KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/182 Esas
- Karar no
- 2023/1056
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/03/2023
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacağı nedeniyle Gaziantep İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu ... Production Tekstil A.Ş. aleyhine, 23/12/2022 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalı-borçlunun takipte borca ve yetkiye itiraz ettiğini, yetki itirazının taraflarınca kabul edilerek dosyanın İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı numarasına kaydedildiğini, İzmir ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasında tebliğ edilen ödeme emrine davalı tarafın itiraz ettiğini, davalı-borçlunun itirazında haksız olduğunu, müvekkili şirketin kumaş, dokuma ve tekstil ürünleri üretip sattığını, davalı-borçlunun müvekkili şirketten pek çok defa ürün aldığını, taraflar arasında devam eden ticari ilişki nedeni ile cari hesap oluştuğunu, tarafların ticari defter kayıtları incelendiğinde söz konusu borcun müvekkili şirkete ödenmediğinin görüleceğini, arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu ancak 27/02/2023 tarihinde görüşme sonunda anlaşamama şeklinde arabuluculuk süreci sonlandırıldığını bildirerek davalı hakkında İzmir ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte, davalının itirazının iptali ile takibin bu bedel ve takip tarihinden sonra işleyecek ticari faizi ile devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve arabuluculuk vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekil cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemek üzere davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin davacı taraftan almış olduğu ürünlere ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın takibe konu yaptığı ve takip talebi ekinde sunmuş olduğu fatura konusu malların tamamının müvekkili şirkete teslim edilmediğini,
müvekkili şirketin defter ve kayıtları ile davacıda bulunması gereken imzalı irsaliyeler incelendiğinde pek çok fatura için irsaliye düzenlenmediği ve davacının pek çok malı esasen teslim etmediğinin görüleceğini, bu nedenle öncelikle teslime konu irsaliyelerin celbini talep ettiklerini ve irsaliyeler sunulduğunda bunlara karşı beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacının teslim etmiş olduğu ürünlerde ciddi ayıpların söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin tekstil ile uğraşan ve tamamen yabancı ortaklı bir yapıda bir kuruluş olduğunu, bu hususun müvekkili şirkete ait ticaret sicil kayıtlarından da doğrulanabileceğini,
müvekkili şirketçe Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki (davacı gibi) teadrikçilerden kumaş tedarik edildiğini ve bu kumaşların konfeksiyon ürünlerine dönüştürülerek son kullanıcının giyebileceği şekle getirildiğini, müvekkili şirketin ortaklarının tamamının Alman vatandaşı olduğunu, üretilen ürünlerin çoğunun da Almanya'ya ihraç edildiğini, davacıdan teslim alınan kumaşlarla yapılan imalatların da müvekkili şirketçe yurtdışındaki (genellikle Almanya'daki) müşterilere satıldığını ve gönderildiğini, bu ürünlerin tesliminin ardından müvekkili şirkete ürünlerle ilgili çeşitli şikayetlerin geldiğini,
şikayetler üzerine müvekkili şirketçe Almanya'daki bağımsız laboratuvarlarda inceleme yaptırıldığını, yapılan incelemeler neticesinde kumaşların istenilen çekme değerlerinde olmadığı ve bu nedenle aşırı fazla çekme yaptığının tespit edildiğini, hatalı imalatlar neticesinde müvekkili şirkete reklamasyon faturaları düzenlendiğini ve müvekkili şirketin yaptığı işten zarar ettiğini, tüm bu yaşananların davacı tarafa da iletildiğini ancak davacı tarafın hiçbir zaman kusurunu kabul etmediğini, müvekkilinin Almanya'da ihale usulü ile kazanmış olduğu kamu kurumu işleri dahil pek çok işini ve müşterisini kaybettiğini,
davacıdan alınan kumaşların artık müvekkili şirketçe kullanılamadığını, kumaşlarla yapılan imalatların müvekkili şirkete daha büyük zararlar doğurduğunu, bu bağlamda müvekkili şirketin elinde kalan kumaşlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması taleplerinin olduğunu, davacının iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere; davacının iddia etmiş olduğu,
müvekkili şirkete satılan ürünlerden kaynaklı alacağına karşı takas ve mahsup defi ileri sürdüklerini, davacının herhangi bir alacağının olduğunu hiçbir şekilde kabul anlamına gelmeksizin, davacının takip konusu alacaklara takip öncesi faiz işletmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini bildirerek davanın zamanaşımı itirazları da dikkate alınarak tümüyle reddine karar verilmesini, davacının herhangi bir alacağının tespit edilmesi halinde müvekkili şirketin alacaklarının takas ve mahsubuna, takip tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Ön inceleme aşaması tamamlanmış, tahkikat aşamasına geçilmiş, bu aşamada davacı vekili 29/11/2023 tarihli 12/12/2023 uyap gönderim tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davalı vekilinin 30/11/2023 tarihli dilekçesi ile davacı arafça feragat edilmiş olması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, feragatin davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu nazara alındığında davacı tarafın davadan feragati nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/182, K. 2023/1056, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama