İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/380 K.2025/509

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/380Karar2025/509Tarih19 Haziran 2025Okuma35 dk · 6.925 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Esas no
2022/380
Karar no
2025/509
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
16/05/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

6.925 kelime·35 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili Mahkememize verdiği 16/05/2022 tarihli dava dilekçesinde; davacı ... ' ın...Mah.... Sok. No...

Mevkii Buca/İzmir adresindeki soğuk hava deposu olarak kullandığı iş yerinin enerjisinin davalı ...Ş. tarafından 12.12.2019 tarihinde düzenlenen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ile kesildiği ve 1 yıl üzerinden en yüksek değerlerle hesaplama yapılarak 1.058.435,07 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davacı tarafından 24.12.2019 tarihinde enerjisi kesilen soğuk hava depolarında bulunan müşteri meyvelerinin bozulacağı ve elektrik enerjisi verilmesi talebiyle 12.12.2019 tarihinde kaçak kullanım iddiasıyla düzenlenen 1.058.435,07 ve enerjinin kesilmesine itiraz edildiğini, itirazın reddedildiğini,

27.12.2019 tarihinde durumun vehametini anlatan ikinci bir itiraz dilekçesi tekrar başvuru yapıldığını, ikinci itirazında reddedildiğini, bu süre zarfında davacının müşterilerine ait 786 ton,511 kg meyvenin hepsinin bozulup çöpe atıldığını, malların bozulduğuna dair tespitin İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin...

D.İş sayılı dosyası ile yapıldığını, davacının soğuk hava deposunda bozulan bu ürünlerin bedellerini müşterilerine ödemek zorunda kaldığını, müşterilerin zararını karşılamak için mal varlığı olan araçları satmak zorunda kaldığını, EPDK yapılan itiraz dilekçesinde, taşınmazın 24.10.2018 yılında satın alındığını, satın alındıktan sonra taşınmazda tadilat ve tamirat yapıldığının belirtildiğini,... ye yapılan tüm itirazlarda da böyle bir kaçak hat varsa gelip, bu hattın işletmenin içine kadar girip girmediği ve nerede olduğunu tespitinin talep edildiğini ancak... nin bu talebi de kabul etmediğini,

bu konuda davacının TMMOB Elektrik Mühendisler Odası İzmir Şubesinden uzman bilirkişi raporu talep ettiğini, söz konusu kaç hat olduğu iddia edilen yerin kazılıp videoya alındığını ve bilirkişi raporu hazırlandığı ,kurumun bu itirazları dikkate almayınca 05.10.2020 tarihinde EPK ya başvuru yapıldığını, ...sayılı 27.02.2021 tarihinde ... A.Ş tarafından kesilen haksız faturanın EPDK tarafından iptaline karar verildiğini, karardan da anlaşılacağı üzeri, ...

Elektrik A.Ş nin yaptığı haksız ve hukuka aykırı eylemlerin açıklamasını yapamadığını, haksız eylemlerini desteleyecek hiçbir hukuki somut delilin bulunmadığı, ... A.Ş EPDK kararına uymamak için direndiğini, 21.03.2021 tarihli ve 23.06.2021 tarihli ...Elektrik Dağıtıma verilen zorlama dilekçeler ile EPDK nin 27.02.2021 tarihli kararının tanınması ve düzenlenen kaçak elektrik faturasının iptalinin tekrar tekrar talep edildiğini, ...

Elektrik Dağıtımın, EPDK kararını 02.07.2021 tarihinde tanıdığı ve davacı hakkında İzmir ...İcra Dairesi Müdürlüğü ... sayılı icra takibinden 24.05.2021 tarihinde feragat /vazgeçme ile dosyayı kapattığını, 12.12.2019 tarih ve K-24840 seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında (Ek-1) kaçak kullanım biçimine ilişkin ‘’…abonenin kendine ait trafonun trafodan çıkan A.G. kablosunun ölçü devresine yer altı geçişinde zemin altından A.G. kablosunun yarılarak RST fazlarına harici bağlantı yapılarak kaçak enerji tüketimi yapıldığı görülmüştür….’’ ifadesinin yer aldığını, bu ifadeye göre, iddia edilen kaçak elektrik kullanımının,

Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğin 42. Maddesinde belirtilen kaçak elektrik enerjisi kullanım türleri içerisinde 1. Fıkra (b) bendi kapsamına girdiği, 42. madde 1. Fıkra (b) bendinde ‘’Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi’’ hükmünün yer aldığını, bununla birlikte Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Kaçak Elektrik Enerjisi Tespit Süreci başlıklı 43. Maddesi 5. Fıkrasında ‘’ Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde,

ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.’’ ve 7. Fıkrasında ‘’Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir.’’ ayrıca, Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanması başlıklı 44. Madde 3. Fıkrada ‘’42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise,

tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.’’ hükümlerinin yer almakta olup yukarıdaki mevzuat hükümleri doğrultusunda davacının işyerinde süreç ile ilgili davacı tarafa doğru bilgi ve bulgular sunulmadığını, itirazlara rağmen şeffaf biçimde paylaşımlar yapılmadığını, kaçak enerji kullanımına ilişkin herhangi bir somut veri, delil veya ölçümleme olmadığını, dolayısı ile somut bir tespit veya ibraz edilen bir durum bulunmadığı ve mevzuat hükümlerine rağmen davacının maddi ve manevi yönden mağdur edildiğini, oysa,

yer altından geçirilerek trafonun A.G. kablosuna bağlantı yapıldığı iddia edilen kablodan çekilen güç ve akım bilgileri ölçülerek ya da kablonun bağlı olduğu cihazların kurulu gücünün tespit edilerek kaçak tutanağında belirtilmesi gerektiğini, böylece işyerinde tüketildiği iddia edilen ancak sayacın ölçmediği tüketim miktarının tespit edilmiş olacağını, hatta, trafo ve/veya sayaç enerjisiz iken başka bir kaynaktan bina içine veya cihazlara elektrik gelip gelmediğinin kontrol edilmesi gerektiğini, kontrol sonucunda, herhangi bir sayaçtan beslenmeyen enerjili ve çalışır durumdaki cihazların tespiti halinde,

bu kapsamdaki her bir cihazın gücü hem etiket değerleri ile hem de bağlantı kablolarından yapılan güç-akım ölçümleri ile tespit edilmeli ve buna göre uygun biçimde tutanak düzenlenmesi gerektiğini, benzer biçimde, bina içinden sayaçtan geçmeden başka bir yere giden kabloların başka bir aboneli sayaçtan geçerek cihazları besleyip beslemediği veya bina dışından gelip bina içindeki cihazları besleyen kablonun bina dışındaki bir aboneli sayaçtan beslenip beslenmediğinin de kontrol edilmesi gerektiğini, özetle,

bu tür işlemler ve tespitlerin çok özenli biçimde gerçekleştirilmesi ve mutlaka itirazi durumlara sebebiyet vermeyecek biçimde kesin kanıtlar içermesi gerektiğini, bununla birlikte, kaçak elektrik tutanağını düzenleyen kişilerin 12.12.2019 tarihinden hemen önceki günlerde de 2-3 kez iş yerine gelip bazı ölçümler yaptıklarını ancak sonra herhangi bir bildirimde bulunmadan gittiklerini, tutanak düzenledikleri gün kaçak bağlantı yapıldığı iddia edilen kablodan geçen akımı tespit etmeye çalıştıklarını ancak kablodan akım geçmediğini kendi aralarında konuştuklarını,

sonrasında panodan şalteri kapattıklarında işyeri içinde çalışan cihaz olup olmadığını kontrol ettiklerini, yine kendi aralarında yaptıkları görüşmede her yer kurulu sayaçtan geçiyor deyip bu duruma şaşırdıklarını, buna rağmen sonradan kaçak elektrik tutanağı tanzim edildiğini, kaçak tutanağı incelendiğinde, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesi 1. Fıkra (b) bendine atıfta bulunularak kaçak elektrik kullanıldığının iddia edildiğini, buna göre,

Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44. Maddesi 3. Fıkrasında belirtildiği şekilde harici hat üzerindeki cihazların kurulu gücünün tespit edilmesi gerektiğini ancak tutanağı tanzim edenlerin böyle bir tespitte bulunamadığını, yapılan iş ve işlemlerin hukuka aykırı fiilleri ve haksız eylemleri sonucu ... A.Ş elemanları tarafından gerçekleştirildiğini ...

A.Ş tarafından tanzim edilen kaçak kullanım tutanağının, usulüne uygun düzenlenmemiş olup geçersiz ve hükümsüz olduğunu, tüm itirazlara rağmen davacının 2 yıl boyunca maddi ve manevi zarara uğramasına sebep olunduğunu, elektrik kesilince soğuk hava deposunda bulunan 786 TON,511 kg meyvelerin hepsinin bozulduğunu, deposunda malı olan müşterilerin hepsini kaybettiğini, müşterilerin bozulan meyvelerin bedellerini ödemek zorunda kaldığını, bunun için menkul ve gayrimenkullerini sattığını ,dosyaya sunulan evrakta belirtilen araçların satıldığını,

araçlar bu olaydan dolayı satılmasaydı bugün çok fazla değer edebileceğini ayrıca bu araçların davacının sermayesini daha çok artıracağını, soğuk hava deposunun 2 yıl kapalı kaldığı bu dönemde soğuk hava deposunun getireceği aylık ve yıllık kar marjlarının tamamen kaybedildiğini, ... A.Ş.

Nin haksız filli nedeniyle oluşan maddi zarar yönden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak olmak üzere şimdilik 500.000,00 TL talep edildiğini, davacının iş hayatında saygın bir insan olup, kaçak elektrik kullanan birisini damgasını yediğini, davacıya iş çevresinde kaçak elektrik kullanmış, ‘’Haksız kazanç sağlayan,Hırsız’’ bir kişi gözü ile bakıldığını, ticari itibarının yerle bir olduğu gururunun rencide olduğunu, işletmesi soğuk hava deposu olduğundan ve bu işletmenin çalışması için temel unsurlarından bir elektrik olduğundan, uzun yıllarca edindiği tüm müşterilerinin başka soğuk hava depolarına gittiğini,

bu intibayı silmek için 2 sene boyunca kaçak elektrik kullanmadığını ispatlamak için mücadele verdiğini, EPDK nin aldığı 21.02.2021 tarihli kaçak elektrik kullanılmadığına dair verdiği kararın müşterilere mail yolu ile veya şahsen bildirildiğini ancak başka soğuk hava depoları ile anlaşıldığının beyan edildiğini, bazı müşterilerin cevap bile vermediğini, ...A.Ş. nin kusur sorumluluğundan doğan bu zararların telafisi çok güç olsa da davacının yıllarca soğuk hava deposu ve meyve sebze hali piyasasındaki itibarının sarsıldığını, müşterilerin kaybı, soğuk hava deposunun kapanmasının davacıyı psikolojik olarak büyük bir bunalıma sürüklediğini,

aile düzeninin bozulduğunu, şirketin 4 yıllık manevi kazanımlarının yok olduğunu, manevi yönden zarara uğradığını ,bu itibarın düzelmesi ve müşterileri tekrar güven verip, toplamasının yıllar süreceğini davacının oluşan manevi zararını telafi etmese de 1.500.000,00 TL. manevi tazminatın 12.12.2019 olayın oluş tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiğini belirtmiş, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile,

HMK 107. madde gereği belirsiz alacak istemli, şimdilik 500.000,00 TL maddi tazminat ile davacının uğramış olduğu manevi çöküntü nedeniyle 1.500.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 12.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili Mahkememize verdiği 05/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafından dava dilekçesinde 1.500.000 TL manevi tazminat talebi olduğunun belirtilmiş olup manevi tazminat talebinin HMK 107 kapsamında belirsiz alacak olarak istendiğinin belirtildiğini, belirsiz alacak davası ile manevi tazminat istenemeyeceğine ilişkin sayısız kararın mevcut olup bu hususun Yargıtay 'ın yerleşik uygulamaları arasında yerini aldığını, manevi zararın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği ve böyle bir davanın açılması durumunda hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,

davacı dilekçesinde kaçak kullanım nedeniyle elektriğinin kesilmesi üzerine deposunda bulunan ürünlerin bozulması nedeniyle zarara uğradığını belirttiği ve belirsiz alacak davası kapsamında 500.000 TL tazminat talebinde bulunduğunu oysaki depodaki ürünlerin, miktarları ve değerlerinin belirli olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası kapsamında açılamayacağından hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini,... Sokak No:...Mevkii...

Mahallesi Buca/İZMİR adresinde bulunan... tesisat numaralı aboneliğin yerinde yapılan inceleme de "trafodan çıkan AG kablosunun ölçü devresinin yer altı geçişinden zemin altından AG kablosu yarılarak R-S-T fazlarına harici bağlantı yapılmak'' suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden davacı adına... seri numaralı 1.058.435,07 TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, buna ilişkin evrakların dilekçe ekinde olup ekteki fotoğraflar incelendiğinde yapılan harici bağlantının dahi net bir şekilde görüleceğini,

Kaçak elektrik tespit tutanağı ve kaçak elektrik kullanım faturalarının ,30.05.2018 tarih 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, Yedinci Bölüm, Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi; " MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişini kullanım yerine ilişkin olarak; b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.

MADDE 44 – (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.

MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez.

Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.

(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat olarak kabul edilir. '' hükümleri gereğince düzenlendiğini, kaçak faturasının 15.06.2019 ile 12.12.2019 tarihleri arası 180 gün için, Tesisatın 160 kWA kurulu gücü üzerinden, tesisatın 3 vardiya çalıştığı tespit edildiğinden ‘'21'' çalışma saat ile çarpılmasıyla,

160 x 180 x 21= 604,800 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifenin 1,5 katı ile çarpılmasıyla, 15.06.2019 ile 12.12.2018 tarihleri arasındaki 185 günlük kaçak ek tüketim için 160 x 185 x 21= 621,600 kWh tüketimden, tesisatın bu dönemde tahakkuk eden 145,251 kWh tüketimi tenzil edilerek,

604800 + 621600 – 145251 = 1.081,149 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla, 1.058.435,07 TL fatura oluşturulduğunu, söz konusu kaçak kullanım faturasına ilişkin davacı tarafından EPDK'ya başvurulmuş olup 01.03.2021 tarih ve 2498 sayılı EPDK yazısına istinaden güç tespiti yapılmamış olduğundan davalı şirketçe kaçağa ilişkin yapılan işlemlerin iptal edilmesinin talep edildiğini, söz konusu yazı gereği ... adına tahakkuk edilen... seri numaralı 1.058.435,07 TL kaçak kullanım faturasının iptal edildiğini,

burada önemli olan hususun, EPDK'nın iptal ricasının nedeninin kaçak kullanımın gerçekleşmemesi olmadığını, yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafından güç tespiti yapılmasına engel olunduğunu, EPDK nin davacının başvurusu üzerine davalı şirketten güç tespitine ilişkin evrakları istediği ancak tespit yapılamadığından buna ilişkin belge de sunulamadığını, belgenin sunulamaması nedeniyle Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 29/3-f hükmünde yer alan "Kurum tarafından istenen her türlü bilgi ve belgeyi zamanında, tam ve doğru olarak kuruma vermek" hükmünün gerçekleşmemesi doğrultusunda işlem yapıldığını,

nitekim bu hususun EPDK'nın yazısında da açıkça görüldüğünü, kaçak kullanıma ilişkin güç tespiti yapılabilmesi adına davalı şirket çalışanlarınca işlem yapılacağı sırada davacı tarafından harici hattın beslediği bölümlere giden güç kesildiğinden güç tespiti yapılamadığını, dolayısıyla her ne kadar davacı dava dilekçesinde "Hatta, trafo ve/veya sayaç enerjisiz iken başka bir kaynaktan bina içine veya cihazlara elektrik gelip gelmediği kontrol edilmeliydi" şeklinde beyanda bulunmuşsa da, anılan işlemin yapılmasına gücü kesmek suretiyle kendisinin engel olduğunu,

nitekim buna ilişkin tutulan tutanakta "Ölçü aleti ile yapılan kontrolde harici hat üzerinde gerilim olduğu tespit edildi fakat yapı içerisinde tüketim yapan cihazlar kapatıldığı için anlık akım tespiti yapılamadı. Dolayısı ile anlık güç tespiti yapılamamıştır. İşletme sahibi ve ilgili elektrikçisine harici hat gösterilerek bilgi verildi. İlgili vatandaş kaçak elektrik enerjisi kullandığını kabul etmedi.

Harici hat üzerindeki güç tespitini yapmak amacı ile ilgili yapıya girme talebimize vatandaş müsade vermedi. Bu nedenle anlık güç tespiti yapılamadı." ifadelerinin belirtilmiş olup bu hususun da davacının inceleme yapılmasına izin vermediğini ve güç tespitinin davacı nedeniyle yapılamadığını ortaya koyduğu ancak her nasılsa davacı dilekçesinde "... Panodan şalteri kapattıklarında iş yeri içinde çalışan cihaz olup olmadığını (kaçak kullanım olup olmadığını) kontrol etmişlerdir.

Yine kendi aralarında yaptıkları görüşmede her yer kurulu sayaçtan geçiyor diyip bu duruma şaşırmışlardır." şeklinde beyanda bulunabildiğini, tutanağı düzenleyen kişilerin böyle bir şey söylemiş olma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususta gerçeğin ortaya çıkarılması adına tutanağı düzenleyen ... ve ...'ın tanık olarak dinlenmesinin talep edildiğini, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, dolayısıyla kaçak kullanımı mevcut olan davacının buna ilişkin işlemler nedeniyle mağdur olduğundan bahisle tazminat talebinde bulunmasının kabul edilemeyeceğini,

EPDK'nın rica yazısının da kaçak kullanıma ilişkin maddi olgular içerir nitelikte olmayıp, belge temininin sağlanmamasına ilişkin olduğundan kaçak tespit tutanağının geçerli olduğunu, hal böyle iken kaçak elektrik kullanan davacının bir de bu kullanım nedeniyle yapılan işlemlerden dolayı mağdur olduğundan bahisle tazminat talebinde bulunmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, davacının tazminat talebi hukuka aykırı olmakla birlikte mahkemece buna ilişkin beyanların da kabul görmemesi durumunda tazminat talebinin fahiş olduğunun değerlendirilmesinin gerektiğini,

zarar görenin gerek TMK md 2 dürüstlük kuralı kapsamında gerek TBK kapsamında gerekse doktrin ve yerleşik Yargıtay uygulamalarında zararı azaltma külfetinin ortaya konduğunu, 6098 S.

Türk Borçlar Kanunu'nun tazminata ilişkin hükümlerinde "indirilmesi" başlıklı 52. Madde de "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir." düzenlemesinin bulunduğunu, dolayısıyla zarar görenin, zararın en düşük düzeyde tutulması ile yükümlü olduğunu, dava konusu olayda davacının ürünlerin bozulmasını beklemek yerine başka bir depo ayarlayabileceği ve ürünlerini oraya taşıyabileceğini, bunun yanında başka bir soğuk hava deposuyla anlaşma yapabileceği ve zararını azaltabileceğini,

yine başka alternatiflerle zararın azaltılması mümkün olmakla bu konuda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak zararın azaltılması için ne yapılabileceği ve zararın ne düzeye indirilebileceğinin tespitinin gerektiğini, davacının maddi tazminat olarak talep ettiği tutarın fahiş olduğunu, bunun yanında davacının dilekçesinde menkul ve gayrimenkullerini sattığını belirttiği ve araçlar satılmasaydı bugün çok daha fazla değerde edeceğinden bahisle zararının arttığını belirttiği ancak bu ifadenin tazminat hukukuyla bağdaşmayacağını, maddi tazminat hesabının güncel duruma göre yapılamayacağını,

araç değer kaybetmiş olsaydı zararının azaldığını belirtmeyecek olan davacının değer artışından dolayı zararının arttığına ilişkin beyanının da kabul edilemeyeceğini çünkü iddia edilen zararın TL karşılığının belli olduğunu, bedelin ne şekilde karşılanacağı davacının kanaatinde olup kendi yaptığı seçimden dolayı zararının arttığı ifadesinin kabul edilmediğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu, zaten kaçak kullanım yapan davacının bir de bunun yanında kaçak elektrik kullanan birisi damgasını yediğinden bahisle 1.500.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının kaçak kullanım yaptığını,

kendi hareketleri ile kullanımın miktarının tespitini engellediğini, kendisinin engellemesi sonucu düzenlenemeyen tutanağın EPDK'ya gönderilememesi sebebiyle kaçak kullanıma ilişkin başlatılan icra takibinden feragat edilmiş olup bir de manevi tazminat talep edilmesinin kötüniyetli olup reddinin gerektiğini, talebin zenginleşme amacıyla sunulduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacının kötüniyetli manevi tazminat talebinin reddedilmesinin gerektiğini, reddedilmeyecek olsa bile davacıyı zenginleştirmeyecek, davalıda yoksullaşmaya yol açmayacak hakkaniyetli bir tutarın belirlenmesi gerektiğini,

dava konusu edilen alacakların zamanaşımına ve hak düşürücü süreye uğramış olup bu hususlarda da itiraz ve def'inin sunulduğunu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir.... Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin... D.İş sayılı dosyasının incelemesinde; talep edenin ..., karşı tarafın ... ...) Elektrik Dağıtım A Ş, yapılan tespit sonucu alınan 23/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; delil tespit dilekçe içeriğine göre , “... Mevkii ...r Mah... Sok. No:...

Buca/İZMİR” adresindeki soğuk hava depolarında keşif yapılarak bozulan ürünlerin tespit edilmesi hususunda inceleme yapılarak rapor yazılarak mahkemeye sunulması yönünden, bilirkişilikçe yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucundaki görüşlerinin Mahkemeyi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığından hareketle; a)Dava konusu ürünlerin, elma, portakal, armut, nar, kivi ve ayva olduğu, b)Ürünlerde diriliklerini yitirdikleri, su kaybı oluştuğu, kabukta buruşma meydana geldiği, kabukta kahverengileşme ve gri küf çürüklüğü gibi bazı bozulmalar görüldüğü, mikroorganizmaların gelişerek çürümeler oluşturduğu, fiziksel bozulmaların yaşandığı,

tespit edildiğinin belirtildiği belirlenmiştir.

İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçluların ... ile ..., borç miktarının 1.058.435,07 TL, ... tesisat... nolu 2019/12 dönem kaçak fatura, 7.761,87 TL gecikme zammı 27/12/2019-09/01/2020 arası 12 ay 2,00, 1.397,14 KDV 1 olmak üzere toplam 1.067.594,08 TL olduğu, ödeme emrinin borçlu ...'a 23/01/2020, borçlu ...'e 23/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... vekili tarafından 24/01/2020 tarihli dilekçesi ile borca itiraz edildiği ,alacaklı vekilinin 21/05/2021 tarihli dilekçesi ile takipten vazgeçildiği , icra müdürlüğünce 23/05/2021 tarihinde dosyanın vazgeçme sebebi ile işlemden kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.

Davacı tarafça kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı, davalı tarafça yapılan enerji kesme işleminin haksız olup olmadığı, haksız ise davacının bundan dolayı zarar uğrayıp uğramadığı, uğradı ise bunun miktarı ile talep edilebilecek maddi tazminat miktarının belirlenmesine yönelik olarak yerinde ve davacı ticari kayıt ve belgeleri üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış,

Keşif mahallinde dinlenilen davacı tanığı....

6 yıl kadar davacı işyerinde işçi olarak çalıştığını, iş yerinden kendi isteği ile 3 sene kadar önce ayrıldığını, davacı işverenle arasında herhangi bir dava bulunmadığını, tarihini hatırlayamadığı bir gün davalı şirketin elemanlarının gelip trafo kenarında kazı yapacaklarını beyan ettiklerini ve kazı işlerini yaptıklarını ancak daha sonra tutanak tutulup tutulmadığını bilmediğini, kazı işleminden bir gün sonra yine davalı elemanlarının gelerek işyerinin elektriğini kestiklerini ve 3-4 ay kadar bir süre elektriğin kesik kaldığını daha doğrusunun kendisinin bu kadar süreyi bildiğini, ondan sonra başka bir işyerine taşındığını,

bu süre içerisinde depoda bulunan malın zarar gördüğünü, kazı çalışması sırasında davalı şirket yetkililerinin içeriye girme talebinde bulunmadıklarını, kazı sonrasında işverenin görevlilere gelin içeri bakın diye beyanda bulunduğunu ancak görevlilerin içeri girmediklerini beyan etmiş, davacı tanığı... ;

şu anda keşfi yapılan işyerinin karşısındaki işyerini işlettiğini ve davacının komşusu olduğunu ancak şu anda o işyerini işletmediğini, hatırladığı kadarıyla 2020 yılında dava konusu edilen yere davalı şirket elemanlarının geldiklerini, öğle saatlerinde trafonun kenarında kazı yaptıklarını, daha sonra ayrıldıklarını, daha sonra davacıdan elektriğin kesildiğini ve içerideki malların zarar gördüğünü duyduğunu ,

gelen görevlilerin içeriye girmek isteyip istemediğini tam olarak bilmediğini ancak hatırladığı kadarıyla davacı ... ' nin gelen görevlileri içeri davet ettiğini ancak bu konuda ayrıntılı bilgiye sahip olmadığını beyan etmiş ,davacı tanığı ... ;

dava konusu edilen işyerinin karşısında bulunan işyerini işlettiğini ancak 2020 yılı Şubat veya Mart ayında buradan ayrıldığını, hatırladığı kadarıyla 2020 yılı Ocak ayında davalı ... yetkililerinin işyerinin yanında bulunan trafonun yanında kazı işlemi yaptıklarını, kazı işleminden bir gün kadar sonra da davacının işyerinin elektriğinin kesildiğini , yukarıda da söylediği gibi Şubat veya Mart ayında ayrılana kadar davacı işyerinin elektriğinin kesik olduğunu , gördüğü kadarıyla soğuk hava deposu içinde malların zarar gördüğünü , davacı işyerinden çıkarılıp çöpe atılan gıda malzemesi olduğunu gördüğünü,

kazı yapan elemanların işyerinin içerisine girmediklerini hatta işyeri sahibi...' in görevlilere gelin işyeri içerisine de bakın diye beyanda bulunduğunu ancak görevlilerin bu bizim işimiz değil diyerek içeriye girmediklerini , kazının yapıldığı gün davalı şirket görevlilerinin işyerinden ayrıldıktan sonra ben işyerinde elektrik olduğunu gördüğünü, elektriğin bir gün sonra direkten kesildiğini beyan etmiş, dinlenen davalı tanığı ... ;

iki yıl kadar önce çevredeki kaçak elektrik kullanımları olduğundan dava konusu edilen yerde rutin kontrol yaptıklarını, kontrol sırasında şu anda keşfi yapılan yerdeki direğin kenarında bulunan trafonun olduğu bölümde de kazı işlemi yaptıklarını, kazı işlemi sırasında toprak altında 30-40 cm mesafede trafo iniş kablosundan ek alınarak 3 faz kaçak bağlantı olduğunu tespit ettiklerini ve bu durumu fotoğrafladıklarını, tutanağı tuttuklarını, bu sırada içeriye girmek için izin talebinde bulunduklarını ancak kim olduğunu tam olarak bilemediği bir şahsın içeri giremeyeceklerini söylediğini ,

kazı işlemini bitirip tutanağı tuttuktan sonra ve tahminen yarım saat sonra hatırlayamadığı bir şahsın gelerek kendilerini içeriye davet ettiğini ancak aradan uzun süre geçtiği için kendilerinin çalışmaları sırasında içeride değişiklik yapılabileceğini düşünerek içeri girmediklerini işyerinden ayrıldıklarını aynı gün veya ertesi günü davalı şirketin yüksek gerilim elemanlarının iş yerinin elektriğini şebekeden kestiklerini, kazı sırasında ana şarteldeki elektriği kesmelerine rağmen kaçak bağlantı üzerinde enerjinin kesilmediğini belirlediklerini, bu belirlemeyi de yanlarındaki dedektör ile kontrol kalemi ile yaptıklarını,

kaçak kablo toprak altında gömülü olduğu için onu çıkartamadıklarını, dava konusu edilen işyerinde davacıdan önceki işletme zamanında tutanak tutulup tutulmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını, dosyada mevcut 12/12/2019 tarihli tutanak altındaki sağdaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiş, davalı tanığı ....

3-4 sene kadar önce dava konusu edilen yere kaçak tespiti amacıyla geldiğini , o tarihte Buca işletmesinde trafolu abonelerin kaçak kontrolü için çalışmalar yapıldığını, bu çalışmalar kapsamında dava konusu edilen yere geldiklerini, keşif yapılan işyerinin dışındaki bulunan direğin yanındaki trafoda kazı çalışması yaptıklarını, kazı ekibi betonu kırdıktan sonra toprak içinde araştırmaya devam ettiklerini, 50 cm kadar aşağıda trafo iniş kablosunun ölçü devresine girmeden önce ek yapılarak harici hatla ek yapıldığını gördüklerini , bu durumu tutanağa bağladıklarını,

tutanak tuttuktan sonra trafodaki enerji kesme kolunu aşağı indirerek enerjiyi kestiklerini, kazı çalışması sırasında öncelikle içeriye girmek ve gezmek istediklerini ancak işyeri sahibinin kendilerinin içeri girmesine izin vermediğini, işi bitirdikten takriben yarım saat sonra işyeri sahibinin kendilerine içeriye girebileceklerini beyan ettiğini ancak geçen süre içerisinde içeride değişiklik yapılabileceğini düşünerek ve artık içeriye girmenin bir faydası olmayacağını düşünerek içeri girmediklerini,

kazı sırasında söz konusu kaçak kablosunu sökmelerinin söylenmediğini ayrıca zaten kablonun durumu itibariyle de bulunduğu yerden sökülebilmesinin de imkan dahilinde olmadığını, dosyada mevcut 12/12/2019 tarihli tutanak altındaki sağdaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.

Yapılan keşif sonucu alınan 18/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; ELEKTRİK MÜHENDİSİ OLARAK dosya içerisindeki tüm yazışmalar detaylı incelenmiş olup;

Kaçak tahakkukunun nedeninin abonelikteki A.G KABLOSUNA yapılan müdahaleden

kaynaklandığının anlaşıldığını Yönetmeliğin 42 maddesine göre kaçak kullanım olduğu, sayaca

müdahale ederek kullanılmaması gerektiği, bunun dışında yapılan kullanımların usulsüz ve

kaçak işlemini içerdiği Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ' nin, “2018 Yönetmeliğin” 42/1-B

Maddesine göre kaçak kullanımı içerdiğinin iddiasında bulunulduğu anlaşıldığı, dosyası içerisinde yapılan incelemede bilgi ve belgeler dahilinde; yürürlükte bulunan yasal

düzenlemeler dikkate alınarak yapılan incelemede, yapılan

işlem kaçak yönetmeliğinin 42/b maddesine girdiği, bu çerçevede davacıya ait esas kullanım yeri için ...şirketince kaçağa ilişkin yapılan

işlemlerin yönetmelik ve mevzuat hükümleri kapsamında yapılmadığı değerlendirildiğinden, kaçağa ilişkin yapılan işlemin iptal edilmesi hususundaki görüşe

aynen katılındığı, GIDA MÜHENDİSİ YÖNÜNDEN:

10.04.2023 tarihinde yerinde incelemek ve dosya kapsamı ile davacı şirket

tarafından kaçak ve usulsüz elektrik kullanımı olup olmadığı, davalı tarafından

gerçekleştirilen enerji kesme işlemi doğrultusunda davacının zarara uğrayıp uğramadığı

uğradı ise bunun miktarı ile dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının

belirlenmesi hususunda bilirkişi heyetince incelemesi yapılması ve rapor yazılarak mahkemeye sunulması yönünden, yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucundaki

görüşlerinin mahkemeyi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığından hareketle;

Analizler bölümünde detayı açıklandığı üzere davacının deposuna ait depo sıcaklık-

nem kayıtlarının olmadığı, davacının Gıda Hijyeni Yönetmeliği’ne aykırı hareket

ettiği, depoya giren ürünlerin uygun şartlarda muhafaza edilip edilmediğini

hakkında değerlendirme yapılamayacağı, bu nedenle bozulduğu iddia edilen

ürünlerin enerji kesme işlemine istinaden bozulup bozulmadığının da tespitinin

mümkün olamayacağı, davacının bozulduğunu iddia ettiği ürünlerin davacı deposuna 05.09.2019-

24.11.2019 tarihleri arasında olduğu, bu ürünlerin enerji kesme işlemi günü olan

12.12.2019 tarihine kadar taze ve bozulmadan muhafaza edildiği , kesme işlemi

tarihinde bu ürünlerin tamamının depoda bulunduğuna dair resmi bir belgeye

rastlanmadığından ayrıca 12.12.2019 tarihinde 786 ton 511 kg ürünün kasalarda

depolama kapasitesi bakımından hacimsel olarak davacı deposunda muhafaza

edilmesinin mümkün olamayacağı bozulduğu iddia edilen ürünlerin miktarı ve

değeri hakkında değerlendirme yapılamayacağı ,

T.C. İZMİR ... SULH HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’ nin...

D.İş. sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda bozulan ürünlerin cinsleri ve miktarının

tespitinin yapılmadığı, bu ürünlerin giriş fişleri ile eşleştirilmesinin mümkün

Olmadığı , davacının 786 ton 511 kg bozulan ürünlerinin imhasına ait resmi

makamlarca düzenlemiş imha tutanağının olmadığı tüm bu nedenlerle gıda

maddeleri bakımından mahkemenin tespitini istediği zararın

hesaplanamayacağının düşünüldüğü, davacı işletmesi gibi, 7 odalı bir soğuk hava deposunun

12.24.2019 tarihinden itibaren 2 yıllık filli kapalı kalmasından( EK- de işletme

resmi olarak kapanmadığından sosyal güvenlik kurumlarına ödemeden kaynaklı

tüm zararları) ve doğmuş tüm zararlarının hesaplamasının yapılması

imkansız olup, işletmenin öncelikle aylık bazda kalem kalem geliri - giderinin

Hesaplanması sonra bunların yıllık bazına çevrilecek, yıllık kazancından da gelir-

gider hesaplanması , kalacak kazançtan da net karını ve yine, bu iki yıllık kayıp

karın faiz hesaplaması de tarafımızca yapılamayacağı ancak ve ancak işinde ehli

olan bilirkişiler tarafından bir 5 odalı aktif çalışan bir işletmeyi baz alarak

hesaplanması mümkün hale geleceğinden, davalı yanın mesnetsiz ve adeta tavsiye

verir ve yorumdan öte olmayan cevaplarının kabul edilmesinin olanaksız olduğu, MALİ YÖNDEN:

Görüleceği üzere davacı 2019 yılı içerisinde elektriğin 12.12.2019 tarihinde kesildiğinden

hareketle tatil günleri de dahil olmak üzere yaklaşık 18 gün kadar elektrikten mahrum kaldığı ,

bu dönem itibarıyla 18 günlük kıst süre için faaliyetine devam edemediği ve 2019 yılı

kapsamında 2.794,33.TL tutarında Net Kar elde ettiği ancak 18 günlük çalışılamayan

dönem nedeniyle ne kadar gelir kaybına uğradığının anlaşılamadığı, davacının 2020 faaliyet döneminde elektriğin tamamen kesilmesi nedeniyle bahse konu

iş yerinde ticari faaliyet gösterememiş ise de elektrik kısıtlamasına tabi olmayan işlerinden

dolayı 4.980,33.TL Net Kar elde ettiği ancak firmanın elektrik olmaması nedeniyle

uğramış olduğu ticari kayıplarını gösteren herhangi bir bilgi ve belge olmadığından davacının

mevcut beyanı dışındaki ticari kayıplarını tespit etmenin mümkün olmadığı, davacının 2021 yılı faaliyet döneminde elektriğin 01.01.2021 – 27.02.2021 kıst

dönemi kapsamında yani elektriğin olmadığı dönem dahilinde ticari kaybının olup olmadığı

hususunda herhangi bir bilgi ve belge olmadığından bu dönem için davacı kayıtlarından

Bahsetmenin mümkün olmadığı, ancak yılın geriye kalan yaklaşık 10 aylık dönemi içerisindeki

ticari faaliyetlerinden dolayı davacının 6.508,31.TL Net Kar elde ettiğinin görüldüğü, davacının 2022 yılı faaliyet döneminde (elektriğin kesik olmadığı tam yıl) elektrik

kesintisi olmaksızın faaliyetlerine tam manasıyla devam ettiği, davacının bu dönemde

41.816,49.TL sı dönem içi hasılat, 116.093,41.TL sı diğer gelirler olmak üzere toplamda

157.909,90.TL tutarında gelir matrahı beyan ettiği, yıl içi emtia ve giderlerin tenzili

neticesinde davacının 2022 yılı için ilgili vergi dairesine 14.610,94.TL tutarında Zarar

beyanında bulunduğunun görüldüğü, davacının son 4 yıla ait Gelir Beyannamelerinde

beyan ettiği kar ve zarar kalemlerinden hareketle davacının kesintiye konu olan 12.12.2019 –

27.02.2021 aralığındaki elektriğin olmadığı dönem için uğramış olduğunu iddia ettiği ticari

kar kaybına esas olabilecek incelemeye konu beyannameler haricinde herhangi bir ikna edici

veya hesaplamaya ve karar vermeye uygun belge ve bilginin sunulmadığı bu haliyle yukarıda

yer alan tespitlerin dışında herhangi bir tespit ve değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı

görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Rapora taraflarca itiraz edildiğinden itirazlar ile davacı tarafça sunulan uzman görüşü değerlendirilerek ve ayrıca davacının serbest tüketici olup olmadığı elektrik kesinti işleminin yapıldığı tarih itibariyle başka herhangi bir elektrik tedarik şirketinden elektrik hizmetini temin etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise bunun için gerekli olan makul sürenin ne olduğu,

davacının kaçak elektrik tespit tarihinden önceki geçmiş dönem ticari kazançları ve ilgili dönemdeki işletme faaliyetleri dikkate alınarak davacının başka bir elektrik tedarik şirketinden elektrik hizmeti alması için gereken makul sürede kazanç kaybının ne olabileceği konusunda ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş , alınan 30/01/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda. Mahkemenin ara kararında yer aldığı şekli ile davacının ... elektrik dağıtım

dışında başka bir kurum ve kuruluştan elektrik temin etmesinin yasal olarak mümkün

olmadığı, sadece yan komşudan uzatma ile idareten enerji alınabileceği, bunun da en

fazla birkaç saat veya bir iki gün, geçici olarak tesisata enerji verebileceği ancak davalı

...tarafından bu durum görüldüğünde usulsüz elektrik işlemi yapıldığından dolayı

elektriğin yine kesilebileceği,

bu tür geçici bağlantıyı yaparken, ... elektrikten gelen enerjiyi izole edip ( kesip)

bağlantının pano üzerinden yapılmasının 3 saat sürebileceği,

davacının bireysel olarak 100 KVA veya 160 KVA jeneratör kiralayarak veya satın

alarak tesisatını akuple edip( bağlayıp) besleyebileceği, o mahalde ve o sahada

enterkonnekte sistemden enerji alması konusunda başkaca bir imkan da olmadığı, tek

yetkilinin ...Elektrik Dağım A.Ş olduğu, tesisatına jeneratör kiralamasının veya

satın alınıp tesisatına bağlamasının süresi en az 3 günden aşağıda olamayacağı,

Jeneratörün pazarlayıcılardan bulunulması, getirtilmesi, yerin hazırlanması, eleman

temini ve kurulumun da apayrı bir efor ve masraf gerektireceği tespitinden hareketle;

davacının bahse konu soğuk hava deposuna davalı ... A.Ş. den başka biçimde sağlıklı

bir elektrik teminin mümkün olamayacağı,

mülkiyeti davacı ...’a ai... Mahallesi ... Buca İzmir adresinde

yer alan soğuk hava deposunun İzmir Ticaret Sicilinin ... sicil numarasında tescilli

...Soğuk Hava Deposu Nakliyat ...San.ve Tic.Ltd.Şti. ünvanlı şirketin aynı

zamanda ticari faaliyet merkez adresi olduğu, yine dava dışı ...Ltd.Şti.nin dosya

içerisinde yer alan vergi levhasından da görüleceği üzere 31.08.2018 tarihinden itibaren

Şirinyer Vergi Dairesi ' nin ... vergi nolu mükellefi olarak ayni adreste faaliyet

gösterdiği, dava dışı ... Ltd.Şti.nin 31.08.2018 tarihinden itibaren münferit imza

yetkili ortak ve müdürünün de davacı ... olduğu,

dava dışı ... Ltd.Şti.nin merkez adresi ve esas faaliyet alanı olan soğuk hava

deposuna ait elektriğin davalı şirket tarafından kesilmesi nedeniyle net biçimde zarara

uğradığı ve dava dışı şirketin faaliyet gösteremez kar elde edemez hale geldiği bu kapsamda

dava dışı şirketin üçüncü şahıslara ait olup deposunda muhafaza ettiği pek çok meyve

emtiasının da zarar gördüğü/görmesinin muhtemel olduğu,

davacı ...’ın ortağı ve münferit imza yetkili tek müdürü olduğu dava dışı ...

Ltd.Şti. nin merkez adresi olan ve şirketin faaliyet gösterdiği Soğuk Hava Deposunda

elektrik kesilmesi nedeniyle çalışamaması/faaliyet gösterilememesi nedeniyle muhtemel

kira bedeli kaybının olduğu/olacağı anlaşıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Bilirkişi kurulu ek raporunun alınmasından sonra davacı tarafça 21/05/2024 tarihli dilekçe ekinde dava dışı ... Soğuk Hava Deposu Limited Şirketi ' nin dava konusu edilen elektrik kesilmesi ile ilgili oluşan tüm alacağını davacı ... ' a temlik ettiğine ilişkin " Alacağın Temliki Sözleşmesi " sunulduğu belirlenmiştir.

Bilirkişi kurulu ek raporuna da itiraz edildiğinden itirazlar ve Mahkememizin 16/11/2023 tarihli ara karar doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş , alınan 16/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda.

Mahkemenin 21.06.2024 tarihli yazısı içeriğinde yer aldığı şekli ile Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi’ne gönderilen “delil olarak ileri sürülen ve ekte gönderilen 21.05.2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan (Alacağın Temliki Sözleşmesi) başlıklı sözleşmede damga vergisinin anlaşmaya taraf olanlarca ödenmiş olduğu belirlenemediğinden,

488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 1.ve 26.maddesi uyarınca resmi dairelerin ilgili memurlarının kendilerine ibraz edilen kağıtların damga vergisini arama ve vergi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olması durumlarında bu hususu bir tutanakla tespit etme veya bunları tutanak düzenleyip ilgili vergi dairesine göndermek vazifesi olduğundan,

ekte sunulu sözleşme incelenerek yasal gereğinin takdir ve ifası ve yapılan işlem sonuçlarının mahkememize bilgi arzı ihbaren rica olunur” denilmiş olup: bahse konu yazı cevabının halihazırda heyet tarafından beklendiği ayrıca davacı ...’ın dava konusu elektrik kesilmesinden kaynaklanan soğuk hava deposunda muhafaza edilen muhtelif mallardan dolayı oluşan zarar miktar ve tutarlarına esas olabilecek zarar görmüş emtialara yönelik dava dışı 3.şahıs firmalara yapmış olduğu veya yüklendiği tazminat veya sair belge ve ödemeler var ise bunlara yönelik yazılı belgelerin sunulması ve ayrıca elektrik kesilmesi nedeniyle zarara/hasara uğrayan emtianın

imhasına yönelik olarak ilgili belediyeye yapılmış başvuru, imha tutanakları, bu emtianın taşınmasına yönelik nakliye evrakları ve imha bedeline ilişkin belediyeye yatırılan harç tutarlarını gösteren belgelerin de ibrazı beklenmekte olup söz konusu belgelerin temini ve ibrazı yönünde takdirin mahkemeye ait olduğu, belirtilmiştir.

Son alınan ek rapora da itiraz edildiğinden Mahkememizin 12/12/2024 tarihli celsesinde ; sunulan son ek rapor doğrultusunda davacı vekiline raporda bahsi geçen belgeleri sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, belgeler sunulmadığı takdirde dosyadaki mevcut belgelere göre değerlendirme yapılacağının davacı vekiline ihtar edilmesine, belgeler sunulduğunda veya belgelerin sunulması için verilen süre dolduğunda tüm taraf itirazları değerlendirilerek ve ayrıca uzman görüşü de değerlendirilerek 16/11/2023 tarihli 1 nolu ara karar doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan 13/02/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda;

Kaçak tahakkukunun nedeninin abonelikteki A.G KABLOSUNA yapılan müdahaleden

kaynaklandığının anlaşıldığı, yönetmeliğin 42. maddesine göre kaçak kullanım olduğu, sayaca

müdahale ederek kullanılmaması gerektiği, bunun dışında yapılan kullanımların usulsüz ve kaçak

işlemini içerdiği Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ' nin, “2018 Yönetmeliğin” 42/1-B Maddesine göre kaçak kullanımı içerdiğinin iddiasında bulunulduğunun anlaşıldığı, dosya üzerinde ve yürürlükte bulunan yasal

düzenlemeler dikkate alınarak yapılan incelemede, yapılan işlemin kaçak

yönetmeliğinin 42/b maddesine girdiği, bu çerçevede davacıya ait esas kullanım yeri için ... şirketince kaçağa ilişkin yapılan işlemlerin

yönetmelik ve mevzuat hükümleri kapsamında yapılmadığı değerlendirildiğinden, kaçağa ilişkin

yapılan işlemin iptal edilmesi hususundaki görüşe aynen katıldıkları, davacının ... elektrik dağıtım dışında başka bir kurum ve kuruluştan elektrik temin

etmesi yasal olarak mümkün olmadığı, sadece yan komşudan uzatma ile idareten enerji alabileceği bunun da en fazla birkaç saat veya bir iki

gün, geçici olarak tesisata enerji verebileceği, bunu... görürse usulsüz elektrik işlemi yaptığı

gibi elektriğini de keseceği, bu tür geçici bağlantıyı yaparken... elektrikten gelen enerjiyi izole edip ( kesip)

bağlantının pano üzerinden yapılmasının 3 saat sürebileceği ancak davacı kendisi 100 KVA veya 160 KVA jeneratör kiralayarak veya satın alarak

tesisatını akuple edip( bağlayıp) besleyebildiği, dava konusu mahalde ve o sahada enterkonnekte sistemden enerji alması konusunda başkaca bir

imkan olmadığı, TEK yetkilinin ... Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğu, tesisatına jeneratör kiralamasının veya satın alıp tesisatına bağlamasının süresi en az 3

günden aşağıda olamayacağı, kiralanacak olası bir jeneratörden temin edilecek elektriğin

maliyetinin de çok yüksek olacağı, fiyatının çok yüksek olacağı ekonomik olmayacağının

görüldüğü, mahkemenin ara kararı gereğince gerek asıl gerek ek raporlarda yer alan Elektrik-

Gıda yönünden yapılan değerlendirmeler ile Mali yönden yapılan değerlendirmelere ilişkin

olarak görüşlerinde herhangi bir değişikliğin olmadığı, mahkemenin ara kararı içeriğinde Uzman Görüşünde yer alan tespit ve değerlendirmelere

de yer verilmesi istendiği görülmekte olup buradan hareketle mahkemece heyetçe

yapılan değerlendirmeler ile bahse konu “Uzman Görüşü” kapsamındaki tespit ve

değerlendirmelerin davacı lehine kabulü halinde davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla

1.568.438,96.TL tutarında kazanç kaybı yönünden alacaklı olacağı tespit edilmiş olup takdirin mahkemeye ait olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça davalı tarafından davacı tarafça kaçak elektrik kullanıldığından bahisle davacının elektriğinin kesildiği, yapılan işlemin haksız olduğu, haksız elektrik kesintisi sonucu davacının maddi ve manevi olarak zarar gördüğünden bahisle oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalı hakkında dava açıldığı,

Davalı tarafça... Sokak No...Mevkii...Mahallesi Buca/İZMİR adresinde bulunan 12000163 tesisat numaralı aboneliğin yerinde yapılan inceleme de "trafodan çıkan AG kablosunun ölçü devresinin yer altı geçişinden zemin altından AG kablosu yarılarak R-S-T fazlarına harici bağlantı yapılmak'' suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği , tutanağa istinaden davacı adına ...seri numaralı 1.058.435,07 TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğu, faturaya dayalı olarak davacı hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü ' nü... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı ve davacı tarafın elektriğinin kesildiği ,

Davalı tarafın kaçak kullanım faturasına ilişkin davacı tarafından EPDK'ya başvurulduğu, 01.03.2021 tarih ve 2498 sayılı EPDK yazısına istinaden güç tespiti yapılmamış olduğundan davalı şirketçe kaçağa ilişkin yapılan işlemlerin iptal edilmesinin talep edildiği, söz konusu yazı gereği ... adına tahakkuk edilen ... seri numaralı 1.058.435,07 TL kaçak kullanım faturasının iptal edildiği ve davalı tarafça 21/05/2021 tarihli dilekçe ile takipten vazgeçildiği , icra müdürlüğünce 23/05/2021 tarihinde dosyanın vazgeçme sebebi ile işlemden kaldırılmasına karar verildiği,

Alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında da belirtildiği üzere kaçak tahakkukunun "Trafodan çıkan AG kablosunun ölçü devresinin yer altı geçişinden zemin altından AG kablosu yarılarak R-S-T fazlarına harici bağlantı yapılmak'' sebebiyle düzenlendiği ve söz konusu müdahalenin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ' nin 42. maddesine göre kaçak kullanım niteliğinde olduğu ancak davacıya ait iş yeri için davalı ... tarafından kaçağa ilişkin yapılan işlemlerin

yönetmelik ve mevzuat hükümleri kapsamında yapılmadığı ve dava konusu edilen kaçağa ilişkin

yapılan işlemin iptal edilmesi gerektiği, davalı tarafça da söz konusu işlemin iptal edildiği ve kaçağa ilişkin yapılan icra takibinden de vazgeçildiği,

Davalı ... tarafından yapılan kaçağa ilişkin işlem usul ve yasaya uygun olmayıp iptali gerektiğinden söz konusu işleme dayalı yapılmış olan elektrik kesme işleminin de dayanağının kalmadığı ve elektrik kesme işleminin de usulsüz, haksız işlem niteliğinde olduğu ve davacının haksız elektrik kesme işleminden dolayı bir zararı oluşmuş ise bu zararın davalı tarafından giderilmesinin gerektiği,

Kaçak tespitine yönelik işlemin abone davacı ... yönünden yapıldığı ancak elektriği kesilen işletmenin dava dışı ... Soğuk Hava Deposu Limited Şirketi tarafından işletildiği , haksız elektrik kesme işleminden dolayı bir maddi zarar oluşmuş ise bu zararın dava dışı ... Soğuk Hava Deposu Limited Şirketi tarafından talep edilebileceği , davacı tarafça 21/05/2024 tarihli dilekçe ekinde Mahkememize sunulan 25/02/2021 tarihli " Alacağın Temliki Sözleşmesi " nde dava dışı ... Soğuk Hava Deposu Limited Şirketi ' nin dava konusu edilen elektrik kesilmesi ile ilgili oluşan tüm alacağını davacı ... ' a temlik ettiği , temlik sözleşmesi göz önüne alındığında oluşan maddi zararın davacı ... tarafından talep edilebileceği ,

Davacı tarafça maddi tazminat talebi kapsamında ; 12/12/2019 -27/12/2021 tarihleri arasında elektriğin kesik olduğu dönemde soğuk hava deposunda bulunan malların bozulması sebebiyle bozulan malların bedellerinin mal sahiplerine ödenmesinden dolayı oluşan maddi zarar, ödeme yapılabilmesi için elden çıkarılan menkul ve gayrimenkuller ile araçların satılmasından dolayı oluşan maddi zarar ve soğuk hava deposunun kapalı kaldığı dönemde soğuk hava deposunun getireceği aylık ve yıllık kar marjlarının tamamen kaybedilmesinden oluşan maddi zararın talep edildiği ,

Davacının soğuk hava deposunun kapalı kaldığı dönemde soğuk hava deposunun getireceği aylık ve yıllık kar marjlarının tamamen kaybedilmesinden oluşan maddi zarar talebi kapsamında dava konusu edilen iş yerinin soğuk hava deposu niteliğinde bir iş yeri olması dolayısıyla elektriğin kesik kaldığı tüm dönem itibariyle kar kaybına uğrayabileceği ve davacı tarafın kar kaybı talebinin yerinde olduğu, bilirkişi kurulu raporunda net kar kaybı yönünden hesaplama yapılamadığı ancak elektriğin açık ve kesik olduğu dönemlere ilişkin ticari defterlere dayalı net kar - zarar miktarlarının belirtildiği,

Mahkememizce söz konusu rakamlar göz önüne alınarak davacının oluşabilecek net kar kaybının hesabının yapıldığı, yapılan hesaplamada davacı iş yerinin elektriğinin açık olduğu 01/01/2019 -12/12/2019 tarihi itibariyle oluşan net kar kaybının baz alındığı, bu dönem itibariyle davacının 2.794,33 TL tutarında net kar elde ettiği, dönem içi sürenin 345 gün olup davacının günlük net kar kaybının ise 8,10 TL tutarında olduğu,

elektriğin kesik kaldığı toplam gün sayısının 444 gün olup, davacının elektriğin kesik olduğu 444 gün için net gelir kaybının ise 3.596,40 TL tutarında olduğu ve davacının söz konusu maddi tazminat talebinin bu miktar üzerinden kabulünün gerektiği,

Davacının 12/12/2019 -27/12/2021 tarihleri arasında elektriğin kesik olduğu dönemde soğuk hava deposunda bulunan bütün malların bozulması sebebiyle bozulan malların bedellerinin mal sahiplerine ödenmesinden dolayı oluşan maddi zarar talebi kapsamında bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında belirtildiği üzere davacının deposuna ait depo sıcaklık-

nem kayıtlarının olmadığı , davacının Gıda Hijyeni Yönetmeliği’ne aykırı hareket

ettiği, depoya giren ürünlerin uygun şartlarda muhafaza edilip edilmediği

hakkında değerlendirme yapılamayacağı, bu nedenle bozulduğu iddia edilen

ürünlerin enerji kesme işlemine istinaden bozulup bozulmadığının da tespitinin

mümkün olamayacağı, davacının bozulduğunu iddia ettiği ürünlerin davacı deposuna 05.09.2019-

24.11.2019 tarihleri arasında alındığı, ürünlerin enerji kesme işlemi günü olan

12.12.2019 tarihine kadar taze ve bozulmadan muhafaza edildiği, kesme işlemi

tarihinde bu ürünlerin tamamının depoda bulunduğuna dair resmi bir belgeye rastlanmadığı ayrıca 12.12.2019 tarihinde 786 ton 511 kg ürünün kasalarda

depolama kapasitesi bakımından hacimsel olarak davacı deposunda muhafaza

edilmesinin mümkün olamayacağı bozulduğu iddia edilen ürünlerin miktarı ve

değeri hakkında değerlendirme yapılamayacağı, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi ’ nin...

D.İş. sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda bozulan ürünlerin cinsleri ve miktarının

tespitinin yapılmadığı, bu ürünlerin giriş fişleri ile eşleştirilmesinin mümkün olmadığı, davacının 786 ton 511 kg bozulan ürünlerinin imhasına ait resmi

makamlarca düzenlenmiş imha tutanağının olmadığı, zarar görmüş emtialara yönelik dava dışı 3.şahıs firmalara yapılan veya yüklenilen tazminat veya ödemeler ile ilgili davacı tarafça yazılı belge sunulmadığı, elektrik kesilmesi nedeniyle zarara/hasara uğrayan emtianın imhasına yönelik olarak ilgili belediyeye yapılmış başvuru, imha tutanağı ,emtianın taşınmasına yönelik nakliye evrakları ve imha bedeline ilişkin belediyeye yatırılan harç tutarlarını gösteren belgelerinde sunulmadığı tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacının söz konusu kalem yönünden oluşan zararı ve zarar miktarını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı ve davacının bu kalem yönünden talebinin reddinin gerektiği,

Davacının bozulan mallar yönünden ödeme yapılabilmesi için elden çıkarılan menkul ve gayrimenkuller ile araçların satılmasından dolayı oluşan maddi zarar talebi kapsamında davacı tarafça bozulan malların bedellerinin mal sahiplerine ödenmesinden dolayı oluşan maddi zarar talebi ispat edilemediğinden ve ödeme yapıldığının ispat edilememiş olması sebebiyle ödeme yapma amacıyla mal satışı talebi yönünden de davacının ispat külfetini yerine getiremediği,

Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise abone davacının elektriğinin iki yıla yakın bir süre kesildiği ve kesim işleminin de suç niteliğinde de sayılabilecek kaçak elektrik kullanımına dayalı olduğu, davacının iş adamı olup haksız yere kaçak elektrik kullanımı ile suçlanması sonucu itibar kaybına uğradığı, eylemin davacı tarafın iktisadi kişiliğine yönelik, ticari itibarını sarsıcı mahiyette olup kişilik haklarına tecavüz ettiği ve davacı tarafın manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, olayın niteliği, davacının ekonomik ve sosyal durumu ve paranın satın alım gücü göz önüne alınarak uygun miktarda manevi tazminatın davacı lehine hüküm altına alınmasının gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının maddi tazminat talebi ile ilgili davasının KISMEN KABULÜ ile 3.596,40 TL maddi tazminatın 12.12.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının maddi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin isteğinin REDDİNE,

2-Davacının manevi tazminat talebi ile ilgili davasının KISMEN KABULÜ ile 100.000,00 TL manevi tazminatın 12.12.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Manevi tazminat ile ilgili fazlaya ilişkin isteklerin REDDİNE,

3-Alınması gerekli 7.076,67 TL harçtan peşin alınan 34.155,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 27.078,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine ,

4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.596,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden AAÜT 13/3 maddesi gereğince hesaplanan 3.597,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden AAÜT 10/2 maddesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafça yapılan 20 davetiye bedeli 285,00 TL, posta masrafı 3,00 TL, keşif ve bilirkişi inceleme ücretleri 14.174,90 TL olmak üzere toplam 14.462,90 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 749,15 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına,

Davacı tarafça yatırılan 7.168,87 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 68,38 TL sinin davalılardan 1.251,62 TL sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına ,

Dair tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ...le davalı vekili Av. ...nun yüzüne karşı, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

19/06/2025 Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Katip ... · E-imzalıdır

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/380, K. 2025/509, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/380
Karar No
2025/509
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/382 K.2025/542
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/384 K.2025/443
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/385 K.2025/426
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/389 K.2025/569
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/389 K.2025/397
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/390 K.2025/492

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.