KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/531 Esas
- Karar no
- 2021/154
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/11/2019
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya ait firmadan cari hesaptan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, davalının söz konusu borcunu ödemediğini, malların davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile takip başlattığını, borçlunun takibe itiraz ettiği, takibin durduğunu belirterek davalı borçlu hakkında menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz konulması ile itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirket ile ticari bir ilişki içinde olduğunu, müvekkilinin bu hesaba mahsuben ödemeler yaptığını, ancak karşı tarafça bu ödemelerin hiç yapılmamış gibi icra takibi yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amaçlı yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali davasıdır.
DELİLLER
-İzmir...İcra Dairesinin... sayılı takip dosyası, -Fatura ve Sevk irsaliyeleri, -İzmir Vergi Dairesinin 28/11/2019 ve 03/12/2019 tarihli yazıları ve eki, -Bilirkişi ...'in 02/09/2020 tarihli bilirkişi raporu, -Bilirkişi ...'un 02/12/2020 tarihli raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir ...
İcra Dairesinin... sayılı dosyasında cari hesaptan kaynaklanan alacağa istinaden 77.991,70 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 30/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 04/10/2019 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği, mahkememizce dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği,
öncelikle davalının defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelendiği, 02/09/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının davacıya... havalesi ile 28/08/2018 tarihinde 20.000 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin 2018 yılı döneminde davacı ve davalının yasal kayıtlarında görülmediği, davalı tarafın 01/01/2019 tarihinde bu ödemeyi kayıtlarına intikal ettirdiği, davalının defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 57.991,70 TL borçlu olduğu,
mahkememizce davacı defter ve kayıtlarına ilişkin yapılan incelemede ise, davacının uyuşmazlığa konu dönemde ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 77.991,70 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafından davacıya 28/08/2018 tarihinde gönderilen 20.000 TL'lik EFT'nin 01/01/2020 tarihinde davacı kayıtlarına alındığı, 01/01/2020 tarihinde davacının davalı taraftan 57.991,70 TL tutarında alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,
her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 77.991,70 TL alacaklı göründüğü, bu konuda bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 28/08/2018 tarihinde davalı tarafından davacıya yapılan 20.000 TL lik ödemenin taraflarca yasal süresi içerisinde defterlere işlenmemiş olması ve 01/01/2019 tarihinde davalı defterine, 01/01/2020 tarihinde ise davacı defterine kayıt edilmiş olmasından kaynaklandığı, her ne kadar davacı 28/08/2018 tarihli ödemenin davalının grup şirketi olan ...
Teleferikten kalan borç ödemesi olduğunu ileri sürmüş ise de, davacının iddiasının aksine bu ödemenin muhasebe kayıtlarında davalıya ilişkin hesapta yer aldığı ve davalı tarafından yapılan ödeme olarak kayıtlara alındığı, bu sebeple bu ödeme dikkate alınarak takip tarihi itibariyle davalının borçlu olduğu miktarın belirlenmesi gerektiği, böylece takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 57.991,70 TL alacaklı olduğu, dosya kapsamına göre davacının iddiasını ve alacağının varlığını kısmen ispat ettiği, davalının takibe itirazının kısmen yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu,
mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarının likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği ve davacının kötü niyetli hareket ettiği ispatlanmadığından tarafların icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/531, K. 2021/154, 12 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama