KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/1149 ESAS
- Karar no
- 2018/461 KARAR
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/10/2017
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı ... ile davalının iki adet narenciye bahçesindeki 2015-2016-2017 yılı ürünlerini almaya yönelik aralarında üç adet satış sözleşmesi yaptıklarını, yapılan 06.01.2015, 15.04.2015 ve 07.07.2015 tarihli sözleşmeye göre sırayla 60 ton, 10 ton ve 20 ton mandalinanın davacıya tesliminin taahhüt edildiğini, bedelinin de ödendiğini, taraflar arasındaki;
-- 06.01.2015 tarihli sözleşmeye göre 23.000,00-TL karşılığında 60 ton taahhütlü satım sözleşmesi yapıldığını, 13.000,00-TL nin hesaba havale yapıldığını, 10.04.2015 düzenleme tarihli ... numaralı 10.000,00-TL bedelli çek tanzim edilmek suretiyle ödendiğini,
-- 15.04.2015 tarihli sözleşmeye göre ; kilosu 0,40-TL den 10 ton taahhütlü satış sözleşmesi yapıldığını, 2.500,00-TL sinin peşin, 1.500,00-TL sinin ise 17.05.2015 tarihinde ödendiğini,
-- 07.07.2015 tarihli kilosu 0,30-TL olan 20 ton mandalinanın satışı için 6.000,00-TL nakden ve defaten ödendiğini,
Genel itibariyle taraflar arasındaki sözleşmelere göre 90 ton mandalina için 33.000,00-TL ödeme yapıldığını, karşılığında ise 35.600 kilo mandalina alındığını, 14.01.2016 tarihli kendi aralarındaki hesaba göre 54.400 kilo mandalina borcunun 2017 yılında elde edilecek mahsullerle kapatılacağının öngörüldüğünü, karşı tarafın 31.10.2016 tarihindeki ihtarında davalının annesinin vefatından ve davalı ile mirasçılar arasındaki ihtilaftan dolayı taraflar arasındaki sözleşmenin son bulduğunu ve 2016 yılı ürünlerinin başka bir firmaya satıldığını, bahçeye bir müdahalede bulunulmamasının belirtildiğini,
borçlunun borcunu ödemeyeceğinin açık bir şekilde noter kanalı ile iletildiğini, iyiniyetli müvekkilinin 2015 yılında eksik teslim edilen ürünler için ilk seçimlik hakkını kullanarak 54.400 kiloluk mandalina alacağını 2017 yılına devrettiğini, ihtarname ile 2017 sezonunda herhangi bir borç ödemesi veya ürün teslimi sağlanmayacağının kesin bir şekilde anlaşıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 6. Maddesine göre 54.400 kilo mandalinanın birim fiyatının iki katından hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava: Müstahsil satış sözleşmesi uyarınca ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin 6.maddesi gereğince teslim edilmeyen ürün miktarına göre hesaplanan alacağın tahsili için açılan alacak davasıdır.
HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."
Bu kapsamda öncelikle taraf teşkili sağlanmış ve dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde ticari dava "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davaları ticari dava olarak sayılmıştır.
Somut olayda davacı ile davalı ... ve diğer davalıların murisi ... arasındaki sözleşme satış sözleşmesi olup TTK.nın 4.maddesinde sayılan dava türlerinden değildir.
Davacı ve davalıların tacir olup olmadığının belirlenmesi için Ticaret Sicil müdürlüğünden ve vergi dairesinden araştırma yapılmış gelen kayıtlara göre davacınıntacir olduğu, davalıların ise (davalı ... ile sözleşmenin tarafı olan diğer davalıların murisi ...'nun ) ticaret sicilinde kayıtlı olmadığı, ...'nun vergi kaydının bulunmadığı,
...'nun ise gerçek usulde vegi mükellefi olduğu dolayısıyla adı geçen davalıların tacir sıfatlarının bulunmadığı tespit edilmiştir.TTK.nun 19.maddesinde ticari işin tanımı yapılarak taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılacağı belirtilmiş ve işbu davada davacı tacir ise de.
TTK.5 maddesi nazara alındığında her ticari işle ilgili dava ticari dava olarak kabul edilemeyeceğinden işbu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekir.TTK.nun 5/3. Maddesine göre Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde işbu davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatina varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan işbu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.nun 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1149, K. 2018/461, 11 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama