İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/597 K.2026/18

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2025/597Karar2026/18Tarih8 Ocak 2026Okuma13 dk · 2.547 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/597
Karar No
2026/18
Karar tarihi
8 Ocak 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.547 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2025/597 Esas

KARAR NO : 2026/18

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 10/10/2016

KARAR TARİHİ : 08/01/2026

DAVA

Davacı vekili mahkememize sunduğu 10/10/2016 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirket bünyesinde 01/03/2012-04/03/2016 tarihleri arasında Satış Elemanı olarak çalıştığını, davalı tarafın müvekkili şirket ile arasında imzalanan 01/03/2012 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi'nin 7.ve 8. Maddelerine aykırı davrandığını, davalının iş sözleşmesi kurallarına aykırı davranarak aynı iş kolunda faaliyet gösteren -------- Şti'de çalışmaya başladığının tespit edildiğini,

davalıya dava açılmadan önce gizlilik sözleşmesi gereği ödemekle yükümlü olduğu tazminatı iki gün içinde ödemesi için -------- Noterliği'nin 05/08/2016 tarih ve --------- Yev.

Numaralı ihtarnamesi ile ihtar gönderildiğini ve ihtarnamenin 09/08/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini ve herhangi bir ödeme de yapılmadığını, davanın kabulünü, sır saklama yükümlüğünün ihlali ve rekabet etmeme yasağı nedeniyle toplam 20.000,00 TL tazminatın ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 20/11/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu rekabet yasağının dayanağının işçinin hizmet sözleşmesinden kaynaklı olduğunu, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davalının çalıştığı --------- firmasının faaliyet alanı ile davacı şirketin faaliyet alanının aynı olduğunu, her iki şirketin rakip markaların distribitörlüğünü yaptıklarını, davalının davacı şirkette --------- bölgesi satış temsilcisi olarak çalıştığını, davacı şirketten ayrıldıktan 10 gün sonra -------- firmasında --------- bölgesinde satış temsilcisi olarak çalışmaya başladığını,

davacı şirketin hangi müşterilerle çalıştığını, hangi ürünü ne zaman aldığını, ne miktarda aldığını bilmekte olduğunu, davalının işten ayrılma sebebinin dayısının hasta olması ve onun işyerinde çalışacak olması olduğunu, davacının iş yerinden ayrılarak ------- çalışmaya başlayan-------- ile birlikte hareket ettiklerini, aynı müşterilere aynı mal veya hizmeti sunan şirketler olarak davacı ile --------- rakip şirketler olduğunu, davalının rakip diğer firmada davacının müşteri portföyünü bildiğini, rekabet yasağına aykırılıktan dolayı tazminat talep edilmesi için davacının zarara uğramasının gerekmediğini, rekabet yasağının zaman (| yıl),

yer (davacı ile çalıştığı il) ve konu (davacı ile aynı alanda iştigal eden ve/veya ticari rekabette bulunduğu bir kuruluş ile) bakımından sınırlandırıldığını belirterek görev yönünden davanın reddine, tafsilen belirtilen esasa dair nedenlerle de cezai şartın geçersizliğine, cezai şartın geçerli olduğuna kanan getirilir ise fahiş olması nedeniyle tenkisine, her halde haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

-Sözleşme,

-İbraname,

-İhtarname,

-------- kayıtları,

-Ticaret sicil kayıtları,

-Bilirkişi raporları,

-Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir ve Haksız Rekabet Uzmanı Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 03/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusunun davacının, davalıdan haksız rekabetten kaynaklanan cezai şart talebinden ibaret olduğu, davalının taraflar arasında akdedilen Rekabet Yasağı Taahhüdü'ne aykırı davranmış olduğu, davacı şirketin davalıdan sözleşmeye aykırılığı nedeni ile cezai şart talep edebileceği cezai şart miktarında tenkisin yapılıp yapılmayacağının Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir ve Haksız Rekabet Uzmanı Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda kök rapordaki görüşler korunmuştur.

-Mahkememiz dosyasına Borçlar Hukuku Alanında Uzman Bilirkişi tarafnıdan sunulan 23/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; iddia ve savunmanın dosyadaki bilgi ve belgelere dayalı olarak rekabet yasağına ve sır saklama yükümlülüğüne ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi neticesinde ulaştığım objektif kanaatim, işçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığının kabulü için aranan maddi koşulların gerçekleştiği ve bunların ispatlanmış bulunduğunun kabulü gerektiği, binaenaleyh bu kalem bakımından 10.000,00-TL tutarındaki davacı taraf talebinin kabulünün isabetli olacağı;

buna karşılık davalı işçinin sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabulü için gerekli maddi koşulların gerçekleştiğini gösteren vakıa ve delillerin ortaya konulamamış olması sebebiyle, davacının bu kaleme ilişkin talebinin reddi gerektiği yönünde görüş belirtilmiştir.

-Mahkememizin -------- Esas --------- Karar sayılı 13/01/2022 tarihli ilamı ile Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2.

Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, davaya bakmaya görevli mahkemenin ---------- İş Mahkemeleri olduğunun tespitine, HMK 20. Md. Uyarınca işbu kararın kesinleşmesi üzerine kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru yapılması halinde dosyanın görevli -------- İş Mahkemesi'ne gönderilmesine,

------- İş Mahkemesi'nin ------ Esas - -------- Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla, taraflarca mahkememiz kararına karşı istinaf yoluna gidilmemesi halinde dosyanın merci tayini için------- Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, ---------- sayılı 23/06/2025 tarihli ilamı ile Mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş, Mahkememizce dosyanın işbu esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, işcinin rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğünü ihlalden kaynaklanan sözleşmede yer alan ceza koşulu alacağı ve tazminat tahsili istemine ilişkindir.Dava konusu uyuşmazlık davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra başka bir şirkette aynı

pozisyonda işe başlamasının rekabet yasağı şartını ihlal edip etmediği , sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı, davalının davacı şirket nezdinde çalıştığı süre içerisinde iş yaptığı müşterilerle daha sonraki firmada çalıştığı dönemde iş yapmaya devam edip etmediği

noktasında toplanmaktadır.TBK m.444/I’e göre, “fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı,

sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten,

özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede

çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine

girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.

TBK m.444/2’ye göre, “rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye

müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme

imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir

zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir”. Şeklinde olup Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, bir iş

sözleşmesinin bulunması, işçinin fiil ehliyetine sahip olması, iş sahibinin menfaatinin

bulunması, yasağın sınırlı olması, sözleşmenin yazılı olması ve rekabet yasağının

zaman, yer ve konu bakımından sınırlandırılması gerekir. Tüm bu koşulların hepsinin

gerçekleşmiş olması şarttır ve bu koşullar emredici nitelikte olduklarından bu koşullardan

herhangi birisinin bulunmaması halinde sözleşme batıl olacaktır.

Mahkememiz dosyasına gelen davacı ------ ve ------- faaliyet

alanlarını gösterir ticaret sicil kayıtlarının çalışma konusu

boya ve kimyevi maddeler alım satımı, her cins kağıt mukavva plastik cam ve mika ambalaj

malzemesi, kırtasiye ve mühendislik malzemeleri, ressam tuvalleri, tuval malzemeleri, ahşap

doğrama, ev ve büro mobilyası orman ürünleri, kereste, sunta kaplama, mobilya aksesuarları

alım satım, ithalat ve ihracatını yapmak olarak belirtilmiştir. Dava dışı ---------- firmasının çalışma konusu

ise her türlü kırtasiye ürünleri, okul ve büro malzemeleri, kâğıt ve kâğıttan mamul

malzemelerin alım, satım, ithalat ve ihracatını yapmak olarak beliritlmiştir.

Davacı vekili davalının davacı şirketten ayrılmasının ve

--------- firmasında çalışmaya başlamasının ardından davacı şirket ile --------- firması

arasında sorun yaşandığını,--------- firmasının ------- hesabında --------- distribitörlüğünü

aldığını beyan edip daha sonra kaldırdığını, davacının distibitörlük yaptığı markanın

bilgilerini ve satış prensiplerini --------- ile paylaştığını, --------- ile -------- firmasının

anlaştığını ve davacının distribütörlük sözleşmesinin sona erdirildiğini ifade etmiştir

Dava dışı ------- --------- hesabında --------- distribitörlüğünü aldığına ilişkin duyurusunun

fotoğrafı ve --------- yetkilisi ile yapılan e-posta görüşmeleri dosyaya sunulmuştur.

Dava dosyasında -------- Asliye Ticaret Mahkemesinde dinlenen tanık --------, davacı şirket ile

ticari ilişkisinin olmadığını, -------- firması ile uzun yıllardır ticari ilişkilerinin bulunduğunu

(yaklaşık 20 yıldır), davalının rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadığını bilmediğini,

davacı şirket ile --------- firmasının aynı alanda faaliyet gösterdiklerini, davacı şirketin --------

tanınmadığını, ---------- firmasının ise ---------- tanınan bir firma olduğunu ifade etmiştir.

--------- Asliye Ticaret Mahkemesinde dinlenen tanık --------, --------- firması ile birkaç alışverişi olduğunu, davalıyı bu alıverişlerde tanımadığını, davacı yanlış ürünler gönderdiğini ve bazılarını geri almadığını, bu sebeple ilişkilerinin sona erdiğini, yıllar sonra

-------- ile olan ilişkisinde davalıyı tanıdığını ifade etmiştir.

Tanık ----------, davalı ile 4 yıl çalıştığını, davalının dayısının işyerinde

çalışmak için -------- ayrıldığını, davacı şirket gibi pazarlamalarda bulunduğunu, -------

firmasının davacı şirketin rakibi konumunda olduğunu, -------- bölgesinde alınan raporlara göre

azalma olduğunu, davalının müşteri bilgilerine sahip olduğunu, --------- ile ilişkileri

olduğunu, henüz davacının stant koymadığı bir zamanda davalının --------- geçmesinin

ardından üçkanın standının konulduğunu, ---------- markasının distribitörlüğünü davalının

--------- geçişinin ardından ---------- aldığını belyan etmiştir.

Tanık ---------, davalının ---------- firmasına geçtikten sonra ---------- bölgesindeki satışlarda

azalma olmadığını, davalının yerine başka birinin ----------- bölgesi temsilcisi olarak çalışmaya

başladığını, müşterilerle doğrudan ilişki kurduğundan müşteri bilgilerinin onda bulunduğunu,

--------- davalının ---------- firmasına geçmesinin ardından -------- yanı

sıra --------- da ürünlerini sattığını, başka kırtasiyelerde de benzer durumlar olduğunu,-------- distribitörlüğünü davalının --------- geçmesinden sonra kaybettiklerini, ancak

davalının --------- distribitörlük sözleşmesi bakımından bir etkisinin olup olmadığını

bilmediğini ifade etmiştir.

Tanık ----------, davalı ile davacı firmada birlikte satış temsilcisi olarak çalıştıklarını,

--------- rakip firma olduğunu, --------- marka ürünü --------- kendi yelpazesine

aldığını, -------- isimli markanın da --------- firmasının satış ürünleri arasına alındığını,

davalının önceki çalıştığı firmanın iskonto oranlarını bildiğini, --------- firmasında satış

portföyüne göre indirim ve anlaşmaları bu bilgiye göre yapmış olabileceğini ve bu şekilde

davacıyı zarara uğratmış olabileceğini, ------- ---------ürünlerinin bulunduğunu,

------- ---------- çalıştığı bölgelere girdiğini ifade etmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirdiğinde ;Somut olayda, 23/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren iş sözleşmesinin 7. maddesinde

yer alan rekabet yasağı başlıklı hükme göre “İşçi, işyerinden ayrıldıktan sonra ---------

ile çalışırken çalıştığı ilde, bir yıl süre ile işverenle aynı alanda iştigal eden ve/veya işyerinin

ticari rekabette bulunduğu bir kuruluşta çalışamaz. Aksi takdirde 10.000 TL tutarında

tazminat öder.” Bu hükümle taraflar, iş sözleşmesinin bir maddesinde rekabet yasağını

düzenlemiştir. Bu hükmün geçerliliği uyuşmazlık konusu teşkil etmektedir.

Davalının davacı şirkette 01/03/2012-04/03/2016

tarihleri arasında pazarlamacı olarak çalıştığı ve bu şirketten ayrıldıktan 6 gün sonra

(10/03/2016) -------- firmasında aynı pozisyonda (pazarlamacı olarak) işe başladığı tespit

edilmiştir. -------- Ticaret Odasından gelen yazıya göre davacı şirket ile --------

faaliyetlerinin benzer olduğu tespit edilmiştir.

Davacı vekili davalının çalıştığı pozisyonda yükselmesi sebebiyle davacı şirketin tüm ticari sırlarına vakıf

olduğunu, ---------- Bölgesi müşteri portföyünün tamamına ve tüm satış ve pazarlama politikası

bilgilerine hakim olduğunu ve bu sırları -------- firmasına pazarladığını, rekabet yasağı ile ilgili

değerlendirme yapılıp sır saklamayla ilgili bir hususun bulunmadığının ileri sürülmesinin

çelişkili olduğunu, ---------- bölgesinde satışların azaldığı, davalının davacı şirketin iskonto

oranlarını bildiği için --------- firmasına geçtiğinde satış pörtföyüne göre indirim ve anlaşmalar

yaptığının sabit olduğunu, dosyadaki belgelerin davalının sır saklama yükümlülüğünü ihlal

ettiğini gösterdiğini ileri sürmüş davalı vekili ise davalının iş sırlarına hakim olduğuna

ilişkin delil sunulamadığı, davacıya bu sırlarla zarar vermediği ve verme ihtimalinin

bulunmadığı, kelepçe sözleşmesi olduğu, dayatma yoluyla imzalandığı, beyan etmiştir.

Taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu, tanık beyanları içeriğine göre dava sonuçlandırılmıştır.

TBK'nın 446. maddesi uyarınca, rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverinin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Kanun koyucu, geçerli bir rekabet yasağı anlaşmasının sınırlarını kesin olarak çizmiş, gerekirse hâkimin müdahalesini de öngörmüş, bu şekilde yapılan rekabet yasağı anlaşmasını ihlal eden işçiyi de işverenin zararlarını tazmin yükümlülüğü altına almıştır.

Böyle bir durumda işveren, işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği olgusunun yanında, bu nedenle bir zararının da oluştuğunu kanıtlayarak tazminat talep edebilecektir. Görüldüğü üzere, işçi ve işverenin, TBK'nın 445. maddesindeki sınırlar içinde kalmak kaydıyla, rekabet yasağı anlaşması yapmalarına yasal bir engel yoktur. Zaten cezai şartın amacı da zararın tazminidir.

Ancak borçlu, cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının kapsamını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanı bulacaktır. Çünkü, ceza koşulu, borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminat olduğu

--------- ilamında da belirtilmiştir.Somut olayda, davalının müşterileri tanıyan ve müşterilere ilişkin bilgi sahibi olan

konumu sebebiyle müşterilere nüfuz etme imkânının olduğu, rekabet yasağı anlaşmasının geçerliliği için işçinin müşteri çevresini tanıması veya

sırlara vakıf olmasının yanında bu bilgilerin işçi tarafından kullanılmasının işvereni önemli bir

zarara uğratma ihtimali olmalıdır. Önemli bir zarar verebilme olasılığı ile işçinin öğrendiği

hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından

uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı

aşamaz şeklinde olup somut olayda, süre bakımından işyerinden ayrıldıktan sonra 1 yıl; yer bakımından

sonra ---------- ile çalışırken çalıştığı ilde, konu bakımından işverenle aynı alanda iştigal

eden ve/veya işyerinin ticari rekabette bulunduğu bir kuruluşta çalışması yasaklanmıştır. Bu

hükümde rekabet yasağının sınırları belirlenmiş olup bu hususlar bakımından sözleşmenin

geçerli olduğu,bu sınırlandırmalar sayesinde işçinin çalışma hakkı tamamen

ortadan kaldırılmadığı, rekabet yasağı sözleşmesinin Kanun’daki unsurları barındırdığı,

sınırlamalara uygun düzenlendiği, işçinin ekonomik açıdan zarar görmesine sebep olsa da

çalışma hakkını tamamen elinden almadığı ve ekonomik mahvına sebep olmayacağı tespit

edilmiştir. Dolayısıyla -------- verilerine göre davacı ------- bünyesinde

pazarlamacı olarak çalışan işçi, işten ayrıldığı 04/03/2016 tarihinden itibaren 6 gün sonra

10/03/2016 tarihinde rakip işletme olan -------- bünyesinde pazarlamacı olarak çalışmaya

başladığı anlaşılmış olup davalının davacı işverenden ayrıldıktan itibaren 1 sene içerisinde rakip firmada aynı

pozisyonda çalışmaya başladığından rekabet yasağı hükmüne aykırı hareket ettiği dosyaya sunulan deliler ile tespit edilmiş olup dava konusu rekabet yasağından kaynaklı 5.000,00 Tl cezai şart bedelinin temerrüt tarihi olan 12/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin tenkis nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davalının sır saklama yükümlülüğüne aykırılık bakımından taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 8.

maddesinde yer alan düzenlemeye göre “İşçi, çalıştığı iş

nedeniyle vakıf olduğu işyerinin ticari sırlarını çalıştığı sürece ve ayrıldıktan sonra hiçbir

zaman ve hiçbir nedenle 3. şahıslara açıklamama yükümlülüğündedir. Aksi takdirde 10.000

TL tutarında tazminat öder.” şeklindedir. İşçi sır saklama borcu kapsamında, yaptığı işten dolayı öğrendiği üretim faaliyetleri ve

işin gidişatı gibi iş ile ilgili bilgileri üçüncü kişilere açıklamamakla yükümlüdür. Mal ya da hizmetin üretildiği piyasada herkes tarafından bilinebilecek olgular sır

teşkil etmez. Sır saklama yükümlülüğünün ihlali için mutlaka sırrın rakip bir kişiye ya da firmaya

açıklanması gerekmez, iş sırları alanında borca aykırılık, sırrı öğrenen kişinin bunları kendi

yararına kullanması halinde de söz konusu olur. İşverenin sırları işletmenin ticari, teknik ya da personel yapısına ilişkin bilgiler olup

başkaları tarafından kolaylıkla öğrenilemezler. Somut olayda, işçinin iş sırlarını bildiğine

veya müşteri çevresini etkilediğine ilişkin ispat yükü işveren üzerindedir. Davalının davacı bünyesinde pazarlamacı olarak çalıştığı dönemde, davalının

distribütörlük anlaşmasına ilişkin sırları bilmesi beklenemez. Davacı işverenin, ürünlerinin

distribütörlüğünü yaptığı -------- firması ile ilişkisinin sona ermesi ve işçinin daha sonra çalışmaya

başladığı rakip firmanın bu şirketin distribütörlüğünü alması, pazarlamacının sebep olabileceği bir

sonuç olmadığı, davacının distribütörlük anlaşmasının sona erdiği dosyada sabit olmakla beraber,

bu sonuca davalının sırlarını ifşa ederek sebep olduğu ispat edilememiştir. HMK m. 190 hükmüne göre, ileri sürdüğü vakıanın hukuki

sonucundan kendi lehine hak çıkaran davacı, söz konusu vakıa bakımından ispat faaliyetini yerine

getiremediğinden dolayısıyla davalının sır saklama

yükümlülüğünü ihlal etmediğinden, cezai şart ödeme yükümlülüğü altında olmadığı kanaatine varılarak denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davacının sır saklama yükümlülüğüne dayalı tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1-a-Dava konusu rekabet yasağından kaynaklı 5.000,00 Tl cezai şart bedelinin temerrüt tarihi olan 12/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin tenkis nedeniyle reddine,

b-Dava konusu sır saklama yükümlülüğüne dayalı tazminat talebinin reddine,

2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 341,55 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 390,45 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesine göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı 1.400,00 Tl bilirkişi rapor gideri , 587,40 Tl posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam yargılama gideri olan 1.987,40 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 662,46 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı 1.000,00 Tl bilirkişi rapor gideri , 120,00 Tl tebligat gideri olmak üzere toplam yargılama gideri olan 1.120,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 746,66TL'sinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 29,20 TL ile mahsup edilen peşin harç 341,55 TL olmak üzere toplam 370,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi. 08/01/2026

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/597, K. 2026/18, 8 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2026/18
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 10/10/2016
  7. Karar Tarihi : 08/01/2026
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Deliller
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/597
Karar No
2026/18
Tarih
8 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/598 K.2025/1007
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/599 K.2026/28
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/599 K.2026/60
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/599 K.2026/24
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/599 K.2026/44
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/600 K.2026/46

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.