KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2018
- Esas no
- 2017/1412 ESAS
- Karar no
- 2018/23 KARAR
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/12/2017
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı kurum arasında 9 işyeri için akdedilmiş olan elektrik sözleşmelerinin bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı kuruma ait herhangi bir borcunun bulunmadığını, ancak müvekkili şirketten her ay düzenli olarak ödediği faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp kaçak bedeli, dağıtım sistemi kullanma bedeli, iletim sistemi kullanma bedeli, perakende satın hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli adı altında haksız bedeller alındığının tespit edildiğini, bu bedellerin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını ve müvekkilinden haksız yere alındığını,
dilekçesinde açıklanan nedenlerle haksız ve hukuksuz olarak alınmış bedellerden fazlaya ve faize ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla müvekkilinin elektrik faturalarına yansıtılan bu bedellerin 16.06.2016 tarihine kadar olan kısımlarından şimdilik 500,00-TL nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mevzuat gereğince, kısmi bölünme yöntemi ile 13.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerini tamamladığını, müvekkili şirketin 01.01.2013 tarihi itibariyle İzmir ve Manisa illerinde perakende satış faaliyetini sürdürdüğünü, davaya konu fatura bileşenlerinden kayıp/kaçak bedeline ilişkin taleplerin muhatabının başta alınan kurul kararları ve düzenleyici işlemlerle bu bedellerin alınmasını öngören EPDK olmak üzere faaliyet konusu anılan bedellere ilişkin olan uygulayıcı konumundaki ...
Dağıtım A.Ş olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet konularından olmayan dava konusu ile ilgili olarak davanın müvekkili şirkete karşı açılması nedenile davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava edilen ve iadesi talep edilen kayıp/kaçak bedellerine ilişkin uygulamanın, mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini, 21 elektrik dağıtım şirketinin bölgesinde uygulayacağı hedef kayıp/ kaçak oranları esas alınarak 28.12.2010 tarih ve ... sayılı EPDK kururl kararları ile onaylandığını, açılan davanın niteliği bakımından yasanın aradığı süre içinde açılmadığını, bu nedenle zamanaşımı yönünden davanın reddini istediklerini,
davanın EPDK aleyhine ve Danıştay'da açılması gerekirken görevli olmayan adli yargıda taraf sıfatı dahi olmayan müvekkili şirket aleyhine açılan davanın yargı yolu yönünden de reddinin gerektiğini, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de, tahsil edilen miktarlar belli olup belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, yapılmasına ihtiyaç duyularak yasalaşmış ve yürürlüğe girmiş dilekçede açıklanan tüm düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere dava konusu edilen ve kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti,
iletim ve kayıp kaçak bedellerinin verilen hizmet ve sunulan ürünün maliyet unsuru olarak bu ürün ve hizmeti alan gerçek ve tüzel kişilere yansıtılmasının zorunlu olduğu ve hukuka aykırılık teşkil etmediğinin belirlendiğini, tüm bu anılan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava: Davacı ile davalı arasındaki dokuz adet abonelik sözleşmesi ve bu sözleşme kapsamında davalıdan temin ettiği elektrik faturalarında belirtilen ve davacı tarafından ödendiği iddia edilen kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet ve iletim bedelinin haksız tahsil edildiğinden bahisle açılan istirdat davasıdır.
Her ne kadar yargı yolu yönünden itirazda bulunulmuş ise de, davanın abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, adli yargı görev alanına girdiği, sözleşme tarihi ve dava dilekçesinde talepte bulunulan dönemler nazara alındığında zamanaşımı sürelerinin tüm alacaklar için dolmadığı, yine husumet itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce abonelik sözleşmesi ve tüketim ekstreleri dosya arasına getirtilmiştir. Abonelik sözleşmelerinin incelenmesinde ... nolu ve ... nolu aboneliklerin mesken aboneliği olduğu anlaşılmakla bu aboneliklerle ilgili davanın asıl davadan tefrikine karar verilmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı yasanın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Somut olayda, davacı gerçek kişi olup Taraflar arasındaki ... nolu ve ... nolu abonelikler mesken aboneliği olduğundan bu iki abonelikle ilgili davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından davanın görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1412, K. 2018/23, 15 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama