KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/373 Esas
- Karar no
- 2025/881
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17.03.2025
Karar Metni
1.721 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İzmir Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.03.2025 tarihli, ... Esas, ...Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı üzerine, dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirkete ait olan... isimli, Çeşme ilçesi, ...
Mahallesi'nde bulunan otel inşaatında çalışmış ve otelde bulunan tüm odaların ve ortak alanların tüm su tesisatının yapımı ve montaj işçiliğinin yapılmış olduğunu, davacı tarafın adı geçen otelin tüm tesisatının yapımı ve montaj işlerini üstlenmiş ve yaptığı tüm işleri davalı şirkete usulüne uygun şekilde teslim etmiş olduğunu, davacı tarafından yapılan, davalı şirkete 01.07.2024 tarih ... fatura no'lu, KDV dahil toplam 81.600,00 TL bedelli fatura tanzim olunarak,
davalı şirkete tebliğ olunduğunu, davacı tarafın faturayı kestiğini, davalı şirketin muhasebe birimine bildirdiğini, davalı şirket yetkililerin ile defalarca telefonla ...yolu ile görüştüğünü ancak fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle, taraflarınca bahsi geçen fatura alacağının ödenmemiş olduğunu, bu nedenle İzmir Çeşme İcra Dairesi'nin 2024/875 sayılı İcra dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından bu takibe konu alacağın tamamına 26.08.2024 tarihinde borçlu olmadıklarından bahisle haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davacı tarafın,
davalı şirket ile yaptığı sözlü eser sözleşmesi gereği otelde bulunan tüm tesisat işlerini ve tesisat malzemesi, davalı şirket tarafından sağlanan tüm montaj işlerini tamamlamış ve işi kusursuz olarak teslim etmiş olduğunu, söz konusu tesisat işlerinin yapıldığı Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, ayrıca aşamalarda ve iş bitiminde davacı tarafından çekilen fotoğraflar ve videoların deliller ile sunulacağını, Mahkeme tarafından, dilekçenin ekinde sunulan belgeler, takibe konu fatura,
hem davacı tarafın hem de davalı şirketin muhasebe kayıtlarının incelenmesi ile toplam 81.600,00 TL borcunun olduğunun açıkça görüleceğini, taraflarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşma sağlanmadığını, İzmir Çeşme Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/177073 sayılı 15.01.2025 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı'nın düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı neden ile alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep ettiklerini, açıklanan tüm tüm bu nedenlerden dolayı, haklı davanın kabulüne karar verilmesini,
davalı borçlu şirketin İzmir Çeşme İcra Dairesi'nin 2024/875 sayılı İcra dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın görülmesinde görevli ve yetkili Mahkeme'nin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 6'da "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." ifadesiyle genel yetki kuralı düzenlendiğini, düzenlemeye göre davalı şirketin yasal iş yeri adresi İzmir ilinde olduğundan uyuşmazlığın görülmesinde yetkili yer Mahkemesi İzmir Merkez Mahkemeleri olduğunu,
Mahkemece 25.04.2025 tarihli tensip zaptında verilen 15 numaralı ara kararı uyarınca "Davacı gerçek kişinin tacir veya esnaf olup olmadığının araştırılması" için bağlı olduğu yer Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'ne ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ayrı ayrı müzekkerelerin yazıldığını, yazılan müzekkereler doğrultusunda.
İzmir Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından 30.04.2025 tarihinde davacı gerçek kişinin "çay ocakları, kahvehaneler, kıraathaneler, kafeler (içecek ağırlıklı hizmet veren) meyve suyu salonları ve çay bahçeleri içecek sunum faaliyetleri alanında 12.04.2021 tarihinden beri Esnaf ve Sanatkarlar sicil müdürlüğüne kayıtlı olduğu "belirtildiğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan 29.04.2025 tarihli cevabi yazıda ise "Müdürlüğün sicil kayıtlarında Davacı gerçek kişiye ait herhangi bir kayda rastlanmadığı" bildirildiğini, davacı tarafın tacir olmadığı, esnaf olduğu,
esnaf işletmesi işlettiği hem İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından sunulan esnaf ve sanatkar sicil tasdiknamesinden hem de İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan 29.04.2025 tarihli davacı gerçek kişiye ait ticaret sicil kaydı bulunmadığına dair cevabi yazıdan anlaşıldığını, dolayısıyla somut uyuşmazlık TTK'nın 4/2. maddesinin "a-f" bentleri kapsamına girmediğinden davada görevli mahkeme İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu,
yasa hükümleri ve değinilen yargı kararı çerçevesinde işbu davaya konu uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili yargı yerinin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu sabit olup Mahkemece işbu davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davalı şirketin takibe konu faturada belirtilen hizmeti almadığından söz konusu faturayı ticari kayıtlarına işlememiş, anılı faturaya karşı yasal süre içerisinde iade faturası düzenlemiş olduğunu, davacı tarafın, davalı şirket hakkında girişilen haksız ve kötü niyetli takibe itiraz edildiğini,
davacı tarafından sunulan ... yazışmalarının davalı şirket yetkilisi ile yapılmadığını, davacı tarafın alacağını ispatlamamakta olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı tarafından sunulan ... yazışmalarının kesin delil niteliği taşımaması ve borcun varlığını ispatlamaması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiğini, yazışmaların içeriğine açıkça itiraz ettiklerini ve Mahkemece haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, takibe konu borcun taraflarınca kabul edildiği anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın başlattığı icra takibinde takip öncesine ilişkin faiz tutarı fahiş olarak talep edildiğini,
borcun varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davalı şirket, davacı tarafın başlattığı haksız ve kötüniyetli, fahiş temerrüt faizi tutarını içeren icra takibine itirazlarını sunarken borca, bu borca işleyen faiz tutarına, cari hesaba ve borcun tüm fer'ilerine haklı nedenle itiraz ettiğini, sonuç olarak,
takip dayanağı belge olan söz konusu faturanın içeriğine, işlemiş faiz tutarına ve fer'ilerine bir kez daha itiraz ettiklerini belirterek bu hususlardaki belirsizliğin giderilmesi için tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiler marifetiyle incelenmesini talep etme zorunluluklarının doğduğunu, emsal ilgili Yargıtay karaları ile icra inkar tazminatını düzenleyen yasal düzenlemelerinin amacının dikkate alındığında davacı tarafın, icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki talebinin reddinin gerekmekte olduğunu, mevcut durumda, davalı şirketin,
davacı tarafın sunmuş olduğu faturada belirtilen şekilde herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte davacı tarafın da hak kazandığı herhangi bir alacağı söz konusu olmadığını, davalı şirket aleyhinde icra takibine girişen, yine gerçek dışı iddia ve ispat vasıtaları ile davayı açan davacı taraf açıkça kötü niyetli olduğunu, belirtildiği üzere davacı tarafın ifa etmediği hizmete ilişkin fatura düzenlemesi ve düzenlediği bu faturaya ilişkin haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi başlatması,
icra takibindeki temerrüt faiz tutarını fazla hesaplaması hakkaniyete ve dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı tarafın, kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde dayandığı tanık deliline muvafakat etmediklerini, senetle ispatı gereken 86.690,50 TL üzerinden ikame edilen haksız ve kötüniyetli davaya konu uyuşmazlık hususunda tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini bildirdiklerini, açıklanan nedenlerle ve Mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddini,
Mahkeme aksi kanatte ise haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın esastan reddini, İzmir Çeşme İcra Dairesi'nin 2024/875 Esas sayılı icra takibinin iptalini, kötü niyetli davacı tarafın takip konusu alacağın %20'si oranında az olmamak üzere kötü niyet tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İzmir Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.03.2025 tarihli, ... Esas,... Karar sayılı gerekçeli karar evrakı.
İzmir Çeşme İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden, hem de fiziki olarak celp edilmiştir.
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı ...esnaf veya tacir sayılıp sayılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden davacı... esnaf veya tacir sayılıp sayılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
İzmir Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı ... esnaf veya tacir sayılıp sayılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
İzmir Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı TML Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ait... formları celp edilmiştir.
GEREKÇE
Dava; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenleme ile, artık 01.07.2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, görevin 6100 sayılı HMK.'nın 137, 138. maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi, mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK.'nın 4. maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.
Somut olayda, davacının tacir olmadığı Mahkememizce yapılan araştırma ve dosya arasına gelen müzekkere cevapları anlaşılmıştır.
Bu açıklamalara göre; somut olayda davacı gerçek kişinin tacir olmadığı, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle TTK.'nın 4. maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken ve genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemes'ine aittir. (Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2014 tarih,.. Esas ve ... Karar sayılı ilamıda bu doğrultudadır.)
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 26.03.2014 tarih ve 141 sayılı kararı ile, İzmir Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresi; İzmir Merkez, Kemalpaşa, Çeşme, Menderes, Seferihisar, Selçuk, Torbalı ve Urla olarak belirlenmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun İzmir Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresini düzenleyen anılan kararı uyarınca, Çeşme Mahkemeleri'nde açılan dava İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
Davacı gerçek kişinin tacir sıfatı bulunmadığından, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca davanın ticari dava olmadığı kabul edilmek suretiyle asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden dava dilekçesinin görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, İzmir Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresi Çeşme ilçesini de kapsaması ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan ve davacı tarafın sıfatı araştırılmadan görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, usul ekonomisi de gözetilerek, dosyanın, görevli mahkeme olarak Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Mahkememiz ile Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK'.nın 21. ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi verilmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/373, K. 2025/881, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama