KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/608 Esas
- Karar no
- 2018/415
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 31/05/2017
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 31/05/2017 tarihli dilekçe ile, davacı, davalı tarafa 26/10/2016 tarihli ... ve ... sıra nolu faturalarda yazılı olduğu çerezlik ayçiçeği çekirdeğini sattığını, malın bedelinin aslen USD doları olduğunu, ancak VUK uyarınca faturaların TL cinsinden düzenlendiğini, bu faturalara davalı tarafça itiraz edilmediğini, zira tarafların anlaşması ve iradesinin mal bedeli için USD dolar kurundan ödeme yapılması olduğunu, 26/10/2016 gün ve ... sıra nolu faturanın USD kur fiyatının 3.0835 USD olduğunu, genel toplamın 30.678,75 TL karşılığının ise 94.597,92 olduğunu,
26/10/2016 gün ve ... sıra nolu fatura USD kur 3.0835 USD genel toplam 78.901,20 TL karşılığının ise 94.957,92 olduğunu, bu faturala mahsuben davalı yan tarafından, 05/02/2017 gün ve 48.024,77 TL'lik, 19/03/2017 gün ve 130.000,00 TL'lik, 19/04/2017 gün ve 130.000,00 TL'lik çekler ile ödeme yapıldığını, bakiye bedel/kur farkı yönünden davalı yan ile defalarca görüşüldüğünü, nihayetinde davacının 30/04/2017 gün ve ... sıra nolu 56.444,60 TL bedelli kur farkı faturasını kestiğini ve davalıya gönderdiğini, davalının ise keşide ettiği ihtarname ile ticari ilişkiyi ödeme tarihlerini kabul ettiğini ancak,
kur farkı faturasını kabul etmediğini ve fatura aslını iade ettiğini, akabinde İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğinden iş bu davanın açıldığını, davalı yanın ödemekle yükümlü olduğu bedele karşı haksız şekilde itiraz ettiğini, davacının alacağını tahsil edememe tehlikesi olduğunu, bu nedenle davalı adına kayıtlı olan araç ve taşınmazlar üzerine üçüncü kişilere devrini önlemek amacı ile tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalının İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesine, borçlunun takip çıkışının %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, borçlu adına kayıtlı taşınmaz ve araçlar üzerine karar kesinleşinceye kadar tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından verilen 28/06/2017 havale tarihli dilekçe ile,davalı şirket tarafından davacı şirketten 26/10/2016 traihli ... ve 26/10/2016 tarihli ... numaralı faturalar gereği çerezlik ayçiçek çekirdeği satın alındığını, alınan ayçiçek çekirdeklerinin bedellerinin ise davalı şirketin ...bank A.Ş. ... Şubesinde bulunan hesabından davacı şirket adına keşide edilen 05/02/2017, 19/03/2017.
19/04/2017 tarihli çeklerle davacı şirkete ödenmiş olduğunu, fatura örneklerinin de dilekçe ekinde sunulduğunu, fatura içeriği emtiaya karşılık davalı şirket tarafından bahse konu çekler düzenlendiğini, ve bu çeklerin davacı şirkete teslim edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki izah edildiği üzere malların teslim alınması ve bedellerin ödenmesi ile son bulmasına rağmen kur farkı alacağının bulunduğundan bahisle dava konusu 30/04/2017 tarihli ... seri numaralı 56.444,60 TL bedelli kur farkı faturasını düzenleyerek davalı şirketin böyle bir alacağının olmadığından iş bu dilekçeye ekli İzmir ....
Noterliğinin ... yevmiye numaralı 10/05/2017 tarihli ihtarı ile davacı şirkete iade edildiğini, ihtarnamenin davacı şirkete 12/05/2017 tarihinde tabliğ edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin iptaline, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı yana tahmiline ve ayrıca davacı tarafça iptaline karar verilmesine talep edilen icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak ikame edildiği sarih olduğundan davacı yan aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Davaya konu İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, 30/04/2017 tarihli 56.444,60-TL bedelli faturaya dayalı olarak genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine davalının süresinde itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, takibe dayanak faturanın kur farkı gerekçesi ile düzenlendiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya satışı ve teslimi konusunda ihtilaf olmayan çerezlik ayçiçeği çekirdeği bedeline ilişkin düzenlenen faturaların hangi ülke parası ile düzenleneceği, bu bedelin teslimi ve tahsili konusunda kur farkı uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Satışa konu ürünün USD üzerinden bedelinin kararlaştırıldığı faturaların TL üzerinden düzenlendiği ve yine TL üzeriden düzenlenen çeklerin davalı tarafından davacıya teslim edildiği, ancak kararlaştırılan para cinsi nedeniyle kur farkının isteneceği davacı tarafça iddia edilmiştir.
Taraflara ait ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulmasından sonra dosya, bilirkişiye tevdi edilerek, taraflar arasında kur farkı konusunda alacağın doğması halinde miktarının tespiti ile icra müdürlüğü dosyası ile karşılaştırma yapılması ve iddia edilen alacak yönünden hesaplama yapılması istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya sunulmuştur.
Taraflar arasında mal alım satımına ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığı, yapılan satışın mal teslimi sırasında davacı şirket tarafından düzenlenen fatura ile TL üzerinden bedelin gösterildiği, davalı şirket tarafından bu bedel karşılığı ileri tarihli çeklerin düzenlenerek davacıya teslim edildiği görülmüştür. Davacı tarafından düzenlenen faturada hesaplanan kur bedelinin gösterildiği anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı şirket arasında kur farkının tahsil edilebileceğine dair irade birliğini gösterir bir sözleşmenin olmadığı dosya kapsamından tespit edilmiştir. Taraflar arasında kur farkı istenebileceğine dair bir anlaşma olduğu konusunda da davacı tarafından herhangi bir delil ileri sürülmemiştir. Davalı tarafça taraflar arasında yapılan pazarlığın TL üzerinden yapıldığını ve keşide edilen çeklerin TL cinsinden düzenlenerek davacıya verildiğini ve tahsilatını da gerçekleştirdiğini beyan ettiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafından davalıya satışı gerçekleştirilen mal bedeli karşılığı olarak düzenlenen fatura bedelinin davalı tarafından TL üzerinden keşide edilen çekler ile ödemenin gerçekleştiği, ödeme konusunda davacı tarafça çeklerin teslim alındığı sırada herhangi bir şekilde kur farkının ayrıca isteneceği hususunun davalıya usulüne uygun şekilde bildirilmediği,
zira taraflar arasında ürün fiyatı kararlaştırılırken davalının vadeli çek vereceği hususunun çeklerin teslim alınması sırasında herhangi bir çekince gösterilmemiş olması dikkate alındığında kur farkının alınacağına ilişkin herhangi bir konunun tartışılmadığı, kararlaştırılan ürün bedeline göre davalı tarafından, davacının düzenlediği faturanın teslim alındığının kabul edildiği, bu fatura üzerine faturada gösterilen bedel kadar Türk Lirası üzerinden çeklerin düzenlendiği ve davacıya teslim edildiği halde buna ilişkin herhangi bir çekincenin davacı tarafça davalıya bildirilmediği,
davalının çekleri teslim ettikten ve ürün bedelini ödediğine ilişkin işlemi tamamladıktan sonra davacı tarafından kur farkının doğduğu gerekçesi ile fatura düzenlenmek suretiyle davalıdan bu şekilde bir talepte bulunmanın mümkün olmadığı, 26/10/2016 tarihli faturalarda ürünlerin miktarının ve karşılığında fiyatlarının yazıldığı ve bu fiyatların TL olarak gösterildiği,
sadece açıklama kısmında USD kurunun ve USD genel toplam adı altında bir bedelin gösterildiği ancak, davalının TL olarak gösterilen bedel yönünden bu bedeli ödemek üzere işlem yaptığı ve bu işleme davacı tarafından itiraz edilmediği dikkate alındığında davacının kur farkı isteminin yerinde olmadığının kabulü gerektiği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/608, K. 2018/415, 10 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama