KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/993
- Karar no
- 2020/110
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 25/06/2019
Karar Metni
1.172 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı, maliki Döndü Dağ ve kaza tarihinde sürücüsü ... olan ... plakalı aracın maliki müvekkili olan ve kazada ... idaresinde bulunan ... plakalı araca arkadan çarptığını, bu kaza sonucu müvekkilinin maliki olduğu araçta maddi hasar oluştuğunu, resmi trafik ekiplerince tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından da kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, hasar nedeni ile davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve hasar dosyası açıldığını,
iş bu hasar dosyası kapsamında ekspertiz incelemesi sonucu müvekkilinin zararı belirlenmiş ise de davalı sigorta şirketinin haksız ve gerekçesiz olarak ödeme yapmaktan imtina ettiğini, müvekkili aracının onarımı süresince araç mahrumiyet zararı ( kazanç kaybı) doğduğunu, davalı sigorta şirketinin araç mahrumiyet zararı yönünden sorumluluğu bulunmadığından davalı araç maliki ve sürücüye müracaat haklarının saklı olduğunu,
sigorta şirketinin oluşan zarar nedeniyle gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Poliçesi ile müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, davacı tarafın müvekkili şirkete sigortalı araç ile trafik kazasına karıştığını ve müvekkili şirkete hasar başvurusu yapıldığını ancak yapılan inceleme sonucunda talep edilen hasar ile ilgili kazanın beyan edilen şekilde olmadığının tespit edildiğini,söz konusu hasar ile ilgili müvekkili şirket tarafından ... sayılı hasar dosyası açılmış olup öncelikle bu dosyanın celbi gerektiğini,
müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açıldıktan sonra araştırma raporu düzenletilmiş ve ekspertiz incelemesi yaptırılmış olduğunu, eksper raporunun eksper notu bölümünde “aracın hasar durumu dikkate alındığında sağ arka bölümlerinden aldığı darbenin boyutu ile savrulma ivmesi arasında mantıklı bir bağlantı kurulamamıştır.” açıklaması bulunduğunu, bu açıklama ile kaza ve hasar arasında illiyet bağı bulunmadığının anlaşıldığını, davacı tarafın talep ettiği tazminattan müvekkili şirketin poliçe limitleri oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında maddi tazminattan sorumlu olacağını,
ayrıca davacı tarafın talep ettiği maddi tazminatın ne kadar olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, bu hususların mahkemece yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda meydana çıkacağını belirterek öncelikle kaza ile hasar arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine;kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusur oranı ve poliçe limiti ile oluşacağından kazada tarafların kusur oranlarının belirlenmesine,maddi tazminatın davacı tarafça ispatına,daha sonra müvekkil şirketin sorumluluğunun tespitine,davanın reddine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar
verilmesini
talep etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, hasar dosyası, sigorta poliçesi, tramer kaydı araç tescil belgeleri ve ilgili diğer belgeler celp edilerek dosyaya eklenmiş; temin edilen sigorta poliçesinin incelenmesinde kazanın poliçe teminat süresi içerisinde meydana geldiği, kaza tarihinde davacının hasara uğrayan aracın maliki olduğu ve kazanın ihbarı üzerine davalı vekilinin cevap dilekçesinde de belirttiği üzere hasar dosyasının açıldığı ancak kaza sonrasında davacıya her hangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan araçların sürücülerinin kusur durumları ve kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği, varsa miktarı ile hasardan davalı şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının hangi tarihten itibaren ne tür faiz talebinde bulunabileceğinin tespiti gerektiği anlaşılmıştır.
Dosya ve ekleri bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin düzenlemiş olduğu 04/12/2019 tarihli raporda; her ne kadar raporun sonuç kısmında maddi hata yapılmış ve "davalı tarafa ait" olarak belirttikten sonra yanlışlıkla davalı sigortacıya sigorta ettirilen araç plakası yerine davacı adına kayıtlı aracın plakasının yazılarak asli kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, bunun maddi hatadan kaynaklandığı, bilirkişinin raporun ikinci sayfasında doğru plaka belirtilerek yapmış olduğu kusur değerlendirmesinden de açıkça anlaşılmış olmakla, söz konusu maddi hatanın ek rapor almayı gerektirmediği,
bilirkişi raporunun bütünü ve özellikle 2. sayfasındaki belirlemeye göre; kazanın oluşumunda davalı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu, dava konusu ... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 32.296,30 TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiği, bahse konu ... plaka sayılı aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 42.000,00 TL ve sovtaj (hurda) değerinin 22.000,00 TL olduğu,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18/05/2016 tarih 2016/3196 Esas 2016/6047 Karar nolu kararı nazara alınarak değerlendirme yapıldığında kaza sonrası oluşan hasar miktarının araç rayicinin %50'sini aşması nedeniyle aracın ağır hasarlı olduğu ve pert total olarak değerlendirilmesinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olduğu, buna göre toplam gerçek hasarın 20.000,00 TL olarak bulunduğu.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2017 tarih 2016/7867 Esas 2017/1668 Karar sayılı kararı nazara alınarak değerlendirme yapıldığında ise değer kaybının aracın piyasa değerindeki azalma olduğu, buna göre pert kabul edilen aracın piyasa değeri göz önüne alınarak zarar hesaplandığından araç sahibinin bir zararı oluşmaması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı belirlendiği kabul edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 18/12/2019 tarihli değer arttırım dilekçesiyle; maddi tazminat taleplerini 20.000,00 TL ye arttırarak söz konusu talebini harçlandırmış ve davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Dava, 28/12/2018 tarihli trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır. Taraflardan birinin tacir olmayışı, hasar gören aracın da hususi araç olması ve davacının yasal faiz talep etmesi nedeniyle yasal faize hükmedilmiş; davacı tarafından dava tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmakla, davacının talebi ile bağlı kalınarak faiz başlangıcı olarak dava tarihi olarak esas alınmıştır.
Mahkememizce toplanan deliller ve bilirkişinin hükme esas alınacak nitelikte kabul edilen ayrıntılı ve gerekçeli raporu dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek.
28/12/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin, kazanın meydana gelmesinde sürücüsü tam ve asli kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği , bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuruyla neden olduğu hasar bedelinden sigortalının sigortacısı olarak sorumlu olduğu; davacıya ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı ve kullandığı araçta kaza nedeniyle 20.000,00 TL hasar meydana geldiği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
E-İMZALI
Hakim ...
E-İMZALI
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/993, K. 2020/110, 5 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama