İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1068 K.2026/14

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

Esas2024/1068Karar2026/14Tarih7 Ocak 2026Okuma12 dk · 2.402 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
7 Ocak 2026
Esas no
2024/1068 Esas
Karar no
2026/14
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
16/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.402 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

İDDİA VE SAVUNMA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkil ile davalı şirket arasında akdedilen. 07/05/2024 tarihli, Hizmet İşbirliği Sözleşmesinin mevcut olduğu, ancak davalı şirket işi tamamlamadan bıraktığı için, iş bu sözleşme sözleşmede yazılı son teslim tarihinde, davalı şirket yüklendiği işleri teslim etmediği, sözleşmede yazılı edimlerin ifası süresinde gerçekleşmediği ve davalı tarafa hiçbir şekilde ulaşılamadığı için hizmet sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği,

her ne kadar anlaşmanın toplam bedeli, 850.000,00-TL ise de, davalı şirket yüklendiği işe başlamış ancak hiçbir işin teslimini yapmadığını, müvekkilden parasını alıp, üstlendiği ancak yapmadığı işlerin bedeli için, hiçbir geri ödeme yapmayan ve bu itibarla haksız kazanç sağlayan ve hiçbir delili olmadan, hukuki süreci uzatmak maksadıyla, tabiri caiz ise tek cümle ile icra takibine itiraz eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline ve şimdilik icra takip dosyasının 23.400,00-TL alacağı yönünden takibin devamına karar verilmesini" talep etmiştir.

Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiştir.

DELİLLER

-İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya sureti, -Bilirkişi ...'ın 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava cari hesap alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında alacağına istinaden 254.000,00 TL asıl alacak üzerinden 31/07/2024 tarihinde icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 09/08/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin 09/08/2024 tarihinde durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 16/12/2024 tarihinde ikame ettiği anlaşılmıştır.

Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari satımdan kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.

Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, Bilirkişi ...'ın 24/06/2025 tarihli raporunda; "...Davacının incelemeye sunduğu 2024 ve 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'na süresinde yüklendiği,..., ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinde davalıya ait bir cari hesabın bulunmadığı bu nedenle ticari defter kayıtlarında davacı ile davalı arasında bir borç alacak bakiyesinin olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Davacının “işveren”, davalının “yüklenici” sıfatını taşıdığı, sözleşme konusu malzemelerin fiyat ve özelliklerinin aşağıdaki gibi olduğu,

URLA GÜZELBAHÇE

KAPI 10 ADET 8 ADET

HİLTON BANYO — 4ADET 2 ADET

MUTFAK 20MT 26.80MT

... TAŞ 8MT 10MT

MERVİDEN 2.ADET

ücretlendirme; KAPILAR 18 ADET: — 7000TLx 18 = 126.000TL HİLTON BANYO — 6 ADET 6000TL x 12 = 72.000 TL MUTFAK 46.80M. 6000TL x 46.80m = 280.800TL MERDİVEN 110.400TL x 2 Ad = 220.800 TL ... MARKA TAŞ2 ADET 6000TL x 18m = 108.000 TL

TOPLAM= 807.600 TL

İSKONTO= 34.850 TL

KDV %10= 77.2750 TL

GENEL TOPLAM= 850.000 TL

Sözleşmenin ödeme ile ilgili maddesinde “3.7 İşveren' in Yüklenici firmaya; ilk ödeme 470.000 TL olan kısmı kredi kartı ile vade farksız 6 ay taksitle ödenecektir.

Kalan 380.000 TL olan kısmı iş tamamen bitiminde nakit olarak ödenecektir.” Şeklinde düzenlemenin bulunduğu, 07.05.2024 tarihli sözleşmede tarafların kaşesi ve kaşe üzerlerinde imza bulunduğu görülmektedir.Davacının bilirkişiliğimize gönderdiği belgede, sözleşmeyle kararlaştırılan 470.000,00 TL ilk ödemenin davacı firmanın tek ortağı olan ...” in sahibi bulunduğu bir diğer tüzel kişilik olan ...

A.Ş.'ne ait kredi kartı ile yapılacağı, ancak ödemenin davalıya değil davalının borcunun bulunduğu ... isimli firmaya yapılacağının kararlaştırıldığı görülmektedir.Davacı tarafından gönderilen, ... — ... firmasına ait ... Bankası ... numaralı kredi kartına ait ekstrelerde 07.05.2024 tarihinde 470.000,00 TL tutarında işlem yapıldığı, işlemin alıcı tarafının “...” olarak yazıldığı görülmektedir.

Bilirkişiliğimizce Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında yapılan incelemede İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile kayıtlı olan ... Şirketi” nin 29.01.2024 tarihine kadar tek ortağının ... T.C, kimlik numaralı ... olduğu, bu tarihte tüm payını devrettiği ve ortaklıktan ayrıldığı görülmektedir. Davalı Şirketin Sayın Mahkemeye Ticari Defterlerini Sunmadığı ve Yerini Bildirmediği Görüldüğünden Davalı Ticari Defterleri Üzerinde İnceleme Yapılamamıştır...

Tarafların 850.000,00 TL bedel ile anlaştığı, davalı tarafından davacıya 01.08.2024 tarihinde 215.000,00 TL tutarında ürün teslimatı yapıldığı ve davacı tarafından peşin ödenen 470.000,00 TL dan mahsubu sonrası 254.000,00 TL davacı alacağı kaldığı belirtilerek 215.000,00 TL tutarındaki ürünlere ilişkin bir liste “sunulmuştur..." yönünde tespit içeren raporunu dosyaya ibraz etmiştir.

6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir.

"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması

MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır.

İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür.

İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.

Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir.

Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder.

Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder.

Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez.

Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.

Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir.

Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez.

İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir.

Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir.

Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.

YİBBGK 27.06.2003 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir.

Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.

Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır.

Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.

Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.

Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir.

Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır.

İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.

Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.

Ayrıca Yargıtay ... HD ... Esas, ... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.

Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediği, cevap dilekçesi sunmadığı, dosyaya sunulu 07/05/2024 tarihli sözleşmeden anlaşıldığı üzere "... adresindeki tüm villaların yukarıda ayrıntısı yazılı işleri için 850.000,00 TL bedel karşılığında davalı şirket ile anlaşıldığı, ödemenin 470.000,00 TL olan kısmının kredi kartı ile kalan 380.000,00 TL kısmının iş tamamen bitiminde nakit olarak ödeneceği yönünde anlaşıldığı, işin bitim tarihinin temmuz ayı sonu olarak belirlendiği,

470.000,00 TL ödemenin , davalı şirketin borçlu olduğu dava dışı ... ödenmesi yönünde davalı şirketin kaşeli ve imzalı yazılı onamı doğrultusunda 07/05/2024 tarihinde 470.000,00 TL ödemenin dava dışı ...'ye yapıldığı, alıcı olarak gözüken ...'in ... ortağı ve temsilcisi olduğu, davacı şirketin yaptığı 470.000,00 TL ödeme sonrası davacıya 215.000,00 TL bedelinde ürün teslimi yapıldığı, 254.000.00 TL tutarında ürünün teslim edilmediği yönünde ve hizmet sözleşmesinin feshedildiğine dair 05/08/2024 tarihli ihtarnamenin davacı şirket tarafından davalıya gönderildiği, davalı şirketin ihtarnameye cevap vermediği,

dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldığından , bilirkişi raporu, davacı tarafından sunulan bilgi ve belgeler dikkate alındığında, dava değerinin 23.400,00TL miktar olması ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kabulüne kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davanın KABULÜ ile,

İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın taleple bağlı kalınarak 23.400,00 TL alacak yönünden iptali ile takibin 23.400,00 TL yönünden DEVAMINA,

Dava değeri olan 23.400,00 TL 'nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2- Alınması gerekli 1.598,45 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.170,85 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 655,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 6.510,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 23.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,

6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2026

Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1068, K. 2026/14, 7 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia Ve Savunma
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Urla Güzelbahçe
  7. Kapı 10 Adet 8 Adet
  8. Hilton Banyo — 4ADET 2 Adet
  9. Mutfak 20MT 26.80MT
  10. ... Taş 8MT 10MT
  11. Merviden 2.ADET
  12. Toplam= 807.600 Tl
  13. İskonto= 34.850 Tl
  14. Kdv %10= 77.2750 Tl
  15. Genel Toplam= 850.000 Tl
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1068
Karar No
2026/14
Tarih
7 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1068 K.2026/68
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1069 K.2026/130
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1069 K.2026/23
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1070 K.2026/77
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1070 K.2026/45
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1071 K.2026/34

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.