KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
- Esas no
- 2017/1093
- Karar no
- 2020/166
- Dava
- Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
- Dava tarihi
- 26/09/2017
Karar Metni
1.123 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan kooperatif üyeliğinin tespiti davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkiline, davalı kooperatifin 30/06/2002 tarihli genel kurulunda alınan karar ve ek sözleşmeler uyarınca ...
Blok zemin kattaki... ve... sayılı dükkanların satışının yapıldığını, bedellerinin 26/08/2002 tarihinde düzenlenen makbuzla nakden ödediğini, 2006 yılında da 8.000 TL elektrik, su ve tapu masrafları için ödeme yaptığını, davalının dükkan sahibi üyelerini kooperatif üyesi olmadıkları gerekçesiyle olağan genel kurul toplantılarına çağırmadığını, müvekkili katılmak istediğinde ise uzaklaştırıldığını, B Bloktaki iki dükkanının eğitim kurumu olarak kiralandığını,
06/11/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereği dükkan sahiplerinin 1.500 TL/m² ödemeleri karşılığında satışların yapılıp tapuların verileceğini ancak bu kararın çelişkili olduğunu, müvekkilinin bedeli bir defada nakden ödenerek satın alınan dükkanlardan elde edilen gelirlerin kooperatif binalarının yapımında elde edilen ilk nakit paralar oldukları unutularak hiç değerlendirmeye alınmadan dükkanların yeniden bedeli karşılığında öncelikle sahiplerine olmadığı takdirde ise üçüncü kişilere satılmalarının yolunun açıldığını, hakkın kötüye kullanıldığını, önceki yönetim kurulu üyelerinin İzmir ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile yargılanıp mahkum edildiklerini, kooperatif üyesi kabul edilmedikleri halde üyelerin kooperatife olan borçlarından dolayı haklarında icra takipleri başlatıldığını, bu takiplerin bile dükkan sahiplerinin de üye olarak kabul edildiklerini gösterdiğini, müvekkilinin adının işyeri sahipleri kooperatif üye ortak listesinde geçtiğini, müvekkiline gönderilen mektupların da kooperatif üyesi olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu beyanla müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine, davacının davalı kooperatife üyeliğinin tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ticari şirket olmadığını aynı şekilde davacının da tacir olmadığını, bu nedenle davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkil kooperatifin 1997 yılında toplam 64 üye ile konut yapı kooperatifi olarak kurulmuş olup işyeri imal yetkisi bulunmadığını, davacının dükkan alımına ilişkin işleminin davacının kooperatife üyeliği sonucunu doğurmayacağını, ayrıca davacının dükkan satışını veya ortak olmasını onaylayan veya bu hususun sunulduğu herhangi bir genel kurul ve bu kurulda alınmış herhangi bir kararın olmadığını,
2002 yılında kooperatifin arsası yada herhangi bir binası olmadığı gibi Kooperatifin satış yetkisinin de bulunmadığını, yine aynı dönemdeki görevli kooperatif üyelerinin bu konular ve başkaca olaylar nedeniyle zimmet suçlaması ile yargılandığını, İzmir...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... K sayılı kararı ile hüküm giydiklerini, davacının kooperatif ortak giderlerine katılmadığını, açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle.
1163 sayılı kooperatif kanunu madde 99 bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayıldığını, davanın kooperatif üyeliğinin tespiti ve ortaklığın tescili davası olduğunu, nispi harca tabi olmayıp maktu harcı tabi olduğundan maktu harcın yatırılarak davanın açıldığını, kasım 2016 tarihinde yapılan ve alınan genel kurul toplantı kararına göre müvekkiline zamanında peşin para ile satılmış olan dükkanın yeniden ve metrekaresi 1500,00TL den satılmasına karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olduğunu,
bu nedenle davalı kooperatifin imal yetkisi bulunmadığı yönündeki itirazının kabul edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle müvekkilinin kooperatif üyeliğinin tespitine ve teciline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı tarafça gösterilen tüm deliller toplanmış, tapu kayıtları, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden kooparetife ait belgeler ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden genel kurul evrakları getirtilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 12/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "delillerin nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, dosyaya ibraz edilen delillerin taraflar arasında kooperatifler Kanunu’nun 8.maddesi ile anasözleşmenin 11.maddesine uygun olarak ortaklık tesis edildiğinin kabulü için yeterli olduğu, davalı tarafın ileri sürdüğü gerekçelerin tesis edilen ortaklığın geçersiz sayılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Ortak olarak kendisine tahsis edilen dükkanı fiilen kullanmakta olan davacının genel kurul toplantılarına çağrılmamasına itiraz etmediği ve genel kurul toplantılarına katılmadığı anlaşılmaktadır. Buradan hareketle ortaklığın fiili olarak sona erdiği sunucunun çıkarılıp çıkarılamayacağının takdiri sayın mahkemenize aittir.
Dava dilekçesinde kooperatif ortaklığının tescili ve kabul germeyen kooperatif üyelik hakkının verilmesi de talep edilmiş ise de, Kooperatif Kanunu ve Anasözleşmede ortaklığın tescili şeklinde bir düzenleme bulunmamaktadır. Ortaklığın tespiti tüm ortaklık haklarının kullanılması için yeterli olduğundan ortaklık haklarının verilmesi ile ilgili tespit ve değerlendirme yapılmamıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişinin 30/09/2019 tarihli raporunda özetle, “taraf vekillerinin beyan ve itirazları 12/12/2018 tarihli raporumuzdaki tespit ve değerlendirmelerimizin sonuçlarını değiştirecek nitelikte değildir. Bu nedenle sözü edilen rapordaki davacı ... adına A Bloktaki ... nolu dükkanlar için sabit/peşin ödemeli ortaklık tesis edilmiştir şeklindeki görüşümüzün geçerliliğini korumaktadır” şeklinde görüş bildirilmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine ve tesciline ilişkindir.
Mahkememizin 09/05/2018 tarihli duruşmasında uyuşmazlığın niteliği ve 1163 sayılı yasa dikkate alınarak davalının görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı kooperatif tarafından inşa edilen blokların zemin katlarındaki dükkanlardan 2'si için ortak olduğunu iddia ederken, davalı taraf davacının kooperatif ortağı olmadığını, yaptıkları usulsüz işlemler nedeniyle hapis cezası alan eski yöneticilerin, davacıya usulsüz olarak 2 adet dükkan sattıklarını ancak satış işleminin geçersiz olduğunu savunmaktadır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, ek rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı kooperatifin 1998 yılında kurulduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği 147 bağımsız bölümün (120 konut, 27 dükkan) inşa edildiği anlaşılmaktadır. Kooperatifler Kanunu'nun 8. Maddesi ile Ana sözleşmenin 11. Maddesine göre kooperatif ortaklığı, ortak olmak isteyen kişinin yazılı başvuruda bulunması ve yönetim kurulunun kabulü ile gerçekleşmektedir.
Davacının ortaklık başvurusunda bulunduğu, yönetim kurulunun kabul ettiği, yönetim kurulu kararının 30/06/2002 tarihli genel kurul kararına dayandırıldığı ve yapılan işlemin ortaklık yoluyla dükkan tahsisi olduğu görülmektedir.
(16/08/2002 tarih ve... sayılı yönetim kurulu kararında, kooperatif yönetimi 30/06/2002 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 6. Maddede yer ayan genel kurul yetkisine dayanarak ...Blokta yer alan 15/B numaralı dükkana ...'yı, 15/C numaralı dükkana yine ...'yı...yapılan ek sözleşmelerle üyeliklerine karar verilmiştir). 30/06/2002 yılında yapılan genel kurulda alınan karar gereğince, dükkanlar ortaklık yoluyla tahsis edilmiştir.
Davacı her iki dükkan için belirlenen bedelleri peşin olarak ödemiştir. Davacı genel kurul toplantılarına çağrılmamış ve buna sessiz kalmış ise de, bu husus ortaklığın fiili olarak sona erdiği anlamına gelmeyeceğinden davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1093, K. 2020/166, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama