KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/451 Esas
- Karar no
- 2021/585
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/09/2020
Karar Metni
977 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında gerçek kişi tacir şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı, davalıya iki adet kredi kullandırıldığını geri ödeme planına davalı tarafça uyulmadığı ve ödemelerin yapılmadığını, ödemelerin yapılmaması üzerine 18/11/2019 tarihli ihtarname keşide edilerek gönderildiğini, verilen sürede borcun ödenmediğini, borçlu hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı borçlunun tahsili geciktirmek amacıyla takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama aşamalarındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, ticari kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-T. ... Bankası A. Ş'nin 19/10/2020 tarihli yazısı ekindeki kredi kartı sözleşmesi, kredi kartı ekstreleri, alma haberi, ihbarname, ihtarname, -Bilirkişi ...'nin 01/04/2021 tarihli raporu, -İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası sureti.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı bankanın ticari kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden davalı aleyhinde İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 24/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 27/12/2019 tarihinde yasal süresi içerisinde borç ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının yasal süresi içerisinde işbu davayı ikame ettiği, mahkememizce davaya konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak bankacı bilirkişiden rapor tanziminin talep edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, davacı banka ile davalı arasında 06/06/2018 tarihinde gerçek kişi tacir şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı,
davalıya iki ayrı tacir kredi kartı tahsis edildiği, davalı tarafından kredi kartı ekstrelerinin 2019 yılı Ağustos ayından itibaren ödenmediği, sözleşme uyarınca söz konusu dönemde uygulanan akdi faiz oranının %19,20, temerrüt faiz oranının ise %24 olduğu, davacı banka tarafından hesabın kat edildiği, davalıya 18/11/2019 tarihinde ihtarname gönderildiği ve davalının temerrüde düşürüldüğü, davalının 5.870,28 TL asıl alacak, 675,00 TL işlemiş faiz, 5,39 TL BSMV olmak üzere toplam 6.550,67 TL borcu bulunduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %24 oranında temerrüt faizi uygulanabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,
taraflar arasındaki sözleşme ile takibe konu alacağın niteliğine göre davalının rapora yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davalının takibe itirazında kısmen haksız olduğu, takibe konu alacak miktarının likit olduğu, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/451, K. 2021/585, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama