KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1188
- Karar No
- 2026/3
- Karar tarihi
- 5 Ocak 2026
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/1188 Esas
KARAR NO : 2026/3
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2025
KARAR TARİHİ : 05/01/2026
DAVA
Davacılar vekili mahkememize sunduğu 22/12/2025 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun zamandır vergi ve yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren sektöründe öncü bir ticari işletme olduğunu, şirketin yetkilisi diğer müvekkilinin ise basiretli tacir vasfına haiz bir kişi olduğunu, müvekkilinin ticari itibarına yönelik hukuka aykırı şekilde davalı şirketin internet sitesinde asılsız haberler paylaşıldığını, müvekkili şirketin ticari itibarına ve müvekkili-------- şahsi manevi varlığına yöneltilen haksız ve ağır saldırının oluşturduğu tahribatın büyüklüğünün ortada olduğunu,
davalının gerçeğe aykırı yayınları ile sebep oldukları elem, üzüntü ve itibar kaybının giderilebilmesi, adalet duygusunun tatmini ve benzer haksız fiillerin önlenmesinde caydırıcılık unsurunun sağlanması amacıyla Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca davalılardan hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek müvekkili şirketin lehine ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 250.000,00 TL manevi tazminatın,
müvekkili ---------- lehine kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle 250.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat davasıdır.-------- sayılı ilamında belirtildiği üzere.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası, “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesi, (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak , tazminat , itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir” düzenlemesini içermektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;19/12/2018 tarihli --------- yayımlanarak yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'ya eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacıları talebinin basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu ve arabuluculuk dava şartına tabi olduğu,
dava açılışında, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı, bunun üzerine davacılar vekiline Mahkememizce ara karar oluşturularak arabuculuk son tutanak aslını veya onaylı örneğini sunması için kesin süre verilmiş ve davacılar vekili 05/01/2026 tarihli dilekçesinde arabuluculuğa başvurmadıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı gerçek kişinin davacı tüzel kişinin kurucusu olduğu, bu bağlamda--------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere tarafların tacir olduğu, davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması sebebiyle ticari dava olduğu bu kapsamda verilen süreye rağmen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dosyaya sunulmadığından 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca davanın usulden reddi gerektiği, anlaşmaya varılamadığına dair tutanağın dosyaya sunulmasının dava şartlarından olduğu,
mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden (HMK m. 115/1) nazara alınacağı, tespit edilen dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1188, K. 2026/3, 5 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama