KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2021
- Esas no
- 2021/258 Esas
- Karar no
- 2021/1009
- Dava
- Menfi tespit(Kambiyo senetlerinden kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/12/2019
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ...Sokak No:....Yeşilova Çamdibi Bornova/İzmir adresinde bulunan işyerini davalı ...'dan devraldığını, devir bedelinin 13.600,00.-TL'lik kısmını ...'ın borçlu olduğu ... isimli dava dışı kişiye ödediğini, 15.000,00.-TL'lik kısmını ise nakit olarak ...'a verdiğini, bunların haricinde 32.000,00.-TL'lik bir senet tanzim ettiğini, ancak işyerini devraldıktan sonra elektrik sayaçlarının kullanıma uygun olmadığının belirlendiğini, ...'a yaptığı başvuru neticesinde kendisine ...'ın veyahut ...'in elektrik abonesi olmadığının bildirildiğini ve yeni bir abonelik tesis ettirildiğini,
bu işlemler için 15.000,00.-TL kadar bir ödemede bulunduğunu, bu sırada borçlu olduğu 32.000,00.-TL'lik senedin ... tarafından işleme konulduğunu, ancak kendisinin elektrik kesintisinden dolayı hiçbir faaliyette bulunamadığını, bu nedenlerle davalı ...'a verdiği 32.000,00.-TL bedelli ...Bankası Yeşilova Şubesi'ndeki senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER
Kira sözleşmesi, senet fotokopisi delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. 2-Her ne kadar 18.11.2021 tarihli celsede dava davacı tarafından takip edilmemiş ise de dava şartı hususu mahkemece her aşamada resen değerlendirilmesi gerektiğinden dosya bu yönüyle incelenmiş ve karara bağlanmıştır.
2-Dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda “sıfat” olarak tanımlanmakta ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunlu bulunmaktadır. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir.
Subjektif hak kendisinden istenilebilecek kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kişi olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Subjektif hak sahibi ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun belirlenmesi, bunun neticesinde de dava açan veya aleyhine dava açılan kişilerin o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip olup olmadıklarının tespit edilmesi gerekmektedir.
3-Somut olayda davacı davasını her ne kadar ...'a karşı açmış ise de talep konusu bononun mahkememize celb edilen görüntüsü üzerinde lehtarın "..." olduğu, ... tarafından bononun ...Bankası'na ciro yoluyla teslim edildiği ve davacıya ödememe protestosu çekilmesi sonrası bononun yine ...'a iade edildiği tespit edilmiştir.
4-Davacı tarafça davalıya yönelik olarak bir kısım ticari ilişkiden bahsedilmiş ise de talep sonucunda açıkça 30.12.2019 tarihli 32.000,00-TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Oysa ki yukarıda da açıklandığı üzere bononun lehtarı veya cirantaları arasında davalı ... bulunmamaktadır. Bu durumda davalıya görülmekte olan davada husumet düşmediği anlaşılmaktadır.
5-Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere, davacının menfi tespit talebinde bulunduğu bonoda davalının alacaklı olarak yer almadığı anlaşıldığından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
18/11/2021 Katip ... · e-imza · ¸ Hakim ... · e-imza · ¸
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/258, K. 2021/1009, 18 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama