ettiğini, --------- Sigorta, icra konusu bedelin davalıya 28.07.2023 tarihinde ödenmiş olduğunu belirterek,
müvekkiline ödemeye dair banka dekontu ilettiğini, böylelikle, borcun takip öncesinde ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafça haksız surette icra takibinin başlatıldığının anlaşıldığını, yaşanan bu durumu düzeltmek amacıyla davalı şirketin hukuk departmanı ile iletişime geçildiğini, kendilerinden müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi,
icra dosyasının kapatılması ve hacizlerin kaldırılması talep edildiğini, ancak birden fazla kez (13.11.2023, 17.11.2023, 20.11.2023 tarihlerinde) görüşülmesine rağmen, durumun sürüncemede bırakıldığını, icra dosyasının kapatılmasına dair işlemler gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine 23.11.2023 tarihinde menfi tespit ve tazminat istemli olarak zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmak zorunda kalındığını, davalı yanın, ancak bu başvuru üzerine icra dosyasında gerekli fek ve infaz işlemlerini gerçekleştirebildiğini, ancak müvekkilin, hakkında açılan icra takibi sebebiyle itibarının zedelendiğini,
bankalar nezdindeki sicili olumsuz etkilendiğini, hesabına bloke konulması sebebiyle hesaplarındaki parayı uzun bir süre kullanamadığını, hacizler sebebiyle maddi olarak zor bir süreç geçiren müvekkilin ve ailesi; hacizlerin kaldırılmasına yönelik çabaların sonuç vermemesi, yapıcı bir çözüm önerisi sunulmaması ve işin sürüncemede bırakılması sebebiyle ruhsal olarak da oldukça yıprandığını, sigorta şirketinin müvekkiline karşı manevi tazminat sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilin uğradığı manevi zararlara karşılık olmak üzere.
30.000,00 Lira manevi tazminatın, haksız fiilin vuku bulduğu (icra takibinin açıldığı) 10.08.2023'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmaya da katılmamıştır.
DELİLLER
------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir. İlgili kolluk birimine müzekkere yazılarak davacının sosyal ve ekonomik durum araştırılmasının yapılması istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Dava dışı -------- Sigorta'ya müzekkere yazılarak 07.03.2023 tarihinde ------- plakalı araç ile ------- plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle her hangi bir ödeme yapılı yapılmadığı sorulmuş, yapılmış ise ödeme dekontunun mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
DAVA; haksız icra takibi nedeni ile manevi zararın tazminine ilişkin tazminat davasıdır.TTK'nun 4.maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında. Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu kanunda sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde.
"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
6102 sayılı TTK 16/1.maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19.maddesinde. "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır.
Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." hükmü bulunmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Somut olayda; davacı tacir değildir. Borcun takip öncesinde ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafça haksız icra takibi nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmininin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/82, K. 2024/534, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama