KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2021
- Esas no
- 2020/170 Esas KARAR NO : 2021/61
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 11/03/2020
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02.06.2019 tarihinde müvekkiline ait ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca ... Sigorta A.Ş. Tarafından ZMMS poliçesi kapsamında sigortalanan ... plakalı araç tarafından %100 kusurlu olarak çarpılarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verildiğini, daha sonrasında taraflarca maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu.
Kazada ... plakalı araç ve sürücüsü %100 kusurlu, müvekkiline ait araç ve sürücüsünün ise kusursuz bulunduğunu, müvekkiline ait araç toplam KDV dahil 2.000,00 TL'ye onarıldığını.
Araçta oluşan hasarın ödenmesi için davalı sigorta şirketine 12.02.2020 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak olumlu veya olumsuz bir cevap verilmediğini, herhangi bir ödemede yapılmadığını, müvekkili, alacakları hakkında yasal işlem başlatabilmek adına sorunlu dava şartı olan arabuluculuğa şahsen başvurduğunu, tarafların anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile,
kısmi dava olarak fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 28.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;husumetin mesnedi; kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ... no'lu 20.05.2019-2020 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında maddi zararlar açısından kaza tarihinde araç başına azami teminat limiti 39.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun;
azami teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olup sadece gerçek zarara ilişkin olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, başvuru sahibi yetkili olmayan serviste aracını yaptırdığını ve müvekkili şirketten eksper talep etmediğini, müvekkili şirket tarafından atanan eksperin ekspertiz yapma imkanını ortadan kaldırıldığını,
dolayısıyla başvuru sahibi müvekkili şirketin ekspertiz incelemesi yapma hakkına engel olduğundan, bu süre içerisinde başka kazalardan kaynaklanan hasarlar bulunup bulunmadığı mevcut hasarların bu süreçte araca verdiği zararın artıp artmadığınının tespit edilmesi mümkün bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirket tarafından atanan eksperinde belirttiği üzere başka bir ekspere yaptırılan ekspertizin Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan genelgeye uygun yapılmadığını, servisin de yetkili servis olmaması nedeniyle piyasa realitesinin yansıtmadığı gerekçesiyle huzurda görülen uyuşmazlık öncesinde başvuru yapılmışsa da ödeme yapılmadığını,
kusur oranı ve tazminat hesabının araç hasarı konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, söz konusu davaya ilişkin hasar bedelinin ve kusur oranlarının hesaplanması açısından konusunda uzman bilirkişilerce rapor alınması gerektiğini, araç hasarına ilişkin maddi tazminat talebine ilişkin; araç hasarı konusunda uzman bilirkişice rapor alınmasına,
müvekkili şirketin poliçe teminat limitiyle sınırlı olması nedeniyle, teminatı aşan kısım için davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasına, davacının, müvekkil şirket bakımından poliçe teminatı dışında bulunan taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, hasar dosyası, sigorta poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden tramer kayıtları, araç tescil belgeleri ile ilgili diğer belgeler celp edilerek dosyaya eklenmiştir.
Dosyada mevcut 20.11.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalının sigortalısı ...'un sonuç üzerinde. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84. Maddesinin "a" bendinde düzenlenen asli sürücü kusurlarından, f)doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma. Asli kusurlu sayılır" şeklindeki kuralın ihlali niteliğinde olduğu.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53. Maddesinde düzenlenen; a) sağa dönüşlerde sürücüler 1. Sağa dönüş işaretini vermeye, 2.sağ şeride veya dönüşe ayrılmış şeride girmeye mecburdurlar" şeklindeki kuralın ihlali niteliğinde olduğu,918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46. Maddesinde düzenlenen "b)Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, c)trafik aksayacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar" şeklindeki davranışı kuralını ihlali niteliğinde olduğu, davacı ...'in sonuç üzerinde.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ihlal eden bir davranışının olmadığı, ... plakalı otomobilin hasar onarım bedelinin KDV dahil 2.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın işletenin üçüncü şahıslara vermiş olduğu bu hasarı (davada ... plakalı araç) kusuru oranında sorumlu ve ödemekle yükümlü olduğu, davalı şirkete hasar tazmin talebinin ihbarının 12.02.2020 tarihinde elektronik posta ile yapılmış olduğu, davalı sigorta şirketinin ihbardan itibaren 8 iş günün hitamı ile olan 25.02.2020 tarihinde temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava, 02/06/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan hasar bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır. Taraflardan birinin tacir olmayışı ve hasar gören aracın da hususi araç olması nedeniyle davacı tarafından talep edilen avans faizi yerine yasal faize hükmedilmiş, davacının davalı şirkete yaptığı başvurunun 12/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının temerrüt tarihinin bu tarihten itibaren sekiz iş günü olarak belirlenmesi yerine davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 28/02/2020 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi heyetinin hükme esas alınan raporu dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek.
02/06/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, davalı sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde sürücüsü asli ve tam kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuruyla neden olduğu hasar bedelinden sorumlu olduğu; davacıya ait hasar gören aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacı aracında kaza nedeniyle meydana gelen hasar onarım bedelinin KDV dahil 2.000,00 TL olduğu,
davalının poliçe limiti içerisinde kalmak şartıyla hasar onarım bedelinden sorumlu olduğu hasar bedelinin sigorta poliçe limiti kapsamında kaldığı, davacının dava öncesinde davalı sigorta şirketine yapmış olduğu başvuruya rağmen davalı sigorta tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığı gibi arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/170, K. 2021/61, 3 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama