KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/170 Esas
- Karar no
- 2020/602
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/01/2019
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla İzmir ....İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, takibin 02/07/2018 tarihinde ... seri numaralı 54.598,06 Euro bedelli faturaya dayalı başlatıldığını, borçlunun faturaya konu olan mal ve hizmeti almış olduğu halde borcunu ödeyerek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, borçlu ve alacaklı şirket ticari defter ve belgelerin incelendiğinde, alacak/borcun açıkça tespit edileceğini,
01/01/2019 tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklar hakkında zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak getirilmiş olduğundan mevcut uyuşmazlığın çözümü için öncelikle arabuluculuk yoluna müracaat edildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, borçlu şirketin hiçbir dayanağı olmayan borca itirazının iptali davasının sonuçlanması halinde borcun/alacağın tahsili imkanının kalmayacağını, borçlu şirketin vergi dairesine vermiş olduğu beyannamelerde borçlu olduğu,
KDV beyannamesinde faturanın yer aldığı diğer beyannamelerde de alacaklı olduklarının açıkça belli olduğunu bildirerek borçlunun borca yeter miktarda hak ve alacaklarının, menkul ve gayrimenkullerinin, 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının, bankada mevcut mevduatının ihtiyaten haczine karar verilmesini, haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, alacak miktarının T.C.M.B. döviz kurlarının fiili ödeme tarihindeki kura göre hesap edilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında akdedilen geçerli bir sözleşme olmadığını, dava konusu emtianın kesin kabulünün gerçekleşmediğini yani borcun muaccel olmadığını, faturanın bir sözleşme olmadığını, düzenlenmiş olan faturada herhangi bir vade olmadığını, olsaydı dahi faturaya sözleşmenin hilafına yazılan vade, faiz oranı gibi notların gereçli olamayacağının Kanun hükümleri ve Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, bu nedenle davacı takip tarihi itibariyle sözleşmeye göre muaccel olmamış bir borç için icra takibi yapıldığını, davacının muaccel olmayan bir alacağı için icra takibi başlattığından kötü niyetli olduğunu,
davacı tarafın alacağının muaccel olduğunu ispat edemediğini, davanın konusuz kaldığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını bildirerek müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olan iş bu itirazın iptali davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin mahkememizin 07/02/2019 tarihli ara kararı ile İİK 257 ve devamı maddeleri kapsamında reddine karar verilmiş, taraf delilleri dosyaya bildirilmiştir. İzmir ....İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasındaki icra takibinin davacı tarafça ... Sanayi Ticaret A.Ş aleyhine 54.598,06 Euro fatura, 463,75 Euro işlemiş faiz toplamı 55.061,77 Euro üzerinden ilamsız takip yoluyla yapıldığı, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilinin dosyaya verdiği 19/12/2018 tarihli dilekçesi ile ödeme emrine faiz oranlarına ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu belirlenmiştir.
Takip konusu alacağın varlığı ve miktarı ve muaccel olup olmadığı hususuna ilişkin uyuşmazlık konusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının talimat mahkemesi aracılığıyla inceleyen bilirkişi dosyaya verdiği 06/02/2020 tarihli raporunda; taraflar arasında 2018 yılında takibe ve davaya konu edilen fatura ile gerçekleşmiş olan bir alışverişin olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin süresinde yaptırılmış olduğu,
defterlerin muhasebe usul ve prensiplere uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının süresinde oluşturularak beratlarının alındığı hususlarının tespit edildiğini, takibe ve davaya konu 02/07/2018 tarihli 54.598,06 Euro bedelli faturanını davalı şirketin ticari defterlerinde 290.396,16 TL olarak davacı şirket alacaklandırılmak suretiyle veresiye alış olarak kayıtlı olduğunu buna karşılık herhangi bir ödemenin görülmediğini,
buna göre davalı şirket kayıtlarında icra takip tarihi olan 04/12/2018 tarihinde davalı şirketin davacı şirkete takibe ve davaya konu edilen fatura bedeli kadar 54.598,06 Euro ( ya da kayıt tarihindeki Euro kuru üzerinden 290.396,16 TL ) borçlu olarak görülmekte olduğunu bildirilmiştir.
Davacı taraf kayıtlarını inceleyen mali müşavir bilirkişi dosyaya verdiği 06/10/2020 tarihli raporunda; davacı şirketin davalı şirketten 290.396,17 TL (54.598,06 Euro ) alacaklı görüldüğünü, bu tutarın aynı zamanda Euro bazında ödem emriyle davalıdan talep edilen asıl alacak tutarına eşit olduğu,
davacı tarafın 2018 yılına ait yevmiye defteri kebir ve envanter defterlerinin TTK'nun ticari defterlerinin tutulmasına ilişkin usul ve esaslarına uyulduğunun anlaşıldığını, tarafların ticari hesap bakiyeleri arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, döviz cinsinden yapılan takiplerde kur hesabında merkez bankasınca açıklanan günlük efektif satış kurunun baz alınması gerektiğini, takipten bir gün öncesi olan 03/12/2018 tarihli merkez bankası Euro efektif satış kuruna göre davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği TL bazında asıl alacak tutarının 322.920,23 TL olduğunu,
taraflarca kabul edilip imzalanmış fiyat teklifi veya ödemenin vadesi ve gecikme faizi oranını kararlaştırıldığı, herhangi bir yazılı sözleşmeni sunulmadığını, dolayısıyla davacı şirketin icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceğini, belirtilen içerikte bir sözleşmenin sunulması durumunda davacı şirketin 02/10/2018 tarihinden 04/12/2018 takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceğini bildirmiştir.
Dosyaya toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 54.598,06 Euro asıl alacak, 463,71 Euro işlemiş faiz toplamı 55.061,77 Euro takip çıkış miktarı üzerinden ilamsız takip yapıldığı ve takip talebinde alacağın Euro olarak talep edildiğinin belirtildiği, takip dayanağı faturanın 02/07/2018 tarihli 54.598,06 Euro bedelli olup davacı tarafından ...
San ve Tic. A.Ş. Yönünden düzenlendiği, davalı taraf defter kayıtlarında 02/07/2018 tarihli faturanın kayıt tarihindeki TL karşılığı 290.396,16 TL olarak kaydının tespit edildiği ve takip tarihi itibariyle davalı kayıtlarında davacı tarafa söz konusu fatura bedeli kadar borçlu olduğunun yine davacı kayıtlarında da söz konusu fatura bedeline yönelik davacı alacağının tespit edildiği,
davalı tarafın teslim edilen ürünlerin davalı şirket yetkililerince kesin kabulünün yapılması sonrası davacının ürün bedelini almaya hak kazanacağına ilişkin savunmaların taraflar arasında bu yönde yapılmış bir sözleşme olmadığı nazara alındığında sübut bulmadığı,icra takibindeki talebin döviz cinsinden yapılmış oluşuna göre davanın 54.598,06 Euro asıl alacak üzerinden kısmen kabulü gerektiği belirlenerek davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne; işlemiş faize yönelik fazlaya ilişkin talebin taraflar arasında vade farkı hususunda yapılmış herhangi bir sözleşme olmadığından reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/170, K. 2020/602, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama