KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2023
- Esas no
- 2021/170
- Karar no
- 2023/326
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/03/2021
- Karar tarihi
- 04/05/2023
Karar Metni
3.336 kelime·17 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği 05/03/2021 tarihli dava dilekçesinde; davacı... Yol Asfalt San. Tic.
Ltd.Şti.'nin yetkilisi...'un 28.12.2015 tarihinde dava dışı ...ndan şirketi devraldığını, devir sonrasında davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabından, internet bankacılığı aracılığıyla şirketin önceki yetkilisi olan ...na ait cep telefonu kullanılarak eşi... tarafından 23.05.2016 tarihinden başlamak üzere muhtelif zamanlarda belli miktarlarda para aktarıldığını, davacı şirket yetkilisinin bilgisi dışında ve rızası hilafına gerçekleştirilen bu işlemlerin 20.07.2018 tarihinde şirket yetkilisi... tarafından fark edildiğini,
şirketin önceki yetkilisi ... ile eşi... tarafından davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabına ait mobil bankacılık bilgilerinin haksız ve hukuka aykırı olarak sahte imza ile değiştirilerek, hesaptan muhtelif tarihlerde para çekildiğini, şirkete ait banka hesabındaki internet bankacılığı yolu ile para transferleri ayrıntılı incelendiğinde anılı işlemlere konu bütün para transferlerinin şüpheli ...nun cep numarasına gelen şifre ile gerçekleştirildiği ve transfere konu paranın tümümün diğer şüpheli...'nun hesabına aktarıldığının tespit edildiğini,
sonrasında davacı şirkete ait hesapla ilgili mobil bankacılık işlemlerine ait sözleşmeler üzerinde davacı tarafça haricen imza ve yazı incelemesi yaptırıldığını, imzaların davacı şirket yetkilisi...'a ait olmadığının tespit edildiğini, ... ile eşi... ' nun davacı şirkete ait banka hesaplarından elde ettikleri para ile maliki oldukları tapuda Muğla ili,...
Parsel, Bağımsız Bölüm ...' de kayıtlı olan... adına kayıtlı taşınmazın kredi borcunu kapattıkları ve ...na ait...Mühendislik İnş.
San.Tic.Ltd.Şti'ne ait taşınır ve taşınmaz malları satın aldıklarını, haksız fiile konu para transferinin başlangıç tarihinın 23.05.2016 olduğunu, bu tarihten sonra dava dışı ... ile...'nun, üzerlerine kayıtlı gayrimenkullerin hepsini akrabalarının üzerine geçirdiğini, tüm bu para transferlerinin, yapıldığı tarih itibariyle davacı şirket yetkilisi olan...'un bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu, davacı şirketin hesabından para çeken kişi/lerin davalı bankaya giderek davacı şirkete ait banka hesapları ile ilgili sözleşmelerde sahte imza ile değişiklik yaparak bu eylemi gerçekleştirdiklerini, davalı bankanın,
gerekli incelemeleri yapmayarak ve özen sorumluluğunu yerine getirmeyerek davacı şirketi zarara uğrattığını, yerleşik içtihatlar gereğince de güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankaların objektif özen yükümlülüklerini yerine getirmemelerinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, davalı bankanın davacı şirketin zararını tazmin etmeye mecbur olduğunu belirtmiş , davanın kabulü ile şimdilik 550.000,00.-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, davacı şirkete ait banka hesabından farklı tarihlerde çekilen paralara çekildiği tarihlerden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 26/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacı yanın davayı açmadan önce 19.09.2018 tarihinde Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı ' na ... E. sayılı dosya ile suç duyurusunda bulunduğunu, "Takipsizlik Kararı" verildiği ve kesinleştiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın dava dilekçesinde davacı şirketi 28.12.2015 tarihinde dava dışı ...ndan devraldığı,
20.07.2018 tarihinde ise usulsüz işlemlerin fark edildiğini ifade ettiğini,...’un 28.03.2018 tarihinde yeni numara ve şifre tanımlaması yapmış olması karşısında en geç bu tarihte usulsüz işlemleri öğrenmiş olması gerektiğini, davanın haksız fiilin ya da failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılması gerekirken açılmadığından esasa girilmeden reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, davada davalının taraf sıfatının olmadığını, davacı yanın, dava dilekçesinde dolandırıldığını iddia ettiğini, bu durumda hesabında usulsüz işlemleri yapan kimse davayı bu kişilere açması gerektiğini,
davanın esasa girilmeden husumet yönünden reddine karar verilmesinin talep edildiğini, dava dilekçesinde davaya konu ödemelerin ... tarafından şifre kullanılarak...'na yapılmış olduğu iddia edildiğine göre davacının bir zararı oluşmuşsa bu zarardan bizzat sorumlu olan,... ve ... na davanın ihbarının gerektiğini, davacı şirketin süreçte kusuru olduğuna inandığı bankaya karşı davayı açmasının 05.03.2021 tarihini yani şirket devrinden 6 yıl, usulsüz para transferinden 5 yıl, bunu farkedebilmesinden ise 3 yıl sonrayı bulduğunu ,davacı adına 23.06.2014 tarihinde Muğla Şubesi’nde hesap açıldığını, 19.03.2013 – 28.12.2015 tarihleri arasında ...,
29.12.2015 tarihinden bu yana ise...' un davacının tek ortağı ve münferit temsilcisi olduğunu, davacının iştigal alanının şehiriçi/şehirlerarası yolların asfaltlanması ve inşaat yapımı olduğunu ,davacının davalı bankadaki son hesap hareketinin 23.12.2017 tarihinde olduğunu, davacı yanın, dava dilekçesinde bilgisi haricinde hesaptan yapılan çekimlerin dikkat çekmeyecek meblağlarda olduğunu belirttiğini , bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının banka nezdindeki hesaplarından 23.05.2016 – 09.06.2017 tarihleri arasında, kurumsal internet şubesi kanalıyla,...’nun davalı banka ve diğer banka hesaplarına,
havale ve komisyon masrafları dahil, 159 adette toplamda 1.446.212,00 TL’lik havale ve 3 adette toplamda 8.720,00 TL EFT olmak üzere 162 adette toplamda 1.457.932,00 TL’lik para transferi yapıldığını, aynı tarih aralığında davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan...’un eşi ...’un hesaplarına...’nun davalı banka hesabından 13 adette 108.250,00 TL’lik EFT yapıldığını, davacının hesabından yapılan ve bilgisi dahilinde olmadığını iddia ettiği para hareketlerinden havale olanlar incelendiğinde...’nun hesabına transfer edilen tutarların, aynı gün veyahut takip eden günlerde,
31 adette 541.640,00 TL’lik kısmının ...’nun davalı banka nezdindeki hesabına, 27 adette 163.759,00 TL’Lik kısmının ...’nun diğer bankalardaki hesaplarına aktarıldığının görüldüğünü, davaya konu edilen süre zarfında; ...’nun davalı banka nezdindeki hesabına aktarılan tutarlar incelendiğinde ise, ...’nun davalı banka nezdindeki hesabına gelen, 541.640,00 TL’lik tutarın 19 adette 385.418,00 TL’lik kısmının ... tarafından yine aynı gün veya takip eden günlerde...Mühendislik İnşaat firmasının hesabına EFT yapıldığı,
geri kalan tutarın da farklı zamanlarda muhtelif kişilere transfer edildiğini,...Mühendislik firmasının hesaplarından da davacının hesaplarına 2017 yılı içerisinde 4 farklı tarihte “faturaya istinaden ödeme” ve “parke işleri ön avans” şeklinde toplamda 89.078,00 TL’lik EFT geldiğinin görüldüğünü, davacı tarafından ,...’na aktarılan tutarların ise 10 adette 168.342,00 TL’sinin... tarafından hesabından nakden çekildiğini, 13 adette 108.250,00 TL’lik kısmının...’un eşi ...’un hesabına EFT yapıldığının görüldüğünü ayrıca,...’nun hesabından da davacının hesabına,
adette davaya konu tarih aralığında toplam 21.007,00 TL’lik para transferi gerçekleştirildiğinin de görüldüğünü, davacının hesap hareketleri incelendiğinde firma hesabına muhtelif kurum ve firmalardan hakediş ödemeleri geldiğinin anlaşıldığını, şikayete konu tarih aralığında Menteşe Belediye Başkanlığı’ndan firmaya 27 adette toplamda 2.775.745,00 TL hakediş ödemesi yapıldığını, bu ödemelerin büyük kısmının ödemenin yapıldığı gün veya takip eden günlerde...’nun hesabına transfer edildiğinin görüldüğünü,
tek ortaklı davacı şirketin bu meblağda bir ödeme girişi ve bu meblağın hesaptan usulsüz çıkışını bilmediğini iddia etmesinin pek inandırıcı görünmediğini, şikayete konu tarih aralığında firma hesabına toplam 3.337.663,00.-TL para girişi olduğu ve bu tutarın, neredeyse yarısı olan 1.457.932,00 TL’lik kısmının...’na aktarıldığını, hal böyleyken davacının bunun farkında olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı yanın şikayetçi olduğu ve takipsizlikle sonuçlanan Muğla savcılık dosyasındaki dava dışı... ifadesinde;
davaya konu durumu "davacı şirket yetkilisi...'un şirketi devraldıktan sonra hakkındaki olası icra işlemleri nedeniyle risk almamak adına bu işlemlerin kendisi ve eşi... üzerinden yürütmek istediğini" ifade ettiğini, bu ifade ile hesap hareketlerinin birbirini desteklediği,
davacı yanın 02.02.2016 tarihinde kurumsal internet şubesi başvuru formunu imzaladığı ve formda yer alan iki telefon numarasından, “...” no.lu ... adına kayıtlı telefonun iletişim, “...” no.lu... adına kayıtlı telefonun ise kurumsal internet şubesi giriş ve şifre telefonu olarak tanımlattığı , 28.03.2018 tarihinde yapılan değişiklikle birlikte firmanın kurumsal internet şubesi giriş ve şifre telefonunun...’un davalı banka nezdinde ...T olarak tanımlı “...” no.lu cep telefonuna gönderilmeye başlandığının görüldüğünü,
davacının 02.02.2016 tarihli kurumsal internet şubesi başvuru formu üzerindeki imzanın ...’a ait olmadığı yönünde haricen düzenlenmiş bilirkişi raporu sunduğunu, bunun kabul edilmediğini ayrıca 02.02.2016 tarihli form ile davalı bankaya davacı şirket tarafından internet bankacılığı telefonu olarak...'nun telefonunun bildirilmesinden sadece 34 dakika önce davacı şirket yetkilisi...’un, davacı firmadaki yetkilerini gösterir imza sirkülerinin de banka sistemine girildiğini, imza sirkülerinin tarihinin 13.01.2016 olup davacı şirketin tek yetkilisinin... olduğunu,
imza sirküleri ile internet bankacılığı başvuru tarihi arasında 20 günlük kısa bir süre olması dolayısıyla yalnızca... uhdesinde bulunması beklenen evrakın, sahte imzalı olduğu iddia edilen Kurumsal İnternet Şubesi Başvuru formundan 30 dakika önce sisteme girilmesinin de iddiaların gerçeklerden uzak olduğunu gösterdiğini, tacir olan davacı şirket ile davalı banka arasında muhtelif sözleşme imzalandığını,
davacı şirket tarafından imzalanan sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere bankaya bildirilmiş olan mobil telefona gönderilen şifreler kullanılarak yapılan işlemlerin hesap sahibinin imzası ile yapılmış sayılacağı ve müşteriyi bağlayacağını, davacı yanın sözleşmelerdeki imzaları inkar ettiğini ancak davada yapılacak bilirkişi incelemesi ile sözleşmelerdeki imzaların kendisine ait olduğunun ortaya çıkacağını, tacir olan davacının imzaladığı THS göre davalı banka ile davacı arasında çıkacak tüm uyuşmazlıklarda banka kayıtlarının tek ve kesin delil olduğunu, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
bir tacirin bırakın yıllık hesap hareketlerinin yarısı kadar hesap hareketinden bi haber olması, hesabında iradesi dışında yapılmış 1.000,00 TL'lik bir ödemenin bile farkında olmadığını iddia etmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının bu para hareketlerini "farkedemediği" yönündeki iddiasının kabul edilemeyeceğini, şikayete konu tarih aralığında davacı hesabına toplam 3.337.663,00.-TL para girişi olduğu ve bu tutarın, neredeyse yarısı olan 1.457.932,00 TL’lik kısmının...’na aktarılmışken davacı şirketin bunu yıllar sonra farketmesi,
davacı yanın 23.05.2016 - 09.06.2017 tarihleri arasında bizzat şubeden 16 adette 719.249,00 TL’lik nakit para çekme işlemi yaptığı ve dekontların tamamında kendi imzası bulunduğu halde firmasının hesabından yapılan yaklaşık 1.5 milyon TL’lik para transferlerinden haberdar olmaması, davacının hesaplarından...’nun hesaplarına para gönderilmesinin yanı sıra,...’nun hesabından davacı hesabına muhtelif tarihlerde 4 adette toplamda 21.007,00 TL’lik para transferi, davacı şirket yetkilisi...’un eşi ...’a 108.250,00.-TL tutarında para transferi yapılması,
davacı şirket yetkilisi...'un şirketi ...’ndan 28.12.2015 tarihinde devraldığı halde, yetki ve ortaklık yapısı değişikliğine dair 28.03.2018 tarihine kadar davalı bankaya herhangi bir bildirimde bulunmaması, davacı şirketin ...’nun telefonuna halihazırda tanımlı olan kurumsal internet şubesinin iptal edilmesine ilişkin de herhangi bir talebinin bulunmaması,
ortaklık yapısı ve yetki değişikliği akabinde sadece davacıda bulunması beklenen ve davacı şirketin tek ve münferiden yetkilisinin... olduğuna dair oluşturulan ve ilgisi nedeniyle...’ta bulunması beklenen yeni imza sirkülerinin,... tarafından imzalanmadığı iddia edilen 02.02.2016 tarihli kurumsal internet şubesi başvuru formu ile aynı tarihte ve ilgili formdan yalnızca 34 dakika önce davalı bankanın aynı çalışanı tarafından banka sistemine girilmesi tespitleri karşısında davacının talebinin her türlü hukuki dayanaktan ve iyi niyetten yoksun olduğunu, davacının tacir olup,
basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğunu ancak hesabında pek çok işlem yapmasına rağmen usulsüz para hareketlerini farketmediğini iddia ettiği basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, kendi özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtmiş , davanın hesabına para aktarılan kişi/lere ihbarına, davalı bankaya karşı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekilleri Mahkememize verdiği 04/03/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde; davasının haksız, hukuka aykırı ve iyi niyetten uzak olduğunu, mahkemenin haksız ve hukuka aykırı bu davayı reddetmesi gerektiğini, müvekkilleri ... ve... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması suçlarından dolayı, davacı şirket yetkili... tarafından, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusu sonucunda,...
Soruşturma No, ...Karar nolu 10/06/2020 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği ve kesinleştiğini, müvekkillerinin, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak suçsuzluğunun ceza yargılaması nezdinde kanıtlandığını, davacı tarafın dilekçelerinde, müvekkillerinin aleyhine yöneltilen açık suçlamalarına karşı suç duyurunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın dilekçelerini incelediklerinde iddialarının soyut, gerçeklerden uzak, mesnetsiz ve iyi niyete dayanmayan iddialar olduğunun açık olduğunu, müvekkillerinden ...nun, 28.12.2015 tarihinde davacı şirketi, yetkilisi...'a devrettiğini,
müvekkillerinden...'nun, şirketi, aile şirketlerinde yaşanan aile içi problemler ve aile şirketinin üstündeki ekonomik ve kamusal bazı sebeplerden dolayı, davacı şirket üzerinden ihalelere katılmak için kendi aralarında anlaşarak ihalelere girdiğini, ihalelere katılırken, teminat ödemelerinin tamamının müvekkili... tarafından yapıldığını, alınan ihalelerdeki tüm üretim, nakliye, teslim gibi gereklilikler tamamen müvekkilinin aile şirketi olan,...
Yol Asfaltlama firmasının sahibi olduğu fabrika, makine parkı, tüm imkanlar kullanılarak yapıldığını, yani müvekkili...'nun, davacı şirket ile alınan ihalelerle ilgili ihale konusu işi kendi aile şirketine yaptırdığını, davacı şirket yetkilisi...'un şahıslara, bankalara, kamu kurumlarına olan borçları ve haciz dosyaları nedeniyle, şirkete gelen paranın güvende kalması,
yatırılan hakedişlerin üzerine haciz konmaması için, bizzat... tarafından verilen onay , talimat ve imza ile,...'na ait olan... numaralı telefonu mobil bankacılık işlemleri için davalı bankaya verildiğini, 02/02/2016 tarihinde... tarafından verilen talimatla mobil bankacılık işlemlerinin, 2 yıl boyunca devam ettirildiğini, bu dönem içerisinde, müvekkili...'nun, bu hesaptan...'un talebi ile hem kendisine hem de eşi ... hesabına ödemeler aktarıldığını, yapılan tüm bu ödeme, havale ve eft gib işlemlerin başından beri...'un bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, hesabına 2 yıl boyunca giren çıkan paradan haberi olmadığını söylemesinin,
abesle iştigal ettiğini, davacı şirket yetkilisi...'un, daha öncede suç duyuruları ile müvekkilleri hakkında aslı astarı olmayan iddialarda bulunduğunu ve hepsinin kendisi açısından hüsranla sonuçlandığını, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı 'na ...
Soruşturma numarası ile müvekkili... hakkında tehdit suçlamasıyla asılsız ve mesnetsiz iddialarla suç duyurusunda bulunduğunu ve bu suç duyurusunda da müvekkilli açısından Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini, davacı şirket yetkilisi...'un, kendi dünyasında yarattığı asılsız iddialar ile mahkeme gibi diğer yargı mercilerini de meşgul ederek,
yaşanmamış olayları yaşanmış gibi, yaşanmış olayları ise yaşanmamış gibi göstermeye çalıştığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde 23.05.2016 tarihinden başlayarak muhtelif zamanlarda haberi olmaksızın parasal işlemler yapıldığını iddia etmesine rağmen, işbu dilekçe ekinde bulunan 24.05.2016 tarihli WhatsApp konuşmasında şirket hesabından eşi ...'un hesabına para aktarılmasını istediği ve bunun üzerine müvekkilince aynı 24.05.2016 tarihinde şirket hesabından... numaralı dekont ile 5.000 TL para aktarıldığı , 4.90 TL de masraf ödendiğinin su götürmez bir gerçek olduğunu, şirket yetkilisi...'un iddialarının temelsiz olduğunun ortada olduğunu,
çok kolay bir şekilde doğrusu ortaya çıkabilecekken nasıl bu asılsız iddialarda bulunabildiğinin anlaşılamadığını, davacı tarafın diğer asılsız, mesnetsiz iddialarından birisinin de, müvekkillerinin bu hesaba para aktararak mal varlığı edinmesi ve daha sonra bu mal varlıklarını şüpheli şekilde elden çıkarttıkları iddiası olduğunu, davacı tarafın iddialarında geçen taşınmazların geçmişe dönük tapu kayıtlarının mahkemece celbiyle, bu iddianın da asılsız olduğunun gün gibi ortaya çıkacağını, davacı tarafın iddiasında geçen taşınmazlardan birinin 2012 yılında diğerlerinin ise 2005 yılında satın alındığını,
bu taşınmazların müvekkillerince satılmasının ise dava konusu olayla ilgili olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi, müvekkili... hesabına geçen miktarlar ile, şirketin işlerini tamamladığı, Tüpraş'a asfalt bedeli ödendiğinin görüleceğini, kabul anlamına gelmemekle, bir an için müvekkillerinin hesabına para aktardığı düşünülse de aktarılan miktarlar ile bu gayrimenkullerin satın alınacağını düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı taraf, dilekçelerinde defalarca açık bir şekilde, müvekkillerinin mobil işlem için gereken evraklara davacı şirket yetkilisi... adına sahte imza attığını iddia ettiğini,
02.02.2016 tarihli form ile bankaya davacı şirket tarafından internet bankacılığı telefonu olarak müvekkili...'nun telefonunun bildirilmesinden sadece 34 dakika önce davacı şirket yetkilisi...’un, davacı firmadaki yetkilerini gösterir imza sirküleri de davalı banka sistemine girildiğini, sahte imzalı olduğu iddia edilen Kurumsal İnternet Şubesi Başvuru formundan 34 dakika önce sisteme girilmesi de iddiaların gerçeklerden uzak olduğunu gösterdiğini, müvekkillerinden her ikisinin de mahkemeden,
Kurumsal İnternet Şubesi Başvuru formunda bulunan imza ile müvekkillerinin imza örneklerinin karşılaştırılmasını ve...'a ait olan ... numaralı telefonun işlem tarihi olan 02.02.2016 tarihli HTS kayıtlarının getirtilmesini önemle talep ettiklerini, davaya konu tarih aralığında firma hesabına toplam 3,337,663,00.-TL para girişi olduğunu ve bu tutarın, neredeyse yarısı, 1.457.932 TL’lik kısmının müvekkilinin hesabına aktarıldığını, davacının bunun farkında olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davacı yanın her ne kadar sözleşmelerdeki imzaları inkar etmişse de yapılacak bilirkişi incelemesi ile sözleşmelerdeki imzaların kendisine ait olduğunun ortaya çıkacağını, bir tacirin bırakın yıllık hesap hareketlerinin yarısı kadar hesap hareketinden bi haber olmasını, hesabında bilgilsi dışında yapılmış 1.000 TL'lik bir ödemenin bile farkında olmadığını iddia etmesinin kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafın tacir olduğunu, basiretli bir tacir olması beklenen davacının, hesabındaki her liradan haberdar olmakla mükellef olduğunu,
bu nedenle kendisinin bu para hareketlerini çok iyi iş yaptığı nedeniyle farkedemediği yönündeki iddiasını kabul etmenin mümkün görünmediğini, davacının iddialarının her birinin, her türlü hukuki dayanaktan ve iyi niyetten yoksun olduğunu, davacının tacir olup, basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğunu, ancak hesabında pek çok işlem yapmasına rağmen usulsüz para hareketlerini farketmediğini iddia etmiş olup, basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, kendi özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı şirket yetkilisi...'un, müvekkilinin getirdiği,
yaptığı işler ve ihaleler sayesinde ... ve diğer şahıslara, kamu kurumlarına olan borçlarını ödediğini, hali vaktini ve maddi durumunu düzelttiğini, borç batağından kendisini kurtardığını, 2018 yılında müvekkillerinden... ile bir anda arasını kasıtlı olarak bozduğunu, türlü türlü yollar deneyerek müvekkillerini asılsız iddialarla zor durumda bırakmaya çalıştığını ve bu yolda çalışmaya da devam ettiğini, bu ihbara cevap dilekçesi ile birlikte müvekkillerinden... ile davacı şirket yetkilisi... arasında geçen WhatsApp konuşma dökümlerini sunduklarını,
bu konuşmalardan bile davacının bilgisi olmadan işlem yapıldığı iddiasını aksi ispat edilmiş durumda olduğunu, konuşmalar incelendiğinde, müvekkilleri...'ndan şirket hesabından ödemeler yapılmasını istediğinin açık şekilde ortaya çıkacağını, müvekkillerinin gerek bu davada gerek bundan sonra açılacak davalarda herhangi bir sorumluluğunu kabul etmediklerini belirtmiş , davacının haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı şirketin sicil dosyası celp edilmiş; sicil dosyasının incelemesinde; şirketin tek ortağının... olduğu, şirket ortaklar kurulunun 28/12/2015 tarih ... sayılı kararı ile...'un münferit imzası ile şirketi her sahada temsil ve ilzam etmesine karar verildiği, şirketin halan faal olduğu belirlenmiştir.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı ' nın... soruşturma sayılı evrakının incelemesinde; müşteki şüpheli ... yönünden; suçun "Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması" suç tarihinin 28/12/2015-20/07/2018, müşteki şüpheli... yönünden; suçun "İftira" suç tarihinin 26/09/2018, müşteki şüpheli... yönünden; suçun "Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması" suç tarihinin 28/12/2015-20/07/2018 olduğu, 10/06/2020 tarihinde taraflar hakkında delil yetersizliği nedeniyle Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verildiği,
karara itiraz edildiği, Muğla... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.iş sayılı kararı ile itiraz eden müşteki şüpheli... vekili Av....'in Muğla C.Başsavcılığı ' nın 10/06/2020 tarih,... Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapmış olduğu itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
02/02/2016 tarihli...Kurumsal ve Kurumsal Telefon Şubesi Başvuru Formu, Müşteri Tercih ve Seçimleri, Genel Hükümler ve Bilgilendirme başlıklı belge asıllarındaki imzanın davacı şirket yetkilisi... 'un eli ürünü olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak ATK 'dan rapor istenilmiş , alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi, Adli Belge İnceleme Şubesinin 22/08/2022 tarih, ... numaralı raporunda; inceleme konusu belgelerde... Yol Asfalt San. Ve Tic.
Ltd. Şti. kaşe izleri üzerine atılı imzalar ile...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların...'un eli ürünü olduğu görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davalı bankanın özen sorumluluğunu yerine getirip getirmediğinin belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde bankacı ve bilişim uzmanı bilirkişiden oluşturulan iki kişilik bilirkişi kurulu vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış , alınan 02/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri doğrultusunda davacı firmanın hesaplarından internet üzerinden yapılan işlemlerin başvuru formunda belirtilen cep telefonuna gelen mesajlarla onaylandığı, 02.02.2016 tarihli başvuru formundaki imzanın davacı şirket yetkili...'un eli ürünü olması,
yapılan işlemlere itirazının olmaması nedeniyle, davalı bankaya iş bu işlemlerden dolayı özen sorumluluğunu yerine getirmediği yönünde bir kusur atfedilemeyeceğinin değerlendirildiği, takdirin mahkemeye bırakıldığı, bankanın işlemlerin yapılacağı mobil cihaz ve kullanıcılara ait bilgileri başvuru formu yolu ile aldığı, ilgili formları elektronik olarak tarayıp doğrulama amaçlı kaydettiği, işlemleri kayıtlı telefon numaralarına bildirilen kişisel ve işlem bazlı şifreler ile doğruladığı, şifre ya da cihaz değişimlerinde işlemi kayıtlı telefon numaralarına bildirdiği,
tüm bu işlemleri izlenebilir ve raporlanabilir şekilde işlem kayıtları halinde kaydettiğinin değerlendirildiği, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabına ait mobil bankacılık bilgilerinin haksız ve hukuka aykırı olarak ve davacı şirket yetkilisinin bilgi ve rızası olmaksızın değiştirildiği, davalı bankanın özen sorumluluğunu yerine getirmediğinden bahisle oluşan şirket zararının giderilmesine yönelik olarak davalı banka hakkında Mahkememize tazminat davası açıldığı, davacı tarafça davacı şirket ile davalı banka arasında imza altına alınan "02/02/2016 tarihli...
Kurumsal ve Kurumsal Telefon Şubesi Başvuru Formu Müşteri Tercih ve Seçimleri Genel Hükümler ve Bilgilendirme" belgeleri altındaki imzanın davacı şirket yetkilisi...'a ait olmadığının iddia edildiği, alınan ATK raporunda da belirtildiği üzere inceleme konusu belgelerde... Yol Asfaltı San. Ve Tic. Ltd.
Şti. kaşe izleri üzerine atılı imzalar ile...'un mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların... eli ürünü olduğu, davacı tarafça ayrıca davalı bankanın özen sorumluluğunu ihlal ettiğinin iddia edildiği, alınan bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri doğrultusunda davacı firmanın hesaplarından internet üzerinden yapılan işlemlerin başvuru formunda belirtilen cep telefonuna gelen mesajlarla onaylandığı,
02.02.2016 tarihli başvuru formundaki imzanın davacı şirket yetkili...'un eli ürünü olması, yapılan işlemlere itirazının olmaması nedeniyle, davalı bankaya iş bu işlemlerden dolayı özen sorumluluğunu yerine getirmediği yönünde bir kusur atfedilemeyeceği , bankanın işlemlerin yapılacağı mobil cihaz ve kullanıcılara ait bilgileri başvuru formu yolu ile aldığı, ilgili formları elektronik olarak tarayıp doğrulama amaçlı kaydettiği, işlemleri kayıtlı telefon numaralarına bildirilen kişisel ve işlem bazlı şifreler ile doğruladığı, şifre ya da cihaz değişimlerinde işlemi kayıtlı telefon numaralarına bildirdiği,
tüm bu işlemleri izlenebilir ve raporlanabilir şekilde işlem kayıtları halinde kaydettiği ve tüm bu hususlar göz önüne alındığında davalı bankanın özen sorumluluğunu yerine getirdiği, davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabına ait mobil bankacılık bilgilerinin haksız ve hukuka aykırı olarak ve davacı şirket yetkilisinin bilgi ve rızası olmaksızın değiştirildiği, davalı bankanın özen sorumluluğunu yerine getirmediği iddialarının ispat edilemediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye... · E-imzalıdır · Katip... · E-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/170, K. 2023/326, 8 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama