KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/410 Esas
- Karar no
- 2025/1041
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 07/05/2025
Karar Metni
1.819 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve davacı tarafın 9 farklı fatura konusu taşıma işi nedeniyle davacıdan alacaklı olduğu, 8 fatura nedeniyle icra takibin başlatıldığı, 1 fatura nedeniyle takip tarihinden sonrasına ilişkin olarak alacak isteminde bulunulduğu ileri sürülerek itirazın iptali, %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, alacak davası yönünden 3.200,00-USD alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacının gerçekleştirdiği tüm işlerin bedelinin ödendiği ve davalının bakiye borcunun bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddini savunmuştur. talep etmiştir.
DELİLLER
İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile faturalar delil olarak incelenmiştir.
Davacı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; "DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA;
Davacının düzenlediği tüm faturaların döviz cinsinden olduğu görülmekle birlikte, VUK
215. Madde gereği kayıtların ticari defterlere Türk Lirası cinsinden kaydedilmiş olduğu
görülmektedir.
İtirazın iptali davası yönünden, Davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan
21.03.2025 itibariyle cari hesaptan kaynaklı 514.712,10 TL alacaklı olduğu görülmektedir.
Alacak davası yönünden, Davacının ticari defter kayıtlarına göre takibe konu edilmeyen ... nolu faturadan kaynaklı olarak davalıdan 121.487,68 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.
Davacının düzenlediği faturaların döviz cinsinden olması ve takibin de döviz cinsinden
başlatılması nedeniyle bilirkişiliğimizce hesaplanan döviz bazlı hareket incelendiğinde,
itirazın iptali davası yönünden, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 14.269,00 USD
alacaklı olduğu, takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile uyumlu olduğu görülmektedir.
Alacak davası yönünden, davacının ticari defter kayıtlarına göre takibe konu edilmeyen ... nolu faturadan kaynaklı olarak davalıdan 3.200,00 USD alacaklı olduğu görülmektedir.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi daireleri tarafından gönderilen 2025 yılına ait
karşılaştırmalı ba – bs analizleri incelendiğinde her iki taraf beyanlarının birebir aynı
olduğu, ilgili belgelerde 9 adet faturanın 517.062,96 TL ile kayıtlı olduğu görülmektedir.
Vergi dairelerinden gelen müzekkere cevapları incelendiğinde, belge tarihlerinin 12.05.2025
ve 15.05.2025 olduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlemiş olduğu 15.04.2025
tarih ... nolu faturanın, beyan dönemi içinde olduğundan yer almaması
tabidir.
Davalı şirketin Sayın Mahkemeye Ticari Defterlerini Sunmadığı ve Yerini
Bildirmediği Görüldüğünden Davalı Ticari Defterleri Üzerinde İnceleme Yapılamamıştır.
Davacınn takipte 1,27 USD takip öncesi işlemiş faiz talebi olduğu görülmüşse de, dava
dosyası içinde davacı tarafından davalıya gönderilen ve davalıyı temerrüde düşüren bir
ihtarname görülmediğinden bilirkişiliğimizce işlemiş faiz talebine yönelik bir hesaplama
yapılamamış olup takdiri sayın mahkemenize aittir. "Şeklinde görüş ve tespitlerde bulunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye açık hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve alacak davasıdır.
Davalı tarafça icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazda bulunulduğu, davalı borçlunun icra takibine itiraz dilekçesinde akdi ilişkiyi inkar etmemiş olduğu ve 6098 sayılı TBK'nın 89.maddesi uyarınca davacı alacaklının ikametgahı icra dairesinin takipte yetkili icra dairelerinden olduğundan icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı ve bu yönden geçerli bir takibin bulunduğu gibi aynı hukuki nedene bağlı olarak davacının yerleşim yeri mahkemelerinin uyuşmazlığın görülmesinde yetkili olduğu gözetilerek yetki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen miktarda alacağının olup olmadığı ve takip dışı 3.200,00-USD bedelli alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizin 17/07/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki taraf vekiline ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, davacı vekili tarafından ticari defterlerin yerinde incelenmesinin talep edildiği, davalı tarafın ise ticari defter ibrazına dair bir beyan sunmadığı gibi ticari defterleri ibraz etmek üzere mahkememize de sunmadığı görülmüştür.
3-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır.
"1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Dosyaya sunulan ve davacı ticari defter kayıtlarını içeren 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin takip dayanağı faturalarının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, USD cinsi takip edilen hesap kayıtlarında takip tarihi itibariyle 14.269,00-USD alacaklı göründüğü, Türk Lirası cinsi defter kayıtlarına göre ise 514.712,10-TL alacaklı göründüğü, takip sonrası dönemle ilgili olarak ... nolu faturadan dolayı 3.200,00-USD alacaklı göründüğü, davalı tarafça vergi dairesine BA formu olarak bildirilen 9 adet faturanın kayıtlı olduğu, 15/04/2025 tarihli ... nolu 3.200,00-USD tutarlı faturanın ise beyan dönemi içerisinde olduğundan form beyanları arasında yer almadığı belirtilmiştir.
Rapora karşı davalı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, yasal düzenleme uyarınca davalı şirketin ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması nedeniyle davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil teşkil edeceği, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu ve düzenlenen faturalar toplamına göre davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında 14.269,00-USD alacak bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafça davacı ticari defterlerinde yer almayan farklı bir ödeme savunması sunulmadığı gibi bu yönde bir delil de sunulmadığı,
bu itibarla davacı ticari defterlerinde yer alan alacak bakiyesince alacak talebinde bulunabileceği ve takip tarihi itibariyle tespit edilen 14.269,00-USD alacakla ilgili başlatılan icra takibine itirazların bu kısım yönünden iptali ile ayrıca takip sonrası döneme ilişkin 3.200,00-USD davacı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından kendilerine tanınan defter ibraz süresi içerisinde dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığı ileri sürülmüş ise de, davacı şirketin İzmir ilinde davalı şirketin ise İstanbul ilinde faaliyet gösterdiği, davacı tarafça yerinde inceleme talep edilmiş olması nedeniyle davacı ticari defterleri incelenmek üzere dosyanın İzmir ilinde ikamet eden SMMM bilirkişiye tevdi edildiği,
bu durumun davalı ticari defterlerinin incelenmesine engel olmayacağı, davalı tarafça bu durumun savunma hakkını kısıtladığı ileri sürülmekle birlikte gerek davalıya verilen süre içerisinde gerekse aşamalarda ticari defterlerin incelenmek üzere sunulmadığı veya yerinde inceleme talebinde bulunulmamış olduğu, bu haliyle salt davalı tarafın ticari defterlerine ilişkin beyanda bulunmasından önce dosyanın bilirkişiye tevdi edilmiş olmasının sonuca etkili olmayacağı, zira davalı tarafça ticari defterlerin sunulmasına dair bir çaba içerisine girilmediği de gözetilerek davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
4-Davalı tarafça cevap dilekçesi ve aşamalarda fatura içeriği taşıma hizmetleriyle ilgili olarak davalının borçlu olmadığı savunulmuş ise de davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarıyla alacak bakiyesini itirazın iptali ve alacak talepleri yönünden ayrı ayrı ispat ettiği, buna karşılık davalının savunmalarını ispatlar yazılı bir delil sunamadığı görülmüştür. Bu haliyle davacının ticari defter kayıtları ve Ba form kayıtlarıyla davasını ispat ettiği anlaşıldığından davacı açık hesap bakiye miktarı 14.269,00-USD üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş ve ayrıca takip sonrası dönem için 3.200,00-USD alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
5-Takip ve davada takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil sunulmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde sürdürülmüş olması, taraflar arasında belirli bir vadenin kararlaştırılmamış olması ve bu yönde bir ticari teamül de bulunmaması nedeniyle TTK 1530/4. Maddesi hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, davacının açık hesap bakiyesiyle ilgili olarak borçlu davalıyı ayrıca temerrüde düşürmeksizin faiz talep edemeyeceği değerlendirildiğinden takip öncesi işlemiş faiz yönünden taleplerin reddine karar verilmiştir.
6-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmemiştir. Takip ve dava konusu alacak istemi faturaya dayanmakla davalı Ba formlarıyla vergi dairesine de beyan edildiği, buna göre davalının sorumlu olduğu borç miktarını belirleyebilecek durumda olduğu gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/410, K. 2025/1041, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama