KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ağustos 2024
- Esas no
- 2024/392 Esas
- Karar no
- 2024/603
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/09/2023
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının büyük ve küçükbaş hayvan alım-satım işiyle uğraştığını, davalının da aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında yıllardan beri hayvan alım-satımı yapıldığını, karşılığında senet verildiğini, icra takibine konu senedin de hayvan ticareti sonucunda tanzim edildiğini, borcun sebebi olarak her ne kadar "nakden" yazılmış ise de, aslında "malen" yazılması gerektiğini, borç sebebini talil ettiklerini, senedin tanziminden sonra bedelinin davacı ve ortağı tarafından ... kanalıyla kısım kısım ödendiğini, ancak davalının İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiğini beyanla davacının borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, borçlanma işleminin senet üzerinde yazılı olduğu gibi "nakden" olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, zira menfi tespit davaları için öngörülen 1 yıllık dava süresinin geçtiğini, davanın reddini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI
Eldeki dava ilk açıldığında İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiş olup mahkemenin 27.02.2024 tarih ... E. ... K.sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi sonucu Mahkememizin işbu ... esasına kaydı yapılarak Mahkememizce yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedi vasfındaki bonodan kaynaklanan, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.
Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM 11. HD'nin 2019/3103 E. 2019/1844 K. )
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davacı vekiline "Tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, Arabulucuk son oturum tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması, sunulmadığı taktirde davanın usulden reddedileceği" ihtarını içerir e-tebligat düzenlendiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen 02.08.2024 tarihli dilekçe ile; davanın İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...takip sayılı dosyasının faizle para alışverişine ilişkin olduğunu ve tarafların tacir olmadıklarını beyanla ihtiyari arabuluculuk kapsamında değerlendirilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından eldeki davanın arabulucuya başvurmaksızın 20.09.2023 tarihinde açıldığı, her ne kadar Mahkememizce davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının ibrazı konusunda süre verilmiş ve buna ilişkin ihtarlı tebligat yapılmış ise de, davacı vekili tarafından ibraz edilen 02.08.2024 dilekçede, arabuluculuk tutanağının bulunmadığı beyan edildiğinden,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklene 18/A-(2) maddesinin 4. Cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesi de gözetilerek, anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı ihlal edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/392, K. 2024/603, 7 Ağustos 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama