KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/20
- Karar no
- 2025/748
- Dava
- Hakem Kararının İptali
- Dava tarihi
- 08/01/2025
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, İzmir İl Hal Hakem Heyeti tarafından 16/12/2024 tarihli ... karar sayılı karar ile davalı şirketin başvurusunun kabul edildiğini, davacının davalı şirkete borcu olmadığını, davalı şirket tarafından davacıya karşı İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, Hal Hakem Heyeti ve Toptancı Hal Konseyi Hakkında Yönetmeliğin 20. Maddesine göre öncelikle İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulması gerektiğini ileri sürerek, İzmir İl Hal Hakem Heyeti kararına itirazlarının kabulü ile ilgili kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça il hakem heyeti kararının hatalı olduğu iddia edilerek kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, hakem heyetince davacı ile davalı taraf arasında alışveriş olduğunu belirtir birçok künyeye rastladığını, bu nedenle davalı lehine karara hükmedildiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, ayrıca il hal hakem heyeti kararlarına karşı itiraz edilebileceğinin açıkça düzenlendiğini, husumetin davalıya yöneltilemeyeceğini davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
Dava, 5957 sayılı yasanın 10/5 maddesine göre İl Hal Hakem Heyeti Kararının iptali istemine ilişkindir.
5957 sayılı yasanın 10/5 maddesi; tarafların İl Hal Hakem Heyeti kararlarına karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edilebileceği düzenlemesini içermektedir.
Dosya kapsamında; İl Hal Hakem Heyeti kararının davacıya hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin belge bulunmamakta ise de İl Hal Hakem Heyeti kararının infazı için İzmir ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davacıya gönderilen ödeme emrinin ekinde ilam suretinin bulunduğu ve tebligatın davacıya 31.12.2024 tarihinde yapıldığı, davanın 08.01.2025 tarihinde açıldığı, davanın süresi içinde açıldığı belirlenmiştir.
Toplanan tüm deliller karşısında, İzmir Sebze ve Meyve Halinde ticari faaliyet gösteren davalı şirket tarafından, kendisine veresiye mal verilen davacı ...'in 29.07.2024 tarihi itibarı ile borcunu ödememesi üzerine bakiye 8.991,00-TL nin tahsili için 18.10.2024 tarihinde İzmir Hal Hakem Heyetine başvurulmuştur. İzmir İl Hal Hakem Heyeti tarafından 16/12/2024 tarih ve ... karar sayılı kararı verilmiştir. Söz konusu karar davalı tarafça İzmir .... İcra Dairesinin ....
Esas sayılı dosyası ile takibe konulmuş, başlatılan icra takibinde davacıya gönderilen ödeme emrinin ekinde İl Hal Hakem Heyeti kararının suretinin bulunduğu ve tebligatın davacıya 31.12.2024 tarihinde yapıldığı, davanın 08.01.2025 tarihinde açıldığı, davanın süresi içinde açıldığı belirlenmiştir.
Davamız İzmir Hal Hakem Heyeti kararının iptali davası olmakla birlikte öncelikle taraflar arasında, ticarete konu edilen ve uyuşmazlık konusu olan 8.991,00-TL'nin davalı alacağı mı olduğu, yoksa iddia edildiği gibi davacının davalıya böyle bir borcu olmadığının belirlenmesi gerekmiş ve bu hususta bilirkişi raporu alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ....'ün raporu ile taraflar arasında ticarete konu edilen toplam tutarı 31.591,79-TL olan 10 adet fatura her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu halde, 25.12.2024 takip tarihi itibarı ile davacının 8.991,00-TL bakiye yönünden davalıya borçlu olup olmadığı hususu tespit edilememiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu tüm faturaların her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı şirkete yapılan ödemelerin de kayıtlı olduğu ancak, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, tarafların muhasebecileri tarafından taraflar arasındaki işin niteliği gereği satıcı ve alıcı sayılarının fazlalığı nedeni ile davacı taraf yönünden satıcılar hesabının ve davalı taraf yönünden alıcılar hesabının tümleşik olarak izlendiği, firma bazında alt hesap açılmadığı, kayıtların borç alacak bakiyesi tespitine uygun olmadığı bildirilmiş, bu nedenle bilirkişi tarafından bakiye tespiti yapılamamıştır.
Davacı tarafça her ne kadar İzmir İl Hal Hakem Heyetince verilen kararın iptaline karar verilmesi talep edilmiş ise de, İzmir İl Hakem Heyeti kararına karşı borçlu olmadığının tespiti yönünden bir itirazının olmadığı gibi, davacı tarafından söz konusu hal hakem heyeti kararına konu borcun ödendiğine ilişkin mahkememize herhangi bir ödeme makbuzu sunmadığından, davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak, davacının İl Hal Hakem Heyeti Kararının iptali istemine ilişkin davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Katip ... ✍e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/20, K. 2025/748, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama