KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Esas no
- 2018/1402 Esas
- Karar no
- 2020/257
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/11/2018
Karar Metni
1.636 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle ; Müvekkili davacı şirketin 6 adet taşıma faturasından kaynaklanan alacağını tahsil etmek üzere davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğüne vaki dosyasına ilamsız takip başlattığını, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle söz konusu icra takibinin durduğunu, müvekkili davacı şirketin davalıya verdiği taşıma hizmeti ve bu hizmetten ötürü alacaklı olduğunu, ticari defter ve kayıtları delilleri ile ortaya koyacaklarını, ayrıca davalının e-faturalara itiraz etmediğini, bu nedenle davalı borçlunun İzmir 14 İcra Müdürlüğü'ne vaki dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesini, yargılama ücreti ve vekaletin davalı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle. Müvekkiline karşı İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkilinin haksız takibe yasal süresinde itiraz ettiğini, sonrasında davacı tarafından itirazın iptali davası açılmış olduğunu, açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili ile davacı arasında dosyaya sunulan herhangi bir taşıma veye nakliye sözleşmesi bulunmadığını, davacının bu iddialarına ilişkin herhangi bir sözleşmeyi dava dosyasına sunmadığını, davacının iddia ettiği faturaların müvekkile tebliğ edilmediğini, müvekkiline 3 adet faturanın tebliğ edilmiş olduğunu ve bu faturaların da ödenmiş olduğunu,
davacının faturaların tebliğ edildiği ve müvekkilin de bu faturalara itiraz etmediği yönündeki iddiasının asılsız olduğunu, müvekkilinin e-fatura sistemini kullanmadığını, dolayısıyla faturalarını fiziki olarak aldığını, tebliğ aldığı faturaların doğruluğunu kontrol ettikten sonra da defterlerine işlediğini, müvekkilin 1. Sınıf bilanço usulüne tabi mükelleflerden olduğunu, E-arşiv ve E-fatura kullanıcısı ve mükellefi olmadığına ilişkin evrakı mahkemeye sunduğunu, yasal olarak tebliğ edilmeyip defterlerine işlenmeyen faturalarla alacak takibi başlatılmasının hukuka uygun olmadığını,
müvekkilin ticari defterleri incelendiğinde bu hususun ispatlanacağını, davacı şirketin alacağın ispatı için mahkemeye yeterli delil sunmadığını, faturaların fiziki tebliğ etmediği gibi müvekkilin defterlerine bu faturalar işlenmediğini, bu sebeplerle icra takibine konu alacakla ilgili müvekkilinin davacı alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını, itirazının haklı olduğunu, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı davacının mesnetsiz davasının reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyası getirtilmiş olup, incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 01.06.2018 tarihinde toplam 12.031,11 TL asıl alacak üzerinden 6 adet faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davalı tarafa ait defterlerle ilgili olarak talimatla alınan ve mali müşavir bilirkişi...arafından düzenlenen 20.03.2019 tarihli raporda takip ve davaya konu faturaların davalıya ait defterlerde kaydına rastlanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mali müşavir... tarafından düzenlenen raporda ise sonuç olarak davacı şirketin ticari defterlerinin mevzuata uygun olarak düzenlendiği, dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının aldığı hizmetlere ilişkin olarak 2 adet ödeme yapıldığı, ödemelerin hangi nakliye hizmetlerine ilişkin olduğunu banka dekontu ve hesap ekstresinde açıklandığı müştereken düşünüldüğünde davalının davacıya takip tarihi itibarıyla yapılan ödemelerin mahsubundan sonra toplam 8.161,11 TL borçlu olduğu sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
4-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 03.12.2019 tarihli celsenin 1 nolu bendi gereğince davacı vekiline karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış olup, davalı tarafça teklif edilen yemin doğrultusunda yeminin eda edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL
Dava; İİK 67 . Maddesi gereğince açılmış İtirazın İptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle taraflar arasındaki ticari ilişki sırasında davacı tarafça davalıya verildiği iddia olunan davaya konu 6 adet faturadan dolayı takip ve davaya konu bakiye alacağın ödenmediği iddiasıyla tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle davalının davacıdan takip ve davaya konu fatura muhteviyatı taşıma hizmetini almadığı, ilgili faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf takip ve davaya konu 6 adet fatura muhteviyatı taşıma hizmetinin davacı tarafça davalıya verilip verilmediği, işbu faturalardan dolayı davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında her iki tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimatla alınan bilirkişi raporunda takip ve davaya konu faturaların davalıya ait defterlerde kayıtlı olmadığı bildirilmiştir.
Davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda ise davacı defterlerinin usulüne uygun olarak düzenlendiği, takip ve davaya konu 30.04.2017 tarih 2.301,00 TL , 12.10.2016 tarih 1.600,00 TL , 10.09.2016 tarih 1.770,00 TL , 30.09.2016 tarih 2.000,01 TL , 28.06.2017 tarih 2.000,10 TL ve 10.04.2017 tarih 2.360,00 TL bedelli 6 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça 05.10.2016 tarihinde Türkiye...
Bankası A.Ş Rize/Çarşı şubesi aracılığıyla davacı hesabına 1.870,00 TL ödeme yapıldığı, işbu ödemeye ilişkin hesap ekstresinin incelenmesinden ''... Rize -Adana nak. dedeli ...) açıklaması dikkate alındığında Rize- Adana nakliye bedeline ilişkin olarak düzenlenen 30.09.2016 tarih 2.000,01 TL'lik faturanın kısmi ödemesine ait olduğu kanaati oluştuğu, yine davalı tarafça 20/06/2017 tarihinde Türkiye...
Bankası A.Ş aracılığıyla davacı hesabına 2.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeye ilişkin dekontun incelenmesinden ''... hesaba aktarılan nak. bedeli...nolu fatura'' şeklinde olduğu, bu nedenle 10.04.2017 tarihindeki Trabzon-İzmir nakliye faturasının son 3 hanesinin ... olması nedeniyle bu ödemenin 10.04.2017 tarihli 2.360,00 TL'lik faturaya ilişkin olduğu kanaatine varıldığı, başkaca bir ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama , toplanan deliller, her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporların ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde takip ve davaya konu 6 adet faturanın tamamının davacı tarafa ait defterlerde aynen kayıtlı olduğu, ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılan 6 adet fatura dışında davalı tarafça davacıya 05.10.2016 tarihinde Türkiye...Bankası A.Ş Rize/Çarşı Şubesi aracılığıyla 1.870,00 TL ödeme yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere işbu ödemenin banka dekontu üzerine düşülen nota göre 30.09.2016 tarih 2.000,01 TL'lik faturaya ilişkin olduğu, yine davalı tarafça 20.06.2017 tarihinde Türkiye...
A.Ş aracılığıyla 2.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı, bu ödemeye ilişkin banka dekontuna düşülen nota göre işbu ödemeninde 10.04.2017 tarihli ve 2.360,00 TL bedelli faturaya ilişkin olduğu, davacı defterlerinde kayıtlı diğer faturalara ilişkin ise herhangi bir ödemenin bulunmadığı kabul edilmiştir.
Alınan raporların birlikte değerlendirilmesi neticesinde davaya konu 6 adet faturadan 30.09.2016 tarih 2.000,01 TL'lik ve 10.04.2017 tarihli 2.360,00 TL'lik faturala ilişkin olarak her ne kadar davalı defterlerinde kayıtlı bulunmasa da davalı tarafça banka yoluyla kısmi ödeme yapılmış olması nedeniyle bu iki faturaya konu taşıma hizmetinin davacı tarafça davalıya verildiği kabul edilmiş olup, 30.09.2016 tarih ve 2.000,01 TL'lik faturaya istinaden yapılan 1.870,00 TL'lik ödemenin mahsubuyla bu faturadan dolayı davacının davalıdan 130,01 TL bakiye alacağının kaldığı,
yine 10.04.2017 tarih 2.360,00 TL'lik faturaya ilişkin olarak yapıldığı kabul edilen 2.000,00 TL'lik ödemenin mahsubu sonucu bu faturaya ilişkin olarakta bakiye 360,00 TL davacı alacağının kaldığı kabul edilerek sonuç olarak her iki faturadan dolayı (130,01 TL + 360,00 TL=) 490,01 TL davacının bakiye alacağının kaldığı kabul edilerek bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verme gereği doğmuştur.
Yukarıda belirtilen 2 adet fatura dışındaki takip ve davaya konu diğer 4 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması ve dosya kapsamı belgelerle bu faturalara konu hizmetin davacı tarafça davalıya verildiği hususunun kanıtlanamadığı düşünülmekle davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından mahkememizce yapılan yargılama sırasında 03.12.2019 tarihli celsede davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış olup,
davacı tarafça teklif edilen yemin doğrultusunda davalı asil tarafından talimat mahkemesince yemin eda edilmiş olmakla bu faturalar muhteviyatı taşıma hizmetinin davacı tarafça davalıya verildiğinin kanıtlanamadığı düşünülmüş olmakla hizmetin verildiği kabul edilen 2 adet fatura bakiyesi 490,01 TL dışında kalan davacı istemin yerinde olmadığı düşünülmekle sonuç olarak davanın kısmen kabulüne; davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle 490,01 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, davaya konu alacak likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasın 30/06/2020 tarihli celse de kısa kararda '' Kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine'' şeklinde yazılmış ise de bu cümle içerisindeki ''davacıdan'' ibaresi maddi hata sonucu sehven yazılmış olup, ''davalıdan'' şeklinde düzeltilmiş, yine ''davalıya'' ibaresi maddi hata sonucu sehven yazılmış olup ''davacıya'' şeklinde düzeltilerek sonuç olarak '' kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine'' şeklinde düzeltilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle 490,01 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Kabul edilen kısım üzerinden 98,00 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 54,40 TL nispi karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememiz veznesine yatırılan toplam 145,31 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 90,91 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından başlangıçta mahkememiz veznesine yatırılan toplam 186,41TL harç ile, tebligat , posta ve müzekkere gideri toplamı 210.88 TL ve bilirkişi ücreti 800,00 TL olmak üzere toplam 1.010,88 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 40,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 hesaplanan 490,01 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 hesaplanan 490,01 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/06/2020
Katip ... Hakim ...
E İMZA E İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1402, K. 2020/257, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama