KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2021
- Esas no
- 2019/429 Esas
- Karar no
- 2021/772
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/08/2019
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...,...,...,..., ...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlı kişilerin iş sözleşmelerinin sona ermesi üzerine işçilik alacaklarının İdare tarafından ödendiğini, davalı ile İdare arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi hükümleri gereği işçilere yapılan ödemelerden davalı Şirketin dönemi itibariyle sorumlu olduğunu, Arabuluculuk görüşmelerine idarenin katıldığını ancak davalı Şirketin katılmadığını, işçilere yapılan toplam 66.868,16 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
DAVA
Dava hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-Davacı idare tarafından sunulan belgeler, -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 14/10/2019 tarihli yazısı, -Ardahan Ticaret Sicil Müdürlüğünün 06/01/2020 ve 03/06/2021 tarihli yazısı, -Bilirkişi Nurcan Karaağaç'ın 16/03/2021 havale tarihli raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının, dava dışı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlı kişilerin iş sözleşmelerinin sona ermesi üzerine işçilik alacaklarının idare tarafından ödendiğini, davalı ile idare arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi hükümleri gereği işçilere yapılan ödemelerden davalı şirketin dönemi itibariyle sorumlu olduğunu belirterek yapılan ödemenin rücuen tahsili taleple eldeki davayı ikame etmiştir.
Taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sunulan hizmet alım sözleşmesi değerlendirildiğinde, davacı idare ile davalı arasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, dava dışı üçüncü kişi olan işçilerin bu sözleşmeler uyarınca davalı alt işveren işçisi olarak değişik sürelerde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında yapılan sözleşme ve şartnamelerde yüklenici olan alt işverenler tarafından çalıştırılacak olan işçilerin işten ayrılmaları halinde bunlara ödenecek olan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretleri gibi işçilik alacaklarının üst işveren mi yoksa alt işveren mi tarafından ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir.
Konuyu düzenleyen 4857 sayılı İş Kanununun 2/7. maddesinde bu konulardaki sorumluluk hususunda idarenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu hükmü düzenlenmiştir. Ancak bu düzenleme dava dışı işçilerin ücret ve diğer hakları yönünden bu haklarının korunmasına yönelik bir düzenleme olup alt işveren ile üst işveren arasındaki rücuen taleplere yönelik bir düzenleme olmadığı açıktır.
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde davalı taraf hizmet veren sıfatında olup sözleşme gereğince davacıya temizlik hizmetini ifa etmekle yükümlüdürler. Aynı zamanda dava dışı işçiler gibi diğer işçilerin hizmet veren sıfatındaki davalı şirket tarafından çalıştırılarak bu hizmetin verildiği açıktır. Dava konusu bedeller yönünden sözleşmede ayrıntılı bir düzenleme bulunmamaktadır.
Aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, davalı şirket tarafından çalıştırılan dava dışı üçüncü kişi konumundaki işçilerin tüm işçilik ücretinden doğan alacaklardan davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Zira yapılan sözleşme uyarınca davacı tarafça davalı şirkete ödenmesi gereken ihale bedeli belirlenmiş olup, davalı tarafından çalıştırılan işçiler yönünden ayrıca hizmet alan ve hizmet sözleşmesi bedelini ödeyen davacı idarenin aksine bir sözleşme olmadığına göre sorumlu tutulması mümkün bulunmamaktadır.
Bu bakımdan davacı tarafça ödenmek durumunda kalınan ve ihtilaf konusu bulunmayan rücu bedelleri üzerinden herhangi bir indirim yapılmadan davalı şirketin sorumlu olduğu dönemler üzerinden hesaplama yapan dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli raporunda belirlenen bedeller üzerinden davanın kabulü gerektiği, davacı tarafından her ne kadar yapılan ödeme tarihleri itibariyle faiz talep edilmiş ise de, davalının dava ile temerrüde düştüğü bu nedenle faiz talebinin dava tarihi itibariyle hüküm altına alınması gerektiği,
taraflar arasındaki işin ticari nitelikle olması nedeniyle davacının avans faizi talep edebileceği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
.../...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/429, K. 2021/772, 29 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama