KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2020
- Esas no
- 2018/136 Esas
- Karar no
- 2020/465
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 20/12/2018
Karar Metni
1.524 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle müvekkil şirketin davalıdan 31/12/2016 tarihi itibariyle 125.141,75 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, 2013 yılı Aralık ayı başında taraflar arasında sözlü olarak ticari ilişki kurulması ve mal alımı hususunda anlaşıldığını ve aradaki güven ilişkisi nedeniyle sözlü mutabakata dayanılarak müvekkil şirket tarafından davalının hesabına 23/12/2013 günü saat 14:49 itibariyle 1.000.000 TL havale ile ödeme yapıldığını ancak ödemeye rağmen sözlü anlaşmanın fiiliyata geçmediğini ve 1.000.000 TL nin davalının uhdesinde kaldığını, İzmir ...
Noterliği'nin 03/03/2007 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacağın davalıdan talep edildiğini ancak bir sonuç alınamadığını belirtip fazlaya ilişkin her türlü dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkil şirketin cari hesap alacağı ile banka havalesinden kaynaklanan( ...
1.125.141,75 TL) alacağının şimdilik 100.000 TL lik kısmının(ileride gerçek alacak miktarı belli olduğunda tamamının) ihtarnamenin keşide tarihi olan 03/03/2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont/avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesi ekinde ... Bankası'nın 23/12/2013 tarih, 999.000 TL bedelli, gönderen ... İnşaat Sanayi ve Tic.A.Ş., alıcı ... Amb.San.ve Tic.Ltd.Şti olan dekont örneği ibraz edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının açtığı davanın belirli cari hesap alacağı ve buna dayanak gösterilen banka dekont ve cari hesap kayıtlarını içeren belirsiz alacak davası olduğunu ancak davacının alacağını banka havalesi ile yapmış olması hasebiyle alacağın belirli ve hesaplanabilir olduğunu, öncelikle belirli ve hesaplanabilir bir alacağın tespiti talebinin davacının kısmi ve belirsiz alacak davası olarak ikame etmesi yönünden davanın usul ve yasaya aykırı olduğundan reddini, müvekkil şirketin ...markası ile bilinen markanın sahibi ve üretici olan yatak ve uyku ürünleri sektöründe hizmet veren tanınmış köklü ve bilinen bir şirket olduğunu,
yapılan incelemeyle davacının müvekkil şirket nezdinde 06/06/2016 tarihi itibariyle hiçbir hak ve alacağı bulunmadığının tespit edildiğini, davalı müvekkilin bu tarihten dava tarihine kadar davacı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacının dilekçesinde belirttiği 23/12/2013 tarihinde müvekkil şirkete 1.000.000 TL havalenin cari hesap borcuna istinaden tahsil edildiği ve cari hesap kayıtlarına işlendiğini, davacı ile yapılan 31/12/2015 tarihli hesap mutabakatı evrakından da görüleceği üzere davacı şirket ile işbu cari hesap kaydının doğruluğunun ve 31/12/2015 tarihi itibariyle 0 bakiye olduğu mutabakatına varıldığını,
bu tarihten sonra davacı tarafça ticari borç ilişkisine karşılık verilen çeklerin iadesi talebinin müvekkil şirket tarafından geri çevrilmeyerek söz konusu çeklerin daha uzun vadeli çekler ile ötelenmesine olanak sağlandığını, müvekkil şirketin davacı şirkete karşı borcu bulunmadığı gibi davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını belirtip açılan davanın öncelikle usul yönünden reddine, davanın esastan tüm sonuçlarıyla reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davacı vekili 05/02/2019 tarihli dilekçesiyle; Cevap dilekçesinde öne sürülen hususları kabul etmediklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair dava dilekçesinde bir ibare bulunmadığını, açılan davanın HMK 109/3 maddesi kapsamında kısmi dava olduğunu, HMK 109/2 fıkrası gereğince kısmi dava yasağının kaldırıldığını bu nedenle davalı tarafın HMK 107 maddesi ile ilgili itirazlarının yasal dayanağı olmadığını, davalının banka havalesinin yapılıp yapılmadığı, hesaplarına geçip geçmediği hususunda net bir cevap veremediğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı olmadığı gibi müvekkilinin davalı tarafa cari hesap borcu da bulunmadığını beyan etmiş ve ekinde mutabakat metnini ibraz etmiştir.
Davalı vekili 13/02/2019 havale tarihli dilekçesiyle; Davacının ihtarname metnine dayanarak davayı açtığını, taraflarınca sunulan yazılı delillere karşı davasını ispat edebilecek nitelikte bir yazılı delil sunamadığını, ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle müvekkil şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığının açıklığa kavuşacağını beyan etmiştir.
Mahkememizce verilen 24/12/2018 tarihli tensip ara kararı uyarınca davacı vekilince 17/01/2019 tarihli dilekçe ekinde İzmir ... İcra Noterliği'ne ibraz edilen ihtarname örneği sunulmuştur.
... Bankası ... Şube'den taraflara ait 23/12/2013 tarihli banka kayıtları CD ortamında gönderilmiş, Mahkememizce CD nin çözümü yapılarak dosya içerisine alınmıştır.
Dosya ve ekleri SMMM bilirkişiye tevdi edilerek, bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi ... 12/06/2019 tarihli raporunda özetle. Davacının ticari defterlerinde davaya konu ... Bankası hesabından davalının ...
Bankası hesabına 23/12/2013 tarih, saat 14:49 itibariyle 1.000.000 TL havale yapıldığının 2013 yılı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının 2013-2014-2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait yasal defterlerin ana hesap bazında çekildiği ve yasal defterleri teyit eden fatura, dekont ve çek giriş çıkış makbuzları da rapor tarihine kadar sunulmadığından cari hesap dökümü yapılamadığı, davalının yasal defterlerinde 31/12/2015 tarihi itibariyle cari hesap alacağının 125.141,75 TL olduğu ve 31/12/2018 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinde bir değişiklik olmadığı, davalı yanın yasal defter ve belgelerinde davaya konu ...
Bankası hesabından 23/12/2013 tarih, saat 14:49 itibariyle 1.000.000 TL havale yapıldığının 23/12/2013 tarih ve ... nolu yevmiye kaydında kayıtlı olduğu, yapılan havalenin davacının cari hesabına kaydedildiği, davalının yasal defter ve belgelerine göre davalının davacıya 06/06/2016 tarihi itibariyle bakiyesinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Davalı tarafça ödeme belgeleri ibraz edilmekle, dosyanın ek rapor alınması için bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, bilirkişi 24/01/2020 tarihli ek raporda özetle; 12/06/2019 tarihli kök bilirkişi raporunda herhangi bir değişiklik olmadığı, davacı vekili tarafından 26/06/2019 tarihli dava dosyası içerisinde mevcut olan dilekçesinde belirtilen hususların incelenebilmesi için davacı vekilinden yasal defterleri teyit eden fatura, dekont ve çek giriş çıkış makbuzlarını inceleyebilmek üzere 10/01/2019 tarihli mail ile talep ettiği belgelerin mevcut olduğu adres bildirilmediğinden karşılaştırmalı cari hesap dökümü yapılamadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce 12/02/2020 tarihli celsede davacı tarafın yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak bilirkişi incelemesi yapılması talebinin dosya kapsamı ve davanın niteliği gözönüne alınarak reddine karar verilmiş, HMK 184 maddesi uyarınca tahkikatın bittiği bildirilmiş ise de davacı vekili davanın esasına yönelik yazılı beyanda bulunmak üzere süre talep ettiklerini beyan etmiş, davacı vekiline dosyanın esasına yönelik yazılı beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine karar verilmiş,
davacı vekilince 03/03/2020 tarihli dilekçe ile esasa yönelik beyanda bulunulmuş ve dilekçe ekinde Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/03/2020 tarihli raporu ile banka havalesi ve çek ile yapılan ödemelerin gerçek bir banka işlemine dayalı olup olmadığı, bu işlemlerin 1.000.000 TL lik havale bedelini sıfırlamaya yönelik olarak yapılmış fiktif işlemler olup olmadığı konusunda inceleme yapılması gerektiği bildirilmiş olup davacı vekiline 04/03/2020 tarihli celsede açıklamada bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmiştir.
24/06/2020 tarihli celsede 12/02/2020 tarihli tahkikatın bitimine ilişkin ara karardan dosya kapsamı gözönüne alınarak dönülmesine karar verilmiş, davacı yemin deliline dayandığından "Davacı vekiline yemin teklif etme hakkını kullanıp kullanmayacağına ilişkin beyanda bulunması hususunda 1 haftalık kesin mehil verilmesine, verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunmadığı takdirde yemin teklif etme hakkından vazgeçmiş sayılacağından kabulüne karar verileceği"ve "Davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde yemin teklif edeceğine ilişkin beyanda bulunması halinde aynı kesin süre içerisinde yemin metnini dosya içerisine ibraz etmesine,
kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin teklif etme hakkından vazgeçmiş sayılacağının kabulüne karar verileceği" ihtar edilmiş, 07/10/2020 tarihli celsede davacı vekili"Biz yemin teklif etme hakkımızı kullanmıyoruz, 30/06/2020 tarihli dilekçemiz kapsamında öncelikle yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak hüküm kurmaya olanaklı bilirkişi raporu alınmasını ayrıca dosya içerisinde yer alan mutabakat belgesi aslının davalı taraftan istenerek imzanın müvekkil şirket yetkilisi ...'e ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasını,
imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olup olmadığına ilişkin talebimiz kabul edilmediği takdirde ise İzmir CBS'nin ...
Soruşturma sayılı dosyadaki imza incelemesinin tamamlanmasının dosya için bekletici mesele yapılmasını talep ediyoruz"şeklinde beyanda bulunmuş, taraflar arasındaki 31/12/2015 tarihli mutabakat metninin hükme esas alınmadığından mutabakat metnindeki imzalar yönünden imza incelemesi yapılması yönündeki davacı vekilinin talebinin reddine karar verilerek tahkikatın bittiği bildirilmiş, davacı vekilinin esasa yönelik yazılı beyanda bulunmak üzere 2 hafta süre talep ettiği görülmüş ise de, 12/02/2020 tarihli celsede tahkikatın bittiğine ilişkin ara kararı kurulduğundan,
davanın basit yargılama usulüne tabi davalardan olduğundan davacı vekilinin esasa yönelik beyanda bulunmak için süre talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın ve 23/12/2013 tarihinde davacı tarafça davalı tarafa yapılan banka havalesi kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL bedelin ihtarnamenin keşide tarihi olan 03/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont/avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine yönelik olduğu, davaya konu ...
Bankası hesabından davalının ...
Bankası hesabına 23/12/2013 günü saat 14:49 itibariyle 1.000.000 TL havale yapıldığının davacının 2013 yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, tacirlerin tutmakla yükümlü olduğu defterlerin sahibi lehine-aleyhine delil olabileceği, yapılan havalenin davalının yasal defterlerinde 23/12/2013 tarih ve ... yevmiye kaydında kayıtlı olduğu, davalının yasal defterlerinde 31/12/2015 tarihi itibariyle cari hesap alacağının 125.141,75 TL olduğu ve 31/12/2018 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinde bir değişiklik olmadığı, davacı tarafça yapılan havalenin davacının cari hesabına kaydedildiği,
06/06/2016 tarihi itibariyle davalının davacıya hesap bakiyesinin bulunmadığı, davacı dava dilekçesiyle yemin deliline dayandığından davacı vekiline yemin teklif hakkını kullanıp kullanmayacaklarına ilişkin kesin süre verilerek sonuçlarının hatırlatıldığı, 07/10/2020 tarihli celsede davacı vekilinin yemin teklif etme hakkını kullanmak istemediklerini beyan ettiği ve bu beyanını imzasıyla tasdik ettiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinin denetime elverişli hüküm kurmaya olanaklı olduğu ayrıca başkaca bir incelemeye gerek olmadığı,
davacının davasını kanıtlayamadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/136, K. 2020/465, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama