KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2020
- Esas no
- 2018/377
- Karar no
- 2020/344
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2018
Karar Metni
1.678 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, müvekkili tarafından davalıya gıda maddeleri satıldığını, satılan mallara ilişkin faturaların düzenlendiğini ve takip tarihine kadar davalı tarafça hiç bir faturaya itiraz edilmediğini ancak satılan gıda maddelerinin bir kısım bedeli olan 29.314,05 TL'nin ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine İzmir ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ödeme emrinin 13/09/2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının 17/09/2018 tarihinde sadece zaman kazanmak amacı ile haksız ve yasaya aykırı şekilde ödeme emrine itiraz etmesi nedeni ile icra müdürlüğünce 18/09/2018 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı yanın itirazı nedeni ile alacağını geç tahsil edecek olan müvekkili şirket zarara uğratıldığından davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı, her ne kadar İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatmış ve müvekkilinin davacıya 29.314,05TL borcu olduğunu iddia ediyor ise de söz konusu iddianın yersiz, kötüniyetli ve haksız olduğunu, müvekkili şirketin davacıya iddia edildiği üzere bir borcu bulunmadığını, dosya kapsamında ödemelerin yapıldığını, mahkememizce yapılacak yargılama esnasında işbu husus ortaya çıkacak olup tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenerek bir karara varılmasını,
tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde böyle bir borcun olmadığı hususunun ortaya çıkartılmasını talep ettiklerini belirterek kötüniyetle ikame edilmiş işbu davanın reddi ile takibin iptaline, kötüniyetli bir şekilde takibin ve işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davacının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 29.314,05 TL asıl alacak için icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 13/09/2018 tarihinde tebliğinden sonra süresi içinde takip dosyası borçlusunun vekili tarafından süresi içinde 17/09/2018 tarihinde müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, borca, takibe, faize ve ferilerinin tümüne yapılan itiraz üzerine 18/09/2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın İİK'nın 67. maddesi gereğince yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilirkişi tarafından düzenlenen 29/05/2019 tarihli dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunan raporda özetle, davacının gerek dosya içerisine delil olarak koyduğu gerekse yasal defterine işlediği faturaların toplamının 29.314,05 TL olduğu, gerek yevmiye ve defteri kebir defterlerinde davalı için tutulan cari hesapta hiçbir iade faturasının görülmediğini, kısmen veya tamamen tahsil edilmiş bir rakama rastlanmadığını;
davacı ve davalı taraflardan her ikisinin yasal defterlerinde de olan faturaların KDV dahil toplamlarının 18.621,80 TL olduğunu, bunun dışında davacı tarafından kesilen toplam tutarı 10.692,33 TL olan 6 adet faturanın satıcıda kalan nüshalarının incelenmesinde 30/06/2018 tarihli 4 adet faturanın dip bölümünde bulunan malları eksiksiz ve sağlam alan kısmında ... isimli şahsın isim ve imzasının bulunduğu, 07/07/ 2018 tarihli 2 adet faturada sadece soyadı bulunmayan ... isimli şahsın isim ve imzasının bulunduğu,
davacının davalı için tuttuğu muavin defterinde ve cari hesap ekstresinde 07/07/2018 tarihi itibarıyla davalı borçlunun 29.314,05 TL borçlu göründüğü , 30/09/2018 tarih ve ... nolu yevmiye kaydında ... sayılı icra dosyası neden gösterilerek şüpheli ticari alacaklar hesabına kaydedildiği, tarafların yasal defterlerine yaptıkları kayıtların birbirini tutmadığı, davacının yasal defter ve belgelerinin incelenmesinde davalıdan 29.314,03 TL alacaklı olduğu, davalının yasal defter ve belgelerinin incelenmesinde ise davacıya 18.621,80 TL borçlu olduğu bildirilmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içeren 17/06/2019 tarihli dilekçesi ile özetle, ”... müvekkilinin borçlu olduğu rakamın 18.621,80 TL olarak düşünülebileceği, bunun üzerindeki fazla taleplerinin karşılığının veyahut varsa faturadaki malların müvekkiline teslim edilmediği, davacının cari hesap ekstresinde gösterdiği malları teslim ettiğinin ispat yükünün davalıya ait olduğunu faturaya konu malların teslimine ilişkin yazılı bir belge sunulamadığından bahisle davanın reddi gerektiğini, her iki tarafın yasal defterlerinde kayıtlı olan faturaların KDV dahil toplam 18.621,80 TL olduğu,
fazlası olan taleplerin (10.692,23TL) karşılığı olan faturalardaki malların müvekkiline hiç teslim edilmediğini, dava yargılamayı gerektirdiğinden aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini...” beyan etmiştir.
Davacı vekili 03/07/2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle, SGK’ dan gelen müzekkere cevabı incelendiğinde davalının ticari kayıtları evrakları arasında olmadığı iddia edilen 10.692,23 TL değerindeki faturalardan 30/06/2018 tarihli ve 5.671,02 TL tutarındaki dört adet faturanın davalı şirket çalışanı olan ... tarafından teslim alındığını, yine davalı şirket çalışanı ... tarafından 03 ve 09 Agustos 2018 tarihlerinde ... adresinden göndermiş olduğu iki mailde de” ... bey bize bırakmış olduğunuzcari hesap ekstresi var, elimizde olmayan faturaları belirttim aslı gibidir yapıp gönderebilir misiniz” diyerek malları teslim aldıklarınıfakat faturaları bulamadıklarını ifade ettiklerini beyan etmiştir.
İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden fatura dönemlerini de kapsayacak şekilde temin edilen davalıya ait işyeri dönem bordrosu ve işyeri tescil belgelerinin incelemesinde, bilirkişi raporunda belirtilen dört adet faturada ... olarak ismi ve imzası bulunun şahsın davalının işyeri çalışanı ... olduğu anlaşılmıştır.
Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası, faturalar, dosyada alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi tarafından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacının defterlerinin eksiksiz ve kanuna uygun tutulduğu, davaya konu alacağa ilişkin faturaların davacı defterine işlendiği ve alacak tutarının 29.314,03 TL olduğunun tespit edildiği; davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 18.621,80 TL borçlu olduğunun belirlendiği;
bilirkişinin raporunda ayrıca davacının kayıtlarında yer almakla birlikte davalının ticari defter ve kayıtlarında yer almayan 10.692,23 TL tutarında altı adet faturadan 30/06/2018 tarihli dört adet faturada teslim alan kısmında ..., 07/07/2018 tarihli iki adet faturada ise Metin isminin yazılı olduğuna ilişkin tespit yapıldığı, bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre 18.621,80 TL alacak yönünden taraf defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı;
davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesi davalı tarafın ticari defter kayıtlarını göre de davalının davacıya 18.621,80 TL borçlu görüldüğünün tespit edilmesi ve bilirkişi raporunda davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan ancak davacı tarafın defterinde kayıtlı olan bir kısım faturalardaki teslim alan imzasına ilişkin yapmış olduğu belirleme üzerine davalı vekilinin 17/06/2019 tarihli itiraz ve beyan dilekçesi ile iki taraf defterinde kayıtlı olduğu anlaşılan faturalara itiraz etmeyerek bu kez de müvekkilinin defterinde kayıtlı olmayan altı adet faturaya esas malları müvekkilinin teslim almadığını iddia
etmiş; mahkememizce İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden temin edilen davalıya ait işyeri dönem bordrosu ve işyeri tescil belgelerinin incelemesinde, bilirkişi raporunda davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilen 30/06/2018 tarihli ve toplam 5.617,02 TL tutarında dört adet irsaliyeli faturada teslim alan olarak isim ve imzası bulunan ...’nin davalının işyeri çalışanı ... olduğunun anlaşıldığı, davalı vekilinin celp edilen SGK kayıtlarına ilişkin bir beyan ve itirazda da bulunmadığı,
celp edilen SGK kayıtlarına göre bu sefer de davalı vekili 06/07/2020 tarihli duruşmada, sadece müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmayan diğer iki adet 07/07/2018 tarihli fatura altında imzası bulunan ... isimli şahsın davalının işyeri çalışanı listesinde yer almaması nedeniyle daha önce 17/06/2019 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği 30/06/2018 tarihli dört adet faturaya ilişkin beyan ve itirazda bulunmayarak 07/07/2018 tarihli iki adet faturaya ilişkin olarak malların teslim edilmediğini beyan ile davanın red edilmemesi halinde düşük olan tutardan karar verilmesini talep etmiş;
öte yandan davacı vekilinin 03/07/2020 tarihli beyan dilekçesinde beyan ettiği hususu 06/07/2020 tarihli duruşmada da tekrarlayarak davalı şirket çalışanı ...’un üç ve dokuz Ağustos 2018 tarihlerinde gönderdiğini belirttiği mail yazışmalarına ilişkin beyanlarına ve mail içeriklerine ilişkin açıklamalarına davalı vekili itiraz etmemiş, yine bir kısım faturalar davalının defterlerinde kayıtlı olmasa bile davalı tarafa ticari ilişkinin başından beri düzenli mal teslimatı yapan davacının faturalar düzenlediği ve bu faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı,
diğer yandan dava konusu alacağa ilişkin faturaların büyük bir kısmının davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu; kaldı ki, kayıtlı olmayan dört adet faturanın da SGK kayıtlarına göre davalının işyeri çalışanı tarafından imzalandığının anlaşıldığı, davalı vekilinin icra dosyasındaki itirazında borcun bulunmadığını beyan ettiği, ancak faturaya ve mal teslimine ilişkin itiraz ve beyanda bulunmadığı,
yine davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde sadece “müvekkilinin hiç borcu bulunmadığını, davaya konu alacağa ilişkin dosyada kapsamında ödemelerin yapıldığını, bu hususun taraf defterlerinin incelenmesinden anlaşılacağını” beyan etmekle yetindiği,
ancak faturaya ve malların teslimine ilişkin herhangi bir itiraz ve beyanda bulunmadığı halde, bilirkişi raporu düzenlendikten ve SGK kayıtları istendikten sonra davalı vekilinin aşamalarda değişen beyan ve savunmaları nazara alınarak tüm dosya kapsamına ve yukarıda belirtilen gerekçeye göre, davacının her iki taraf defterlerinde de kayıtlı olan faturalar dışında davacının defterinde kayıtlı olduğu halde davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 30/06/2018 tarihli ve 07/07/2018 tarihli faturalara esas malları da teslim ettiği ve fatura düzenlediği, davacının davasını ispat ettiği kanaatine varılmış;
davalının fatura bedellerini ödediğine dair delil sunamamış olmas nedeniyle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle icra takibindeki asıl alacak tutarına eşit alacaklı olduğu anlaşılmış, ayrıca düzenlenen faturalaradaki tutarlara göre alacak belirlenebilir olduğundan alacak likit kabul edilmiş, davalı borçlunun itirazında haksız olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından; davanın kabulü ile İzmir ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/377, K. 2020/344, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama