KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Esas no
- 2022/408
- Karar no
- 2022/754
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/05/2022
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının, davalı şirket yetkili bayisi olan ...
Makina Tekstil Teknolojilerinden 19.02.2016 tarihinde yazılım programı olarak tekstil imalatında kullanılmak üzere kalıp çıkarma ve üretime aktarma için kullanılan Wearcadfe 2.1 programı ile bu programın kullanım destek ve versiyon güncelleme paketini satın aldığı, davacının satın aldığı ürünü kullandığı, bu program ile ürettiği ürünlerin satışını yaptığı, sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği, 2022 yılına gelindiğinde davalı şirketin programın güncelleme kodlarını vermediği, bu kodların verilmesine ilişkin taleplere olumsuz cevap verildiği, Karşıyaka 5.Noterliğinden ihtarname çekildiği,
sözleşmeye aykırılık nedeniyle işbu davayı ikame ettiklerini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın tacir olmaması sebebiyle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, davacı tarafın delil dilekçesinde ve dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sözleşme ve fatura içeriklerine bakıldığında davalı müvekkil ile akdedilen bir sözleşme olmadığı gibi aralarında bir ticari ilişki olmadığı, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacı tarafından malın ayıplı olduğu ihbarının süresi içinde yapılmadığı, davacı taraf dava dilekçesinde dava dışı 3.şahıs ...'ın davalı müvekkil şirketin bayisi olduğunu iddia ettiği, davacı tarafın delillerine bakıldığında buna ilişkin bir bayilik sözleşmesi bulunmadığı,
dava dışı 3. Şahıs ... ile davalı müvekkil şirket arasında bayilik sözleşmesi veya ticari ilişkisi bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında yazılım programı alım satımına ilişkin sözleşme imzalandığı, davacının, davalı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirmediğinden bahisle işbu davayı ikame ettiği, uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın mutlak ticari dava olarak nitelendirdiği bir uyuşmazlık konusunda olmadığı, ayrıca tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı bir uyuşmazlığın olmadığı, bu bağlamda uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, 6102 sayılı yasanın göreve ilişkin sınırı çizerken ticari iş kavramından hareket etmediği, ticari işletme kavramından hareket edildiği,
yapılan araştırma neticesinde davacının tacir olmadığı bundan dolayı görevli mahkemenin somut olayda İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebi ile görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/408, K. 2022/754, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama