KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/227 Esas
- Karar no
- 2018/384
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 01/03/2017
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize verilen 01/03/2017 tarihli dilekçe ile, davalı şirketin taşımacılık işlerinde kullandığı, ..., ..., ...,..., ..., ...,..., ..., ... plakalı araçlarının bakım, onarım ve tamir işlerinin davacı ... tarafından yapıldığını, yapılan tamir, bakım, onarım işlemlerinin faturalarının borçluya gönderildiğini, davalı ile davacının aralarında yapmış oldukları sözlü akit uyarınca davalı şirketin araçlarındaki bakım, onarım ve tamir konusunda 10.310,94 TL borcunun bulunduğunu, taraflar arasındaki ihtilaf oto tamiri konusunda yapılmış olan eser sözleşmesine ve 24/12/2016 düzenleme tarihli,
10.310,94 TL tutarındaki davalı şirketin kabul ve ikrar niteliğindeki cari hesap mutakabatına dayandığını, söz konusu mutabakatın kayıtsız ve şartsız borç ikrarı niteliğinde belge olduğunu, davalının ısraralı taleplere rağmen söz konusu borcu ödemediğini, bunun üzerine İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı vekili tarafından yapılan icra takibine sırf alacağı ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı vekilinin 13/02/2017 tarihli itiraz dilekçesinde borca ve yetkiye itiraz ettiklerini, bu cari hesap sözleşmesinin 24/12/2016 tarihli cari hesap mutakabatı ile borcun miktarının belirlendiğini, bu mutakabatın davalı tarafça kabul ile imzalanarak,
borcun belirli ve muaccel alacak haline geldiğini, açıklanan nedenlerle davalı tarafça borca ve yetkiye yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine yapılan itirazın iptali ile davanın kabulüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş ve davalı vekili tarafından verilen 17/05/2017 tarihli dilekçede, davalının yerleşim yerinin Manisa olduğunu, HMK 5. Madde göz önünde bulundurulduğunda, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde ve huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Manisa İcra Dairelerinin ve Manisa Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı ile davacının iddia ettiği gibi aralarında sözlü bir anlaşma olmadığını, her hangi bir anlaşma mevcut olmadığı gibi taraflar arasında bir borç ilişkisinin de olmadığını, bu nedenle davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini,
yapılmış olan itirazda kötü niyet olmadığını, nolmayan bir borcun ödenmemesi amacı olduğunu, açıklanan nedenlerle dava hakkında, öncelikle görev yetki konusunda, haksız davanın usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Yargılama devam ederken davacı vekili tarafından mahkememize verilen 02/03/2018 tarihli dilekçe ile davadan feragat beyanında bulunulmuş vekaletnamede yapılan incelemede davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali istemi ile bu kez mahkememizde işbu davanın açıldığı, dava dilekçesinde plakaları belirtilen ve davalıya ait olduğu beyan edilen araçların tamir ve bakım işinin davacı tarafından yerine getirildiği ve bu iş nedeniyle düzenlenen faturaların davalıya gönderilmesine de taraflar arasında mutabakat sağlanmasına rağmen borcun ödenmediğinin iddia edildiği, davalı tarafından vekilin dosyaya sunduğu dilekçe ile davanın reddinin istediği,
ayrıca taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin olmadığının ve anlaşma bulunmadığının beyan edildiği, yargılama devam ederken davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile davadan feragat beyanında bulunulduğu ve davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin vekaletnamede düzenlendiği,
davalı vekilinin vekillikten çekilme dilekçesinin 02/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve sonrasında usulüne uygun şekilde düzenlenen ve istifadan sonraki tarih itibariyle düzenlenen vekaletname sunulmadığından her ne kadar 23/01/2017 tarihli celsede davalı vekilinin mazereti tutanağa geçmiş ise de mahkememizce meşruhatlı davetiyelerin davalı şirkete doğrudan tebliği işleminin yapıldığı, bu hali ile davalı şirketin verilen ara kararlarından haberdar olduğunun kabulü gerektiği ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine gerek olmadığı, bu haliyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/227, K. 2018/384, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama