KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/662 Esas
- Karar no
- 2024/1083
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/08/2024
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Davacı müvekkil şirketin Kemalpaşa Ulucak'taki yeni kuracağı ... Üretim Fabrikasının işleyişi için gerekli elektrik tesisatının kurulumu ve bu kapsamda yapılması gerekli elektrik işlerinin yapımı konusunda davalı ile 30/08/2022 tarihli teklif formunda belirtilen işlerin 330.000,00 TL karşılığında yapılması konusunda anlaşma sağlanmıştır. Anlaşma gereği davalının ... Bankası A.Ş. nezdindeki TR...
Iban numaralı hesabına 30/09/2022 tarihinde 150.000,00 TL ve 27/10/2022 tarihinde 35.000,00 TL davalının havale yapılmıştır. Para gönderimine ilişkin dekontlar işbu dilekçemiz ekinde sunuludur. Davacı tarafından yapılan bu ödemeler Kemalpaşa İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına davalı tarafından sunulan itiraz dilekçesinde de ikrar edilmiştir.
Davalı sürekli malzemeleri temin etme sürecinin uzun sürdüğünü ileri sürerek müvekkil şirketi sürekli oyalamış ancak müvekkil şirketin ödeme yapmasına rağmen yapması gereken işlerin hiçbirisini yerine getirmemiştir. Pelet üretim makineleri kurulmasına rağmen elektrik tesisatının da kurulmaması sebebiyle müvekkil şirket Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının teşvikinden de yararlanamıştır.
Bu sebeple de fabrikada üretime geçilemediğinden anlaşmazlıklar baş göstermiş ve şirket dağılmıştır. Davalının...Elektrik'te tanıdıklarının olduğu, elektriğin kolayca alınabileceği yönündeki verdiği güvene dayanarak pelet üretim makinelerin kurulumu yapılmış ancak müvekkil şirketin güveni davalı tarafça boşa çıkarılmış ve taahhüt edilen işlerin hiçbirisi yapılmamıştır. Davacı tarafça, davalıya gönderilen paraların geri ödenmesi amacıyla Kemalpaşa İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış ise de davalının, haksız ve kötüniyetli borca itirazı ile takip durdurulmuştur. Davalı itirazlarında taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul etmiş ancak edimini yerine getirdiğini elverişli deliller ile ispatlayamamıştır. Yukarıdaki açıklamalarımız uyarınca davalının edimlerini yerine getirmemiş olduğundan, vaki itirazının haksız ve kötüniyetli olduğu açıkça ortadadır.
Dilekçemiz ekinde sunulu ödeme dekontlarından anlaşılacağı üzere dava konusu alacak davalı tarafça bilinmekte olup likit bir alacak söz konusudur. Yine davalının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle itirazında kötüniyetli olduğu açık olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Huzurdaki dava açılmadan önce Türk Ticaret Kanununun 5/A Maddesi gereği arabuluculuk başvurusu yapılmıştır.
Ancak arabuluculuk sürecinde anlaşılamaması üzerine 29/05/2024 tarihinde anlaşamama şeklinde arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. İşbu tutanak dava dilekçemiz ekinde sunulmuş olup huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur.Yukarıda belirttiğimiz ve re'sen göz önüne alınacak sebepler dolayısıyla; davamızın kabulü ile davalı tarafın Kemalpaşa İcra Dairesini...
Esas sayılı dosyasındaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ediyoruz. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c.maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115.maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 30/05/2019 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Somut olaya gelince; Davanın taraflarından; vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre davalı tacir değildir. Dava kanunda özel olarak düzenlenen hallere de girmediğinden, 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesi hükmünce, davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmek mümkün olmayacağından eldeki uyuşmazlığı çözmekle görevli olan mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · E imza ¸ Hakim ... · eimza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/662, K. 2024/1083, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama