KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
- Esas no
- 2019/773
- Karar no
- 2019/537
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/03/2019
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirkete faturadan kaynaklanan borcu sebebiyle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu beyan ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve bu itirazlar sebebiyle duran takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin bir kamu kurumu olup tacir olmadığı ve dava konusu iş de ticari iş olmadığından davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile reddi gerektiğini, 4734 sayılı K.İ.K.'nun 22.maddesinde belirtilen doğrudan temin yoluyla müvekkili idareye bağlı İzmir ...Devlet Hastanesine ... ihale numaralı ihale ile davacı firmadan klima temini yapıldığını, idarenin borçlarını ödemesi sırasında işletilen belirli bürokratik işlemler olduğunu ve bu işlemlerin sırasıyla uygulanması gerektiğini,
davacı firmanın faturasının 27/09/2018 tarihinde muhasebeleştirilerek bağlı bulunan muhasebe birimine intikal ettirildiğini ve ödeme sırasına alındığını, buna rağmen ve bu tarihten sonra müvekkili idareye karşı icra takibine girişilmesinin haksız olduğunu, kamu kurumu olan müvekkilinin kötü niyetli olması mümkün olmadığından icra inkar tazminatı talebinin usul ve yasalara aykırı olduğundan reddiningerektiğini, ilamsız icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, Sağlık Bakanlığının Devlet kamu tüzel kişiliği adına işleri yürüten bir organ olarak kamu tüzel kişisi olduğu hususunda tereddüt bulunmadığından tacir sayılamayacağı gibi, Mahkememizce Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre de görülmekte olan davanın mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, bu davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, Mahkememizin görevli bulunmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/773, K. 2019/537, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama