KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2018
- Esas no
- 2018/626 ESAS
- Karar no
- 2018/630 KARAR
- Dava
- Alacak (Rücuen
- Dava tarihi
- 24/05/2018
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya bağlı hizmet binalarının genel temizlik işlerinin kamu ihale kanunu uyarınca her yıl açık ihale usulü ile ihale edildiğini ve avantajlı teklif veren firma ile sözleşme yapıldığını, davacı ile davalı...
Şti arasında 02.01.2014 tarihinde 25 hizmet binasının 03.01.2014-31.12.2016 arasında 36 ay için 64 işçi ile genel temizlik hizmetlerinin yaptırılması için sözleşme imzalandığını, davacıya bağlı birimlerde temizlik elemanı olarak çalışırken 10.01.2014 tarihinde yüklenici davalı ... Ltd.
Şti tarafından iş akdine son verilen ...'in İzmir...Vergi Mahkemesinde dava açtığını, müvekkili aleyhine karar verildiğini, karar verilen bedelin icra dosyasına yatırıldığını, ödemeyi yapan müvekkili asıl işverenin alt işverenlere rücu hakkının saklı olduğunu belirterek ...'in davalı şirketler bünyesinde çalıştığı süreler ile sınırlı olmak üzere davalılar ile yapılan hizmet sözleşmesi hükümlerine istinaden İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına ödenen 17.605,72-TL nin davalılardan sorumlulukları oranında ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazmin ve tahsiline karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.
Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."
Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde ticari dava "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davaları ticari dava olarak sayılmıştır.
Somut olayda davalı şirketler tacir ise de davacı kamu kurumu olup TTK.nun 16/2 maddesi uyarınca tacir değildir. Ve yine ihtilaf davacı tarafından dava dışı işçiye asıl işveren sıfatı ile ödenen bedelin hizmet sözleşmelerine istinaden davalı şirketlerden rücuen tahsili isteminden kaynaklanmakta olup TTK.nun 4.maddesinde sayılan dava türlerinden de değildir. Her ne kadar TTK.nun 19.maddesinde ticari işin tanımı yapılarak taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılacağı belirtilmiş ise de;
TTK.5 maddesi (1) " Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine" bakmakla görevlidir." hükmüne göre her ticari işle ilgili dava ticari dava olarak kabul edilemeyeceğinden işbu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekir.
TTK.nun 5/3. Maddesine göre Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Tüm bu yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde işbu davada görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatina varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/626, K. 2018/630, 28 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama