KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/350 Esas
- Karar no
- 2020/760
- Esas no
- 2013/918 Esas
- Karar no
- 2013/547
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 25/01/2013
Karar Metni
1.591 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalılardan ...'un sevk ve idaresindeki maliki olduğu ... plakalı araçla 11/08/2012 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazasından sonra müvekkillerinin murisi ...'ın 15/08/2012 tarihinde Ege Üniversitesi hastanesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile ceza davasının Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, murisin sağlığında çiftçilik yaparak müvekkillerine destek olduğunu, murisin ölümü nedeni ile müvekkillerinin baba desteğinden, yardım ve hizmetinden yoksun kaldıklarını,
eğitimlerinin sürdürmelerinin neredeyse imkansız hale geldiğini, müvekkillerinin aylık 400 Euro kira ödediklerini, mütevffanın öldüğünde 41 yaşında olduğunu, ölüm nedeni ile müvekkillerinin derin üzüntü içinde kaldıklarını, kazadan sonra sigorta tarafından müvekkillerine kısmı ödeme yapıldığını, müvekkillerinin zor durumda olduklarından bu ödemeyi kabul etmek zorunda kaldıklarını ancak mağduriyetlerinin çok daha fazla olduğunu belirterek müvekkilleri ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00TL maddi, 100.000,00TL manevi tazminat olmak üzere 220.000,00TL tazminatın faiziyle beraber davalı ... dan,
yine müvekkilleri ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00TL olmak üzere toplam 2.000,00TL tazmnatın faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/918 Esas, 2013/547 Karar sayılı dosyasında; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile ve özetle; davacıların müşterek çocukları ...'ın davalı ...'un idaresinde olan araç tarafından trafik kazası nedeniyle hayatını kaybettiğini, ...'un ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda birinci derece kusurlu bulunarak taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan mahkum olduğunu, davacıların ölen çocukları ... desteğinden yoksun kaldıkları için Davalı ... aleyhine 60.000,00-Manevi tazminata hükmedilmesini, davalı sigorta yönünden de poliçe limiti ile sınırlı kalmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ceza dosyasının halen derdest olduğunu, müteveffanın davacı eşi ... Almanyada boşandığını, ancak kararın tenfiz edilmediğini, bu nedenle tarafların evli olarak görüldüğünü, müteveffanın Türkiyede 10 yıldır başka bir kadınla birlikte yaşadığını, destekten yoksun kalmaya ilişkin açılan davanın yersiz olduğunu, müteveffanın almanyada bulunan eşi ve kızına her hangi bir maddi yardımının söz konusu olmadığını, müteveffanın oldukça varlıklı birisi olup, ölümünden sonra davacıların onun mal varlıklarını satmaya başladıklarını, cenaze masraflarının trafik sigortası tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde dava önesinde açılan hasar dosyası açıldığını ve aktüer raporu hazırladığını, davacılar için 64.661,27TL tazminat hesaplandığını, hesaptan %25 indirim yapılarak davacılara 28/11/2012 tarihinde 48.495,95TL destekten yoksun kalma tazimanıt ödendiğini, tespit edilen zararın aktüer incelemesi sonucu belirlendiğini, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasına, olmaz ise asıl alacak yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, maddi tazminat davası olup, 08/09/2015 tarih ve Mahkememizin ...
Esas, ... karar sayılı kararı ile; ana davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne . karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/12/2019 tarih 2019/508 Esas, 2019/11797 Karar sayılı bozma ilamı ile "...6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar, olay tarihi, tarafların kusur durumları gibi hususlar da dikkate alındığında, davacılar için takdir edilen manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA..." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkememizin 2020/350 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda bozmaya uyulmuştur.
Bozma sonrası bozma nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Mahkememizce kazanın oluş şekli, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kazanın üzerinden geçen zaman aralığı, davacıların ve davalının ekonomik-sosyal durumları ayrı ayrı dikkate alınarak, Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin bozma kararında, bozma öncesi hükmedilen tazminat miktarının bir miktar fazla olduğunun belirtildiği de gözetilerek manevi tazminat miktarı davacı eş için 30.000,00TL, davacı çocuk için 30.000,00TL; birleşen dosya davacısı baba için 15.000,00TL, birleşen dosya davacısı için 15.000,00TL olarak belirlenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/350, K. 2020/760, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama