KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/116
- Karar No
- 2026/280
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/116 Esas
KARAR NO : 2026/280
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2025
KARAR TARİHİ : 26/03/2026
DAVA
Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 07/02/2025 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle.
Davacı şirketin davalı şirketten olan alacağının tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davacı şirketin davalı şirketten doğan alacağının ticari satımdan doğan 25.02.2024 tarih ve --------- numaralı 107.691,47TL tutarlı faturaya dayalı bir alacak olduğunu, faturaya konu emtianın da aynı gün düzenlenen irsaliye ile davalı şirkete teslim edildiğini, bilindiği üzere mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak,
sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşeceğini, bu durumda alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren 30 gün içinde ödeme bulunmamış olmasının temerrüdün oluşması bakımından yeterli olduğunu, bu yasal düzenleme uyarınca fatura tarihini takip eden 30. Günden sonra borçlunun temerrüdü söz konusu olsa da borçlu yararına olacak şekilde fatura tarihini takip eden 60 günden itibaren faiz hesaplandığını,
tüm bu somut durumlara rağmen davalı şirketin sadece süreci uzatarak enflasyonist ortamda zaman kazanmak amacıyla ve hiçbir gerekçe göstermeksizin soyut olarak takibe itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Vekili Tarafından Sunulan Cevap Dilekçesinde Özetle.
Her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesi ekinde malların teslim edildiğini gösterir irsaliyenin dosyaya sunulmadığını, söz konusu malların da davalıya teslim edilmediğini, Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere faturanın tek başına alacağın varlığına delil olamayacağını, bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK m. 6 ve HMK m. 190 ve 200 gereği yazılı delil ile ispat edilebileceğini, dosyaya ibraz edilen faturaların malın teslim edildiğini göstermeyeceğini, davacı tarafından temerrüde ilişkin beyanının yersiz olduğunu, TTK m. 18 uyarınca tacirler arasında,
diğer tarafı temerrüde düşürmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenlik elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılabileceğini, ancak madde metninde tahdidi olarak sayılan herhangi bir vasıta ile davacı tarafından temerrüde düşürmeye yönelik bir bildirimde bulunulmadığını, bunun yanı sıra tacirler arasında böyle bir ticari mal alım satımından kaynaklanan işlerde faturadan itibaren ödenmeyen gün faizlerinin talep edilebilmesi için arada yazılı bir cari hesap sözleşmesi akdedilmiş olması gerektiğini,
taraflar arasında böyle bir sözleşme yok iken davacı tarafın tamamen kendi takdiriyle ve dahi yasal olmayan bir şekilde fatura tarihinden 60 gün sonrasından itibaren faiz işletmesinin ise hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, faturaya itiraz edilmemiş olmasının faturanın kesinleşmesi sonucunu doğurmayacağını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği ticari alım satımdan kaynaklanan itirazın iptali davalarında öncelikle malın tesliminin ispatının zorunlu olduğunu beyanla, haksız davanın reddine,
asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.17.11.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle.
Tarafların incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin kendi adlarına delil niteliğine haiz olduğu, Davacının 30.09.2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 107.691.47 TL tutarında alacaklı olduğu, Dosya içinde davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dönük bir belgenin mevcut olmadığı bu nedenle takip öncesinde alacağın muaccel olmadığından takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere faiz talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği, Davacının takip sonrası faiz talep ettiği Sayın Mahkemeniz tarafından kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde tarafların tacir olması, işin ticari iş olması,
temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması sebebiyle takip sonrasında asıl alacak için 3095 sayılı kanunun 2. maddesi kapsamında takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere faiz talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiği, Davacının icra inkar isteminin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde bir husus olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
16.02.2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; *Davacının takip öncesi faiz talep ettiği dosya içerisinde taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhinin bulunduğu ihtarnamenin mevcut olmadığının görüldüğü, bu nedenle takip öncesinde alacağın muaccel olmadığından takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere faiz talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği, Davacının TTK m. 1530/4 uyarına faiz talebinde bulunduğunu, Sayın Mahkemeniz tarafından davacının takip öncesi faiz talebinin haklılığı yönünde hüküm kurulması halinde davacının talep edebileceği faiz tutarının 18.410,82 TL olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, fatura alacağının tahsili için--------İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkin itirazın iptali davasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava dosyasında bir sureti bulunan -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esasincelendiğinde, --------- Şti. aleyhine ---------Ş. vekili tarafından 107.691.47 asıl alacak 18.474.99 TL işlemiş faiz toplam 126.166.46 TL alacağın tahsili talepli takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde davacı şirkete 30.09.2024 tarihli icra takip tarihi itibariyle107.691.47 TL borçlu olduğu,
borcun 2024 kapanış kayıtlarında bulunduğu görülmüş, tarafların cari hesapları incelendiğinde birbirini doğruladıkları, dosya içerisinde taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmamakta olup, tarafların cari hesapları incelendiğinde 2024 yılında dava konusu fatura dışında taraflar arasında başka bir ticari işlemin olmadığı, davacının düzenlemiş olduğu, 25.02.2024 tarih --------- nolu 107.691.47 TL tutarındaki davaya konu fatura incelendiğinde faturanın e fatura olduğu, dosya içerisinde taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmamakta olup, davacının düzenlemiş olduğu,
25.02.2024 tarih --------- nolu 107.691.47 TL tutarındaki davaya konu fatura incelendiğinde faturanın e fatura olduğu, dosya içerisinde davalının faturaları kabul etmeyerek itiraz ettiğine dönük bir belge mevcut olmadığı, davacı vekilinin 26.06.2025 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ekinde dava konusu fatura içeriği ürünlerin davalıya teslimi ile ilgili e-irsaliye ve ürünlerin nakliyesini yapan şirketin “Ambar Tesellüm Fişi” bulunmakta olup, dosya içerisinde davalının e- irsaliyeyi kabul etmeyerek itiraz ettiğine dönük bir belge mevcut olmayıp, dava konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı,
----------Vergi Dairesinden 12.02.2025 tarihinde sunulan yazı ekindeki davacı şirketin 2024 yılı karşılaştırmalı alış — satış analizinde davalıya 1 belgede KDV hariç 89.742.89 TL tutarında belge düzenlediği ve davalının söz konusu belgeyi bildirim konusu yaptığının görüldüğü, somut olayda, davacının takip öncesi faiz talep ettiği, dosya içerisinde taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhinin bulunduğu ihtarnamenin mevcut olmadığının görüldüğü, bu nedenle takip öncesinde alacağın muaccel olmadığından faiz talebinin yerinde olmadığı,
davacının 30.09.2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 107.691.47 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiş olup sunulan raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla açılan davanın Kısmen Kabulü ile, davalının--------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın Kısmen İPTALİ ile;
takibin toplam 107.691,47 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz istemin reddine, dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 21.538,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/116, K. 2026/280, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama