KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2022/543 Esas
- Karar no
- 2025/540
- Dava
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 27/06/2022
Karar Metni
1.771 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...Müvekkilimiz alacaklı, 24/05/2022 tarihinde İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davalı borçluya karşı icra takibi başlatmıştır. Ancak davalı taraf 06/06/2022 tarihinde borca itiraz etmiş ve takibin durmasına neden olmuştur. Davalı borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetlidir. Şöyle ki. Müvekkilimiz davacı, nakliye sektöründe çalışmakta olup, yurt dışına çekici-kamyon türü araçlarla yük taşımaktadır.
Davalı ile daha önce birçok defa iş yapmış ve yüklerini yurt dışına götürmüştür. Bu kapsamda, son düzenlenen iki fatura. 29/01/2022 tarihli fatura ile 2.000,00 EUR tutarlı İst-İtalya nakliye bedeli ile 28/02/2022 tarihli fatura ile 2.000,00 EUR tutarlı İst-İtalya nakliye bedeli karşı tarafa düzenlenmiştir. İlgili faturalar ektedir. Tarafların yapmış olduğu bu ilişkilere istinaden kalan bakiye olan 2.470,00 EURO ise müvekkilimize ödenmemiştir.
Müvekkilimiz, kalan bakiye alacağını çok defa karşı taraftan talep etmiş ise de; davalı ödemeye yanaşmamıştır. Alacağın tahsili amacıyla 24/05/202 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takibe başlanmıştır. Ancak davalı haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiştir.
İtiraz ederken dosyaya daha önceki işler için müvekkilimize ödediği, söz konusu takiple ilgisi olmayan, fatura kesim tarihlerinden çok önce gönderilen banka havale makbuzlarını gerekçe göstermiştir. Dosyaya sunduğu makbuzlar. 09/12/2021 tarihli 1.500,00 EUR ile 28/10/2021 tarihli 700,00 EUR bedelli banka havale makbuzları olduğu görülmektedir. Dikkat edilirse bu havaleler, fatura kesimlerinden ve nakliye işlemlerinden çok önceki bir tarihe aittir.
Söz konusu ödemeler daha önce yapılmış dava konusu takiple ilgisi olmayan nakliyeler için ödenmiş bedellerdir. Hatta sunulan bu dekontlar; üçüncü şahı... adlı kişinin carisine işlenmiştir. Davalı taraf, bu ödemeleri bu kişiye yapmış ve fakat; sadece müvekkilimize ödediği için bu ödemelerin müvekkille olan carisine mahsup edileceğini beyan etmiştir. Bu durum kabul edilemez.
Ayrıca söz konusu ödeme dekontlarında takip konusu faturalar karşılığında ödendiğine dayalı bir açıklama da bulunmamaktadır. Bu nedenle; tarafların ticari ilişkilerinde ödeme aracı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Davalı tarafın daha önce müvekkilimize gönderdiği, ekte sunduğumuz cari hesap ekstresi incelendiğinde; söz konusu ödemelerin başka nakliyeler için yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu ödemelerin takip konusu borca karşılık ödendiği iddiası gerçek dışı ve samimi değildir. Davacı taraf, bir başkasına yaptığı ödemeleri borçtan kurtulmak gayesi ile müvekkilimize yapmış gibi göstermiştir. Davalı taraf, ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına ve müvekkilimizin alacağına geç kavuşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle icra inkar tazminatına yüklenmesi gerekmektedir. Ayrıca, alacak likittir. Yargıtay ...Hukuk Dairesi ...
K sayılı ilamında özetle “ DAVA KONUSU ALACAK FATURALARA DAYALI CARİ HESAP ALACAĞI OLUP LİKİT NİTELİKTE BULUNDUĞUNDAN İİK’NİN 67/2 MADDESİ UYARINCA DAVACI LEHİNE İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİ GEREKİRKEN YAZILI GEREKÇEYLE BU YÖNDEKİ İSTEMİN REDDİ İSABETSİZDİR. “ şeklinde karar verilerek itirazı iptal edilen borçlunun %20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına mahkum edileceği yönünde karar verilmiştir.
Dava ticari alacaktan kaynaklı olduğu için dava şartı olan arabuluculuk sürecine 10/06/2022 tarihinde başvurulmuştur. İzmir Arabuluculuk Bürosunu...sayılı dosyası ile yapılan görüşmeler olumsuz sonuçlanmıştır.
Davamızın kabulü ile itirazın iptaline ve TAKİBİN 2.470 EUR ve buna isabet edecek faiz ve fer'ileri üzerinden DEVAMINA karar verilmesini, Haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle karşı taraf aleyhine takip tutarı olan 2.470,00 EUR'nun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini, Davalı adına kayıtlı bulunan araçların ve taşınmazların tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını karar verilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz. " şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
> Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
> Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz.
Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür.
Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
> Taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin Taşıma Sözleşmesine dayanması nedeniyle eldeki davanın Mutlak Ticari Dava olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizin görev alanında kaldığı anlaşılmıştır.
> Kural olarak alacaklı (davacı), alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin borçluya (davalıya) verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
> Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
> Mahkememizce aldırılan 13/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ile davalı şirketin ticari defter kayıtlarının ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle,
1) Davalı şirkete ait 2022 yılı ticari defterlerinden Envanter defteri ibraz edilmemiş olup, 2023 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdik tarihi onay sayfasında yer almadığından kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığı tespit edilmemiştir. Bu nedenle davalı yan ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi'ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
2) Davacı şirket tarafından düzenlenen, 29.01.2022 tarihli, GIB... nolu, 2.000,00-EUR = 30.240,00-TL bedeli faturanın davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu nedenle kabulünde olduğu anlaşılmış olup, fatura bedelinin ödendiğine dair tahsil/tediye/banka dekontu gibi tevsik edici belge ibraz edilmediğinden, fatura bedelinin ödenmediği, bu nedenle ticari defter kayıtlarına göre aksi ispat edilmedikçe, takip ve dava tarihi itibari ile davacı ...'un davalı ... Otom. ... Ltd. Şti'nden 2.000,00-EUR karşılığı 30.240,00-TL alacaklı olduğu şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
> Mahkememizce aldırılan 24/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda;
Davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre ve kök raporda; GIB... nolu 2.000-Euro (30.240TL) bedelli faturanın kayıtlı olduğu, işbu fatura bedeli kadar tutarını cari hesabı azaltıcı kayıt yapılarak cari hesabın kapatıldığı, bu kayıta ait tevsik edici belge sunulmadığı tespit edilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bulunan belgeler incelenmiş olup;
1-) Hasan Tahsin Vergi Dairesi 26.04.2024 tarihli ... sayılı yazısı ekinde sunulan Davalı ... Otom ... Ltd. Şti.'ne ait 2021 ve 2022 yıllarına ait Bs/Ba formları incelenmiş olup, 2022 yılında ...'tan 31.320,00-TL'lik 1 adet fatura ile mal/hizmet alımı yapıldığının beyan edildiği tespit edilmiştir.
2-) ... Bankası hesap hareketlerine ait dökümde 08.01.2022 tarihinde 1.207-Euro ve 400-Euro olmak üzere toplam 1.607,00-Euro para transferi yapıldığı görülmüştür.¸
Yukarıdaki tablo, davalı şirketin ticari defterlerinde yer alan kayıtlar ile dava dosyasında mevcut bulanan belgelere dayanılarak fatura ve ödemelere ait durumlar belirtilerek hazırlanmıştır.
Ticari deftere kayıtlı olup olmama, BA/BS Formunda bildirilip bildirilmeme durumları yukarıda belirtilmiş olup, takdir Sayın Mahkemenize aittir. GIB... ve GIB... numaralı faturaların her ikisi ve banka hareket dökümünden tespit edilen ödemeler dikkate alındığında davacı yanın (4.000-Euro – 1.607-Euro) = 2.393-Euro / (61.560-TL – 24.844,65 TL) = 36.715,35-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davalının ticari defterlerini incelemeye sunduğu, davacının ise sunmadığı görülmektedir. Davaya konu faturalardan olan GIB... nolu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bu nedenle davalının da kabulünde olduğu, fatura bedelinin ödendiğine dair tahsil/tediye/dekont gibi tevsik edici belge ibraz edilmediğinden fatura bedelinin ödenmediği, davaya konu diğer fatura olan GIB... nolu faturanın ise kayıtlı olmadığı; davalının 2021 ve 2022 yıllarına ait BA/BS formları ile banka hareket dökümünden tespit edilen ödemeler dikkate alındığında davacı yanın davalıdan 2.393-Euro alacaklı olduğu tespit olunmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi rapor ve ek rapor Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/543, K. 2025/540, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama