KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2021
- Esas no
- 2014/955
- Karar no
- 2021/106
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 25/06/2013
Karar Metni
2.035 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili İzmir... ATM'ne sunduğu dava dilekçesinde;müvekkilinin alacağının tahsili bakımından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibine girişildiğini, davalının yetki itirazında bulunması üzerine yetki itirazının kabulü ile takip dosyasının İzmir ... İcra Dairesi'nin ...esas numarasını aldığını, gönderilen ödeme emrine borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının borca itirazının iptaline takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili İzmir ...
ATM'ne sunduğu cevap dilekçesinde;takipte borcun sebebi olarak 21 adet fatura gösterilerek alacağın bu faturalara dayandırıldığını, fatura toplamının 143.023,56TL olduğunu, oysa müvekkili yada davacının 9 yıldır cari hesap şeklinde çalıştığını, davacının Ege Bölgesindeki ürünlerini sadece müvekkili dağıtmakta iken davacının kötü niyetle müvekkilinin bulduğu müşterilere doğrudan mal vermeye başladığını müvekkilinin zararına yol açtığını haksız rekabet teşkil eden fiile karşı tazminat talep etme haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin davacıya sadece 2012 yılında 415.226,00-TL bedelli çek gönderdiğini, davacının bunları tahsil ettiğini,
bu ödemelerin bir kısmının alınan bir kısmının ileride alınacak mallara karşılık davacıya verildiğini, ayrıca 2009 ve 2010 yıllarında davacının ürünü olup iade edilen 16/01/2009 tarihli... sayılı 21/04/2009 tarihli...sayılı 01/11/2010 tarihli ...sayılı, 20/07/2010 tarihli ... sayılı irsaliyelerden dolayı da alacaklı bulunduğunu, 9 yıllık cari hesabı tasfiye etmek isteyen davacının iddia ettiği alacak miktarı kadar müvekkilinin borçlu olmadığını hatta müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, durumun bilirkişi incelemesi sonucu açığa çıkacağını, bilirkişinin 9 yıllık cari hesabı incelemesini istediklerini,
davacının işlemiş faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, alacağın likit olmadığını davacının inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, davanın reddine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
Davacı vekili 12/08/2013 tarihli dilekçesinde; icra takibinde takip öncesi işlemi faiz olarak talep edilen 13.715,82-TL'nin iş bu davada talep edilmediğini, bu durumun dava dilekçesindeki harca esas değerden anlaşıldığını bildirmiştir. Davacı vekilinin bu beyanı karşısında davanın konusunu İzmir ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibindeki 143.023,56-TL asıl alacağın oluşturduğu anlaşılarak değerlendirme yapılmıştır.
İzmir ... ATM'nin faaliyetinin dondurularak dosyalarının İzmir ...ATM'ne devri ile dava İzmir...ATM'nin ... esas numarasını almıştır.
Mahkememizin görevinin belirlenmesi bakımından yapılan değerlendirmede; davacının şirketi olduğu davalının bilançosuna göre defter tuttuğu ve tacir olduğu, taraflara ve dava konusuna göre davanın ticari mahiyette olduğu mahkememizin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Davaya konu takip dosyasının incelenmesinden;Bakırköy ... İcra Dairesi'nin... esas sırasına kayıtlı olarak 12/12/2012 tarihinde davacı şirket tarafından davalı aleyhine faturalara dayalı olarak 143.023,56-TL asıl alacak, 13.715,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 156.739,38-TL'nin tahsili için girişilen icra takibi olduğu, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin yetki itirazında bulunduğu, yetki itirazının kabulü ile takip dosyasının İzmir ... İcra Dairesi'nin ...esas numarasını aldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal 7 günlük süre içerisinde borçlu davalı vekiline borca ve ferilerine itirazda bulunduğu bu nedenle takibin durduğu anlaşılmıştır.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ... davacı defterleri üzerinde inceleme yaparak talimat mahkemesi aracılığıyla sunduğu 07/08/2014 tarihli raporunda; davacı tarafından ibraz edilen ve sahibi lehine delil vasfını taşıyabileceği mülahaza ile 2012 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş ve icra takibine konu edilmiş faturaların defterlerde kayıtlı bulunduğunu, 12/12/2012 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olmadığı aksine 4.031,45-TL alacaklı olduğunu,
icra takip tarihinden sonraki 31/12/2012 tarihinde düzeltme kaydı açıklaması ile davalıya 147.055,01-TL borç kaydı yapılmış olduğunu bu kayıt sonucunda davacının 31/12/2012 tarihi itibariyle davalıdan 143.023,56-TL alacaklı duruma geldiğini düzeltme kaydına ilişkin herhangi belgenin dosyaya ibraz edilmediğini ortaya koymuştur.
Bu bilirkişi raporuna davacı tarafça itiraz edilerek müvekkilinin şirket dışında müşavirlik hizmet almakta iken daha sonra şirket bünyesinde mali işlemlerin takip edilmesine başlandığını bu sistem değişikliği sırasında davalının kayıtlarına ilişkin hatanın fark edildiğini ve düzeltildiğini bildirmiştir.
Bu bilirkişi raporuna davalı vekilince de itiraz edilerek müvekkilinin davacıya borcunun olmadığı, iadelerin dikkate alınmadığını, ödemelere ilişkin çeklerin dikkate alınmadığını belirtilerek kendilerinin ticari defterlerinin de incelenmesi istenmiştir.
Bu kez davalı defterlerinin incelenmesi ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi konusunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi ... 09/01/2015 havale tarihli ön raporunda; davalının yasal defterlerinin tetkikinden; davacı şirketin 01/01/2010 tarihi itibariyle açılış kaydında davacıya ait hesapta davalının davacıya 152.806,06-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu,
31/10/2010 tarihi itibariyle 2011 yılına devreden borç tutarının 173.520,19-TL olduğunu, 2012 yılına devreden borç tutarının açılış kaydında ise 117.158,83-TL borçlu olduğunu, 31/12/2012 kapanış kaydında verilen sipariş avansları hesabında 28.246,44-TL borç tutarının mevcut olduğunun görüldüğünü,
davacı defteri üzerindeki bilirkişi incelemesiyle bulunan meblağ ile davalı yasal defterlerinde tespit edilen verilen avanslarda izlenen 28.246,44-TL tutarın örtüşmediğini bu nedenle davalının davacı ile 2010-2011-2012 yılları kapsamında gerçekleşen hesap hareketlerinin yer aldığı muavin kayıtların davalı tarafından ibrazının gerektiğini ortaya koymuştur.
Davalının bilirkişi ön raporunda bahsi geçen ticari defter ve kayıtlarının sunumu istenmiş ayrıca davalı vekilinin borcun ödenmesine ilişkin çeklerin ödenip ödenmediği araştırılmıştır. Dosya yeniden bilirkişi ...'a tevdi olunmuş, ön raporda belirtilen inceleme yapılması ve davalının ödeme savunmasının değerlendirilmesi konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ...
23/12/2015 tarihli raporunda; davacının ticari defterlerindeki 31/12/2012 tarihli 147.055,01-TL'lik düzeltme kaydının dayanağına ilişkin yazılı belge sunmadığını, davalının yasal defter ve dayanağı muavin kayıtları kapsamında 31/12/2012 tarihi itibariyle davalının davacı yana 379.673,96-TL ödemeler açıklamasıyla borç kaydı oluşturduğunu bu kayıt sonrasında davalının davacı yana borçlu olmadığı gibi 28.246,44-TL sipariş avanslarında yer alan alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, mevcut durum itibariyle davacının takip tarihi itibariyle 143.023,56-TL alacağının olduğunu kanıtlaması gerektiğini ortaya koymuştur.
Davacı vekili müvekkilinin defterindeki düzeltme kaydının fark edilen yanlışlığın düzeltilmesinden ibaret olduğunu, belge ibrazına gerek bulunmadığını, davalı yanın 31/12/2012 tarihli 379.673,96-TL bedelli ödemesine ilişkin yazılı bütün belgelerin istenmesini farklı bir bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini bildirerek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Davalı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilmediği bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarındaki farklılıklar ve davacı tarafın ticari defterindeki düzeltme kaydına ilişkin açıklamalar dikkate alınarak davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzimi konusunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi Mali Müşavir...21/11/2016 tarihli raporunda; davacı şirketin davalı firmadan olan alacağına ilişkin yapmış olduğu düzeltme kaydının sehven yapılmış hatanın düzeltilmesi (VUK 217) olduğunu, tek düzen hesap planına uygun olduğunu, davalı tarafça 2012 yılı muavin defterinde 31/12/2012 tarihinde göstermiş olduğu tek kalemdeki 379.673,96-TL ödemenin belgesinin olmaması sebebiyle inandırıcı olmadığını, davacı defterinde de böyle bir kaydın bulunmadığını, davalı tarafın defterlerinde gösterilen 28.246,44-TL avans ödemesinin davacı taraf defterinde gözükmediğini,
davacı firmanın davaya konu faturaya ilişkin olarak düzenlemiş olduğu faturaların katma değer vergilerini maliyeye ödediğini davacı tarafın davaya konu faturalar sebebiyle BS formları ile gelir idaresine bildirdiğini, davalı tarafın davaya konu faturalar sebebiyle gelir idaresine bildirdiğini, vergi dairesinin cevabi yazısından tespit edildiğini, takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili bir kısım ödemelere ilişkin çekler bildirerek bunların ödendiğinin araştırılarak bilirkişi heyetinden rapor alınmasını bildirerek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.
Ödeme savunmasının borcu ortadan kaldırıcı mahiyette olması sebebiyle savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın araştırılması gerektiği değerlendirilerek davalı vekilinin bildirdiği çekler ilgili bankalardan araştırılmış, bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ... 10/09/2018 tarihinde talimat mahkemesine sunduğu ek raporunda; davacının 31/12/2012 tarihi itibariyle 143.023,56-TL alacağının olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazlarını bildirmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları birbirinden farklı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı dikkate alınarak, yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler SMMM ... ve SMMM ... 07/05/2019 tarihli raporlarında; bir kısım defter ve mali kayıtların sunulmasından sonra cari hesap ekstreleri karşılaştırılarak farklılığın nereden kaynaklandığının tespit edileceğini bildirmişlerdir. Taraflara bilirkişi raporundaki eksik mali kayıt ve defterlerin sunumu için süre verilmiştir.
Bilirkişiler SMMM ...ve SMMM...
14/10/2019 tarihli ek raporlarında; davacı tarafından davalı cari hesabına ödenmediği gerekçesiyle borç kaydı olarak tahakkuk ettirilen 30/04/2012 vadeli 25.000,00-TL bedelli ve 30/03/2012 vadeli 37.300,00-TL bedelli çeklerin ödenip ödenmediğinin dosya kapsamında somut olarak tespit edilememesi sebebiyle bu çeklerin ödenmediğinin kabulü halinde davacı şirketin İzmir ...İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasına istinaden davalıdan 12/10/2012 takip tarihi itibariyle 124.254,92-TL asıl alacak talep edebileceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını,
söz konusu çeklerin ödenmediğinin kabul edilmesi durumunda takip tarihi itibariyle 61.954,92-TL asıl alacak talep edilebileceğini bildirmişlerdir. Bu rapora davalı vekilince itiraz edilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporunda bahsi geçen iki çekin kendilerine ödenmediğini davalarının sübuta erdiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporunda bahsi geçen çeklerin tahsil edildiği, bunun yanında bir kısım çeklerde ödeme yapıldığını bildirmesi ve bunun araştırmasını istemesi karşısında bu çekler ile ilgili de araştırma yapılmıştır. Bu araştırma sonucunun değerlendirilmesi bakımından bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişiler ...ve ...19/10/2020 tarihli ek raporlarında.
30/03/2012 tarihli ... numaralı 37.300,00-TL bedelli çekin davalı ...'nin cirosundan sonra davacının cirosunun bulunduğu ancak bu cironun iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından bu çekin davalı ödemesi olarak sayılıp sayılmayacağı konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğunu, 25.000,00-TL bedelli çekin ödenmiş olduğunun değerlendirildiğini, bu durum karşısında 37.300,00-TL bedelli çekin davalı ödemesi olarak kabul edilmesi durumunda takip tarihi itibariyle davacının 36.954,92-TL asıl alacak talep edebileceğini,
37.300,00-TL bedelli çekin davalı ödemesi olarak kabul edilmemesi durumunda takip tarihi itibariyle davacının 74.254,92-TL tutarında asıl alacak talep edebileceğini ortaya koymuşlardır. Bu ek rapora taraflarca itiraz edilmiştir.
Ancak davanın başından beri davalının çeşitli ödeme savunmaları nedeniyle ödeme belgelerinin teminine çalışıldığı çok sayıda rapor alındığı ve sunulan bu ek raporun dosya kapsamına göre yeterli olduğu kanaatine varılarak yeniden bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talebin reddine ve bilirkişilerin bu ek raporları dikkate alınarak değerlendirme yapılarak sonucu varılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafa bir kısım ödeme savunmasının sübutu bakımından yemin deliline dayanıp dayanmadığı hatırlatılmış, yemin deliline dayanmadıklarını bildirmiş, böylelikle bilirkişi raporunda bahsi geçen 37.300,00-TL bedelli çekin davalı ödemesi olarak sübuta ermediği kabul edilmiştir.
Her ne kadar takip 21 adet faturaya dayalı ise de, davalı henüz mal teslim edilmeden teslim edilecek mallar için de ödeme yapıldığını müşteri çekleri verildiğini ve bunlara ilişkin borcun ödendiğini savunduğundan fatura tutarları ile ödeme miktarları birebir örtüşmediğinden davaya ve takibe konu faturalar taraflar arasındaki ticari ilişki sona ermeden düzenlenen son faturalar olduğundan taraflar arasındaki alacak ve borcun tespiti cari hesap (açık hesap) üzerinden belirlenmiştir.
Toplanan tüm deliller karşısında; davacı tarafından davalıya mal satışı davalının mal bedeli ödemesi ve zaman zaman mal iadesi şeklinde uzun süre devam eden ticari ilişkilerinde davacının aldığı mallar, yaptığı ödemeler dikkate alındığında İzmir...
İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasının takip tarihi olan 12/12/2012 tarihi itibariyle davacının davalıdan 74.254,92-TL alacağının bulunduğu, davacının icra takibinde giriştiği alacak talebinin bu kısmı yönünden takibe girişmekte haklı olduğu kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulüne, İzmir ...İcra Dairesi'nin... esas sayılı takibinde davlının borca itirazının kısmen iptaline, 74.254,92-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren avans faiziyle tahsili bakımından takibin devamına fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Hüküm altına alınan alacak likit olduğundan İİK ... maddesindeki şartlar oluştuğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranındaki 14.850,98TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı 143.023,56-TL asıl alacak üzerinden icra takibine girişerek bu alacak üzerinden itirazın iptalini talep etmiş olup yargılama sürecinde hüküm altına alınan 74.254,92-TL dışındaki alacağın tahsil edildiği, davacının tahsil ettiği 68.768,64-TL'yi de takibe ve davaya konu ettiği bu nedenle kötü niyetli olduğu kanatine varılmakla bu nedenle reddedilen bu alacak tutarının %20'si oranındaki 13.753,72-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kısa kararda karara konu icra dosya numarası İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...olarak yazılması gerekirken tuş hatası sonucunda ... olarak yazılmış olmakla bu yazım hatası gerekçeli karar yazılırken düzeltilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/955, K. 2021/106, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama