KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Temmuz 2022
- Esas no
- 2020/503
- Karar no
- 2022/640
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/09/2020
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin 24.468,37 TL alacağının sağlanması amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğünün .../...
E. Sayılı dosyası ile davalı borçlu şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, Ancak davalı borçlunun yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davalı borçlunun işbu icra dosyasına haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkil şirket ile davalı arasında cari hesaptan kaynaklanan alacak bulunduğunu, İşbu sebeple müvekkil şirket tarafından sağlanan hizmetten kaynaklanan 24.468,37 TL bakiye alacak kaldığını, bu hususların müvekkili davacı şirket defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, cari hesap dökümü ekte olduğunu,
konuya ilişkin olarak zorunlu dava şartı olan arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, ancak bu sürecin olumsuz sonuçlandığını, Müvekkil şirket söz konusu alacağını tahsil edemediğini, alacağın tahsili zımnında icra takibine başlanmışsa da, davalı/ borçlunun kötü niyetli haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenle davalı/ borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi için Sayın mahkemeye başvurmak zarureti doğduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının beyan ve iddialarının gerçeği yansıtmadığı, Davacının iddia etmiş olduğu gibi cari hesap gereği davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığı, davacının, taleplerinin dayanağını teşkil eden evrakların dosyaya sunulması ve tarafımıza tebliğ edilmesi durumunda tüm itiraz hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi incelemesi yapıldığında, davacının davalı şirketten herhangi bir alacağının olmadığının anlaşılacağı, davacının % 20 kötü niyet tazminatı talebinde bulunması usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı şirketin icra takibi açılmasına sebebiyet vermediği, davacı yanın herhangi bir zarara uğramadığı, davacının alacağı likit olmadığı,
bu nedenlerle davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davacı, müvekkil şirketten herhangi bir alacağı olmadığı halde icra takibi ile bu bedeli kendilerinden talep ettiği, davacının davalı şirketten herhangi bir alacağı olmadığı halde icra takibine girişmesinin haksız ve kötü niyet taşıdığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteğine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili yargılama aşamasında 27/07/2022 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Davalı vekili 27/07/2022 tarihli dilekçesiyle; Davacının yapmış olduğu feragate bir diyeceği olmadığını, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi talebinin olmadığını beyan etmiştir.
Çekişmeli yargıda kural olarak, “Tasarruf İlkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi de davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ila 312. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir.
HMK’nın “Feragat ve Kabulün Şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır(11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı). Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ile dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde. Davanın İzmir .... İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı icra dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, dava konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebileceği, davacı vekilinin mahkememizce onaylanan 27/07/2022 tarihli dilekçesiyle feragat beyanında bulunduğu, davalı vekilinin 27/07/2022 tarihli dilekçesi ile davacının feragat beyanına bir diyeceği olmadığı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığı, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu,
davadan feragat beyanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/503, K. 2022/640, 28 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama