KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2020
- Esas no
- 2017/1268 Esas
- Karar no
- 2020/423
- Dava
- İtirazın İptali (Cari Hesap Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/10/2017
Karar Metni
1.172 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhinde açılan İtirazın İptali (Cari Hesap Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında mal alım satımı nedeniyle cari hesap ilişkisi olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcu bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, davacının davalıdan 14.856,26 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin haksız olarak takibe itiraz ettiğini, bu hususun ticari defterlerin incelenmesi ile de tespit edileceğini belirterek davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptaline ve devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının cari hesaba dayalı olarak müvekkili aleyhinde takip başlattığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin davacı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının bu takibe itiraz ettiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında bu takiple ilgili olarak itirazın iptali davasının görüldüğünü, bu davanın devam ettiğini, bu dava devam ettiği sırada davacı şirketin huzurdaki davayı ikame ettiğini, davalı şirkete borçlu olmadıklarını aksine alacaklı olduklarını belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası sureti, -Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 18/11/2019 tarihli yazısı ve eki, -Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, -İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası, -Bilirkişi ...'ın 14/06/2019 tarihli raporu, -Bilirkişi ...'un 18/02/2020 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında 14.856,26 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 07/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 07/08/2017 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, takibe konu asıl alacak yönünden borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği, icra takibine dayanak yapılan ticari ilişkinin cari hesaptan kaynaklandığı, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı,
mahkememizce dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, öncelikle davacının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, yapılan incelemede davacının uyuşmazlığa konu dönemde ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 14.857,41 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde ise davalının uyuşmazlığa konu dönemde ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu,
davalı tarafından 2014 yılında KDV dahil 24.840,35 TL bedelli dört yansıtma faturasının davacı adına düzenlendiği, ancak bu faturaların davacının ticari defterlerinde yer almadığı, ayrıca davacının defterlerinde kayıtlı 18/11/2014 ve 02/12/2014 tarihli toplam 1.396,81 TL bedelli faturaların da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bunların dışındaki hususlarda taraf defterlerinin uyumlu olduğunun tespit edildiği,
davalı tarafından 06/06/2015 tarihli 4 adet yansıtma faturasının davacıya tebliğ edildiği ve bu nedenle cari hesaptan kaynaklı olarak borçlu olunmadığı savunulmuş ise de davacının inkarı ve mahkememize sunulan kargo gönderisinin içeriğinin ve tebliğinin denetime elverişli olmaması karşısında davalının yansıtma faturalarının hesaplamada nazara alınamayacağı, ayrıca davalının defterlerinde kayıtlı olmayan ancak davacının defterlerinde kayıtlı 18/11/2014 ve 02/12/2014 tarihli toplam 1.396,81 TL bedelli faturaların da davalıya tebliğ edildiğinin ve bu faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanmadığı,
bu nedenle bu faturaların 14.857,41 TL'lik cari hesap bakiyesinden mahsubu gerektiği, böylece takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 13.460,60 TL alacaklı olduğu, davalının borç aslının 13.460,60 TL'lik kısmına yönelik itirazının açıklanan sebeplerle yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu,
hükme esas alınabileceği, uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1268, K. 2020/423, 18 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama