KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/649 Esas
- Karar no
- 2021/569
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/11/2020
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın .../İzmir Şubesi ile davalı ... arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi sözleşmesi ve Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi imzalandığını, Karşı taraf davalı-borçlu tarafından ödenmesi gerekirken borç bakiyesinin müvekkili bankaya ödenmediğini, Bornova ... Noterliği’nin 25.08.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya keşide edildiğini, borcun ödenmemesi sebebi ile İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, borca itirazın iptali ile yapılan takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, banka kayıtları, genel kredi sözleşmesi ve Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığının tespiti için yapılan bilirkişi inelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...tarih tarihi olan 28/11/2019 tarihi itibariyle, davalının borcunun 81.327,94-TL asıl alacak, 10.301,54-TL işlemiş faiz, 515,07-TL BSMV olmak üzere toplam 92.144,55-TL olduğu ..." tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince açılmış kredi sözleşmesine dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2-Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 23/06/2014 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi nedeniyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
3-İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafından ticari kredi sözleşmesi nedeniyle 81.327,94TL asıl alacak, 10.970,20-L İşlemiş Faiz, 548,51-TL BSMV olmak üzere toplam 92.846,65-TL tutarlı takipte bulunulduğu görülmüştür.
4-Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davalı şirket ile davacı banka arasında 23/06/2014 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, 28/08/2019 tarihli Bornona ...Noterliği ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı gönderildiği görülmüştür.
5-Dosya bankacılık hesaplamaları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş. Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 10/03/2021 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde;
"...tarih tarihi olan 28/11/2019 tarihi itibariyle, davalının borcunun 81.327,94-TL asıl alacak, 10.301,54-TL işlemiş faiz, 515,07-TL BSMV olmak üzere toplam 92.144,55-TL olduğu ..." şeklinde tespitte bulunulmuştur.
6-Dosyaya sunulan bilirkişi raporu, kredi sözleşmesi, ihtarname ve diğer dosya delilleri birlikte incelendiğinde davacı banka tarafından kullandırılan kredi nedeniyle davalı şirketin asıl borçlu olarak sorumlu olduğu, icra takibine itiraz edilmiş olmakla birlikte gerek icra takibine itirazda gerekse dava sırasında yapmış oldukları bir ödeme veya borcu azaltan veya sona erdiren bir ödeme bulunduğuna dair delil ibraz edilmediği, dosyaya giren bilgi ve belgelerden icra takip aşamasında faiz oranının fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de dava konusu kredinin ticari kredi niteliğinde olduğu,
taraflar arasında serbestçe faiz belirlenmesinin esas olduğu bu nedenle akdi faiz oranına itiraz edilemeyeceği gözetilerek yeniden rapor aldırılmasına gerek duyulmamış, dosyaya sunulan rapor ile tespit edilen sorumluluk tutarları mahkememizce de benimsenmek suretiyle bu tutarlar üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
7-Dava konusu alacak miktarı taraflarca imzalanan sözleşme ile belirlenmiş olup davalının sorumlu olduğu tutarı belirlemesi mümkündür. Bu nedenle alacağın likit olduğu değerlendirilmekle itirazın iptaline karar verilen toplam alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi uygun görülmüştür.
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11. maddesinde "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur." düzenlemesi mevcuttur. Her ne kadar dava sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de aktarılan düzenleme doğrultusunda yapılan incelemede dosyaya sunulan 15/09/2020 tarihli arabuluculuk son tutanağına göre davalıların arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı anlaşıldığından davalılar yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuştur.
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup davanın kabul ve ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerekmektedir.
Görülmekte olan dosyada her ne kadar arabuluculuk yoluna gidilmiş ise de arabuluculuk dosyasının incelenmesinde gerekçeli kararın yazıldığı tarih itibariyle arabuluculuk sarf kararının düzenlenmediği, devlet hazinesinden henüz sarf edilmemiş olan arabuluculuk ücretinin bu aşamda taraflardan tahsil edilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, ilerleyen aşamalarda arabuluculuk ücretinin arabulucuya ödenmesi halinde bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılabileceği değerlendirildiğinden bu aşamada bu hususa değinilmesi yeterli görülmüş, ayrıca harç tahsil müzekkeresi yazılmasına gerek görülmemiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/649, K. 2021/569, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama