KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2018
- Esas no
- 2015/1041 Esas
- Karar no
- 2018/213
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 02/09/2015
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 02/09/2015 tarihli dilekçe ile, davacı şirket ile davalı şirket arasında 01/03/2009 - 01/03/2011 tarihleri arasında Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme süresince almayı tahahhüt ettiği ürünü almadığını, hedefini gerçekleştirmediğini, bu sözleşmenin 1. Maddesinin g bendinde "İşletmeci, sözleşme süresince toplam 10.000 Koli (200.000 adet) 200 ml ayran miktarında ürünü ...'tan satın almayı taahhüt eder.
Anılan sözleşme süresi dolmasına rağmen işletmeci, bu hedefini gerçekleştiremediği takdirde ... taahhüdün gerçekleşmeyen ürün miktarının iki katı kadar daha ürün satıncaya kadar bu sözleşmenin süresini uzatabileceği gibi, dilerse gerçekleşmeyen miktarın taahhüt edilen miktara oranının "Özel Hükümler" Md. 1'de bahsi geçen meblağ ile çarpımının sonucu bulunacak tutarın iki katının nakden ve defaten ödenmesini işletmeciden talep edilebilir" hükmünün bulunduğunu,
gerçekleşmeyen miktarın taahhüt edilen miktara oranının Özel Hükümler Md. 1'de bahsi geçen meblağ ile çarpımı sonucu bulunan tutarın iki katı olan 1.015,46-TL'nin tahsili için davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından faiz oranına itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, ayrıca davacının talebinin neye dayanılarak istendiğinin anlaşılmadığını belirttiğini, talebin davacı ile davalı arasında imzalanan 01/03/2009 tarihli Taahhütlü Satışlar Sözleşmesinden doğan 1.015,46-TL alacağın tahsili talebi olduğunu, davalının itirazının kabülünün mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davalının İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının belirlenen miktarda ürünü davacı şirketin bir kısım nakdi ödemesi karlığı, davacı şirketten almayı taahhüt ettiğini, ancak bir süre sonra davacı şirketin belirlediği fiyattan davacıya anlaşılan miktarda ürünleri getirmemeye veya geç getirmeye başladığnı, bu durumunun davalıyı zarara uğrattığını, daha sonra da ürünlerin sipariş edilmesine rağmen hiç gelmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirketin 1 yıl öncesine kadar ürünlerin teslimine devam ettiğini,
sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin davacı tarafından esnetildiğini, davacı şirketin ürünleri teslim ettiğini ya da siparişin verilmediğini ispat etmesi gerektiğini, ürünlerin gelmemesi ve aksamalar yaşanması nedeniyle davacı firma yetkilileri ile defalarca görüşmeler yapıldığını, ancak yine de ürün sevkiyatının yapılmadığını, davacının davalıya sözleşmeye aykırı davrandığına dair herhangi bir yazılı ya da sözlü uyarıda bulunmadığını, borçlu temerrüdün oluşumu için geçerli olarak doğmuş ve ifası mümkün olan borcun muaccel olması gerekli olmakla birlikte kural olarak alacaklının borçluya ihtarda bulunmasının gerekli olduğunu,
davacı şirketin iddiasının aksine davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranmadığını, davacının alacağı cari hesaptan kaynaklanıyorsa cari hesabın ne zamandan beri var olduğu ve davalı hesabına kaydedildiğinin anlaşılamadığından 5 yıllık taleplerinin zamanaşımına gireceğini, davacı tarafın sözleşme gereği 2 kat uygulayarak ulaştığı 1.015,46-TL istediğini, buna göre davalının sadece 500,00-TL için davacı ile bu duruma düşmesisinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere davacı adına kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin istendiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış yapılan incelemede, alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, davacı tarafından 01/03/2009 tarihli sözleşmeye dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından verilen ara kararı gereğince, 01/03/2009 tarihli Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi aslı ve mal teslimine ilişkin keşidecisi ... Lehdarı ... A.Ş. Olan 01/03/2009 kedişe tarihli 3.200,00-TL bedelli senedin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Dosya, yönerge yolu ile Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş, dosyanın SMMM bilirkişiye tevdi edilerek, davacıya ait şirket defterleri üzerinde inceleme yapılmasının sağlanması istenmiş, yönerge Mahkemesi tarafından dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 01/11/2016 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve tarafların rapora itirazı üzerine ek rapor düzenlenmesi işleminin yapıldığı, dosyanın Mahkememize iade edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı ayrı ayrı itiraz dilekçeleri verildiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında Tahahhütlü Satış Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme gereğince davalı tarafın alması gereken malı teslim almadığı ve satışını gerçekleştiremediği, bu nedenle alacaklarının doğduğu iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği, bu kez itirazın iptali ile Mahkememizde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça davacının iddia ettiği şekilde malları kendilerine talep etmelerine rağmen teslim edilmediği iddiasında bulunulduğu ve davanın reddinin istendiği,
davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapıldığı, taraflar arasında imzalandığı konusunda ihtilaf olmayan sözleşme uyarınca davalının davacıdan mal satın alınmasına ilişkin olarak taahhüt altına girdiği ancak, mal alımının belli bir süre sonra durduğu davalı tarafça her ne kadar ürün alımı konusunda herhangi bir engellerinin olmadığı beyan edilmiş ise de, satın alındığına dair de herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, 01/03/2009 tarihi ile 01/03/2011 tarihleri arasında davacı şirketten satın alacağı ürün miktarının tespit edildiği, ancak teslim edilen ürün miktarının hedeflenen kadar olmadığı,
davacı tarafça davalıya belirlenen taviz tutarı yönünden bilirkişiler inceleme yapıldığı, davalının ürünleri taahhüt edilen kadar teslim almadığı dikkate alındığında davacı tarafça davalıdan talep edilen bedelin yapılan hesaplama ile de uyumlu olduğu, davalının taahhüdün yerine getirilmemesi halinde sözleşme uyarınca bulunacak tutarın 2 katının ödenmesinin talep edilebileceği hususunun belirlendiği ve davacı tarafça bu istemin yerinde olduğu, bu hususlar dikkate alınarak davalının icra takibine itirazında haksız olduğu,
alacağın sözleşmeye dayalı belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle likit olduğunun kabulü gerektiği ve inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacağın sözleşmeye dayalı olması nedeniyle sözleşme tarihi ve alacak istem tarihi dikkate alındığında davalı tarafın icra takibinde belirttiği zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı, bu haliyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1041, K. 2018/213, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama