KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2018
- Esas no
- 2018/443 Esas
- Karar no
- 2018/472
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/04/2018
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle. Müvekkilinin Nevşehir ili Ürgüp ilçesine bağlı ... Köyünde üzüm yetiştiricisi olarak kendi üretip kendi satışını yapmaya çalışan 60 yaşında bir köy çiftçisi olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin yetkilisi ve sahibi olan ...ile sürekli irtibat sağlayarak bölgeden üzüm scvkiyatı yaptığını, müvekkilinin elde ettiği ürünü davalı şirkete sattığını, davalı şirketin müvekkiline ait ...
Bankası Ürgüp Şubesinin ... nolu hesabına yapılan 20/10/2010 tarihli 35.000 TL bedelli ödeme ile 01/11/2010 tarihli 20,000 TL bedelli ödeme davalı şirketin banka hesubından bir kısım ödemeleri gerçekleştirdiğini, En son olarak davalı şirket temsilcisi ... tarafından 07/11/2010 tarihinde 42.700 TL ödeme yapıldığını, bakiye kalan 10.000 TL'nin ise perşembe günü yani 11/11/2010 tarihinde ödenmesi hususunda ekte sunulan yazılı belgeyi müvekkile vererek ayrıldığını, davalı şirketin mevcut bu tutarı ödemediğini, bu tutarın ödenmesi için defalarca ...e ve şirkete ulaşılmaya çalışıldığını fakat dönüş olmadığını,
şirketin sahibi ve yetkilisi ...'in vefat ettiğinin daha sonradan öğrenildiğini, bu vefat sonrası ise beklenildiğini fakat hiçbir muhatabın bulunamadığını, bunun üzerine borçlu şirket aleyhine Nevşehir ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayıh dosyası ile takibe geçildiğini, ancak borçlu şirket vekili tarafından yetkiye ve borca İtiraz edildiğini, İzmir yetkili icra dairelerine dosya gönderildiğini, İzmir ...,icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itirazla takibin durdurulduğunu, müvekkilinin borçludan olan alacağı yazılı belge ve ticari ilişkisi olduğunu bilen tanık beyanlarıyla ortada olduğunu, müvekkilin alacağı olan tutarın kendisinin ürettiği alın teri olduğunu, bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin İzmir ....İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 ından aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; alım satım ilişkisi kapsamında cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Açıklanan yasal mevzuat çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacının çiftçi olduğu, davacı çiftçinin kendi arazisinde elde ettiği üzüm ürününü davalıya sattığı,dava konusu alacağın da bu satış bedelinden kaynaklandığı, davacının Türk Ticaret Kanununun 12 nci maddesinde ifadesini bulan tanıma göre bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işletmediği , dolayısıyla uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı,
TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Yargıtay HGK'nun ... esas, ... karar sayılı, 09/11/2016 tarihli kararında da aynı hususun vurgulandığı anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/443, K. 2018/472, 17 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama