KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2022
- Esas no
- 2022/386
- Karar no
- 2022/401
- Dava
- Tazminat ( Sigorta Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/09/2020
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İzmir 21. İş Mahkemesinin 22/11/2021 tarih .../... Esas .../... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmekle yukarıda belirtilen esasa kaydı yapıldı. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı taraf vekili İzmir 21. İş Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi ile özetle; müteveffa ...'ın elyaf değerlendiricisi olarak görev yaptığı sırada. 05/02/2020 tarihinde saat 04:30 sıralarında dava dışı ... Teks. San. ve Tic.
A.Ş.'ne ait iş yerinde 00:00 -08:00 vardiyasında çalışırken 3 metre yükselikteki otomatik pres makinesi bant kısmına ulaşmak için seyyar merdiven kurarak merdivene tırmandığını ve dengesini kaybederek yaklaşık 1,5 - 2 metre yükseklikten beton zemine düşerek vefat ettiğini, dava dışı şirket tarafından iş yeri davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ... no'lu poliçe çerçevesinde iş yeri paket sigorta poliçesi çerçevesinde teminat altına alındığını, iş kazalarından kaynaklanan hadiselere ilişkin maddi teminat verildiğini, iş bu poliçe gereğince işverenin sorumluluk kapsamı oranına göre dava ikame edildiğini,
müteveffanın geçirdiği kaza çalışma saatleri içinde müteveffanın çalışma alanında gerçekleşmiş olup Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda tanımı yapılan iş kazası mahiyetinde olduğunu, davalı sigorta şirketi işveren ile müşterek müteselsil sorumlu olup davacının iş güvenliği için gerekli önlemlerin alınmamış olması nedeniyle, kazanın meydana gelmesinden tam ve asli sorumlu olduğunu beyan ederek 05/02/2020 tarihinde müteveffa ...'ın sigortalı ... Teks. San.
Ve Tic. A.Ş.'nde geçirdiği iş kazası sebebiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı eşi ... adına şimdilik 1.000,00.-TL, davacı kızı ... adına şimdilik 100,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf vekili İzmir 21. İş Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesi ile özetle; davalıya karşı açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddinin gerektiğini, davalının belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan kazadaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, dosyada kusur durumuna ilişkin teknik bilirkişi raporu bulunmadığını, ikame edilen davada ispat külfetinin davacı yanda bulunduğunu, bu kapsamda müteveffanın, davacılara “destek” olduğu hususunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, davalı şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu,
temerrütü söz konusu olmayan davalı şirket aleyhine ancak ve ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini beyan ederek haksız ve mesnetsiz huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava ; trafik iş kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının işyeri sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında tahsili davasıdır.
6102 sy TTK'ya 7155sy yasanın 20 md. İle eklenen MADDE 5/A maddesi ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sy yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A maddesi ile "(1)İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sy HMK'nun 115/1. Fırkası uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."
115/2. Fıkrası uyarınca " Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." denilmektedir.
Somut olayda; trafik iş kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının işyeri sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında tahsili davası olduğu, dava tarihi 08/09/2020 olup, davacının dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sy yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A maddesindeki, zorunlu arabuluculuk başvuru şartının sonradan tamamlanabilir dava şartı şeklinde düzenlenmediği,
her davada dava şartlarının davanın açıldığı tarihe göre değerlendirileceği, ticari davalar yönünden arabuluculuğun dava şartı haline getirilmesinin amacının, uyuşmazlıkların çok daha kısa süre içinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesi olduğu, 6325 sy yasanın 18/A-2.
Bendi uyarınca dava tarihinden önce arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddileceği öngörüldüğünden davacıların dava tarihinden önce arabuluculuğa bir başvurusu bulunmadan açtığı tazminat davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/386, K. 2022/401, 26 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama