KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Esas no
- 2017/954
- Karar no
- 2018/223
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 18/08/2017
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle;Davalı/borçluya müvekkil/şirketin temin etmiş olduğu aydınlatma cihazları nedeniyle, 7 adet kur farkıyla beraber toplam 20.805,70-TL'lik fatura kesildiğini, davalı borçlunun tacir olması ve karşılıklı cari hesabın n bulunması sebebiyle 15.081,01-TL alacak tutarının mahsubuyla 5.724,69-TL'lik cari hesap bakiye borcu ve bu asıl alacağa işlemiş olan 744,92-TL takip öncesi faizi bulunduğunu, . davalı tacir...ın işbu cari hesap bakiye borcunu ödememesi nedeniyle işbu davanın konusunu oluşturan alacağın tahsili için,
Urla İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı/borçlu 06.10.2016 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini, dilekçesinde, "müvekkili ile alacaklı arasında herhangi bir akdi ilişki yoktur" anlatımlarıyla itirazda bulunduğunu, borçlu tacir şahıs müvekkil şirketten almış olduğu aydınlatma cihazları bedeli olan fatura bedellerinin karşı tarafın alacağına mahsup edilmesiyle birlikte ortaya çıkan cari hesap bakiye borcunu kesinlikle ödemediğinden davanın kabulüne, davalı şirketin Urla İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasına yaptığı 5.724,61 TL'lik itirazın iptaline ve takibin devamına,
kötü niyetli davalının aleyhine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın 5.724,69 TL cari hesaba, 744,92 TL işlemiş faize ve faturalara itirazları nedeni asıl alacak olan 5.724,69 TL için işbu davayı ikame ettiğini, davanon hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte; davacı tarafın 27.09.2017 tarihli icra takibi ile 5.724,69 TL alacak miktarı nedeni ile davasını ikame ettiğini, davacı taraf ile müvekkili arasındaki maillerde.
04.07.2014 tarihinde davacı tarafça müvekkilimin 942,01 Euro olarak bakiye borcu kaldığının bildirildiği, davacı tarafın ilk olarak 03.04.2015 tarihinde Karşıyaka ...
İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyası ile 13.02.2014 tarihinde cari hesabının 5.724,69 TL olduğunu belirterek takip başlattığını, takibe vaki yetki ve borca itirazları nedeni ile takip dosyası yetkili Urla İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiş ve ... sayılı takip numarasını aldığını, asla alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte: davacı tarafça ürünlerin eksik;
yanlış ve geç teslim edilmesinden dolayı gecikmeler yaşandığından müvekkilinin mağdur olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, davacı ile aralarında cari hesap sözleşmesi ve vade farkı kesileceğini ilişkin bir satım sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin tüketici sıfatına haiz olduğunu aleyhine emredici hukuk kurallarına aykırı işlem yapılamayacağını, müvekkiline tebliğ edilmiş herhangi bir fatura ve bu faturalara ilişkin teslim edilmiş ürünler bulunmadığını,
faturaların tebliğ ve ürünlerin teslim edildiğine ilişkin ispat külfeti davacı tarafta olduğundan davacının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı davasının reddine karar verilmesi ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; İcra takibine konu malların tamamının davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise bedelinin ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK.67.maddesi gereği iptali istemine ilişkindir.
Davalının esnaf kaydının olmadığı Urla Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 02.01.2018 tarihli müzekkeresinden anlaşılmıştır.
Davalının... Dizayn .. Ltd.Şti'nin yetkilisi ve hissedarı olduğu, İzmir ticaret Sicil Müdürlüğünün 29.12.2017 tarihli cevabi müzekkeresinden anlaşılmıştır.
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevapta, davalının ticari faaliyetinin bulunmadığı bildirilmiştir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da tüketiciyi ; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemini ise , mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta , vekalet, b28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da tüketiciyi ;
ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemini ise , mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta , vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak, tanımladığı görülmüştür.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. ( 6502 sayılı yasa m.73 )
Görüldüğü üzere, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyle mesleki veya ticari amaçla hareket etmeyen ( tüketici ) kişi arasında " satım " sözleşmesi ve buna dayalı hukuki işlem tüketici işlemi niteliğindedir. Dolayısıyla 6502 sayılı kanunun 3/k -1, 4/3, 73/1 ve 83/1 maddeleri uyarınca tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevi mahkememize ait olmayıp tüketici mahkemelerine aittir.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde ( b-c-d-e-f ) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.
Davacının delil olarak sunmuş olduğu faturaların davalı adına kesildiği, davalının tacir ve esnaf olmadığı, dolayısıyla tüketici olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre, Tüketici Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir.
Bu açıklamalara göre ; somut olayda davalının tacir olmadığı, sadece davacı tarafın tacir olması, uyuşmazlığı ticari bir iş saysa dahi, ticari bir dava niteliğine getirmeyeceği, uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın ; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, davalının tüketici olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir.
Hal böyle olunca, davacının davasına bakma görevi özel mahkeme olan İzmir Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · E imza Hakim ... · eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/954, K. 2018/223, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama