KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/1147 Esas
- Karar no
- 2025/788
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/12/2024
Karar Metni
1.722 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davacı müvekkili davalı borçlu şirketten olan alacağının tahsili amacıyla 27.11.2024 tarihinde İzmir ...
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalı borçlu şirkete 07.12.2024 tarihinde tebliğ (e-tebliğ) edilmiş olup, davalı-borçlu icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, öncelikle davalı borçlunun borca yönelik inkârı son derece haksız ve yersiz olduğunu, davacı alacaklı müvekkili şirket prefabrik yapı işleri ile uğraştığını, müvekkili şirket, inşaat işiyle uğraşan davalı borçlu şirkete güvenerek iş bu görsel, mesaj ve fatura dan da davalı şirkete istenilen ölçülerde hafif çelik yapı inşa ettiğinin anlaşıldığını, bu yapı kendisine süresinde teslim edilen,
montajı ve sevkiyatı yapılan davalı şirket kendisine verilen süre boyunca tüm görüşmelere rağmen prefabrik yapının bedelini ödememiş, davacı şirketi oyaladığını, davacı şirket yetkilisi olan ... tarafından davalı şirket yetkilileri ile defalarca ödeme üzerine görüşülmüş mesajlaşılmış ancak bir türlü ödeme yapılmadığını, bahsi geçen görüşmeler ... Koordinatörü olan ... GSM numaralı hat sahibi ..., ... GSM numarasına sahip şirket muhasebesinde çalışan ...
Bey ve şirket ile birlikte iş yürüten mimar danışmanları ... GSM no lu Mimar ... ile yapılan yazışmalar bulunduğunu, sadece bu evraklar dahi incelendiğinde şirket borcu kabul etmekte ancak ödeme yapmaktan imtina ettiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından davalı şirkete 23.11.2024 tarih ... nolu 540.000,00 TL bedelli fatura gönderildiğini, fatura bedelini ödemekten imtina eden şirkete karşı 540.000,00 TL bakiye alacağa ilişkin İzmir ... İcra Dairesinin ...
E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasından gönderilen 7 örnek ödeme emri borçlu şirkete 07.12.2024 tarihinde tebliğ edilmiş ve borçlu şirket, 09.12.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile davacı alacaklı müvekkiline hiçbir şekilde borçlu bulunmadığını belirterek son derece haksız ve dayanaksız bir şekilde itiraz ettiğini, borçlu şirketin itirazı üzerine de İzmir ...İcra Müdürlüğünce.
“Borçlu hakkındaki takibin Örnek 7 Ödeme Emri ile yapıldığı, itiraz eden borçluya Ödeme Emrinin 07.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği yapılan tebligat parçasının dosyaya konulduğu, borçlunun borca/takibe itirazını belirtilen 7 günlük itiraz süresi içerisinde yaptığı anlaşıldığından;
alacaklının veya vekilinin yetkili mahkemeden takibin itiraz eden borçlu yönünden devamı hususunda bir karar getirinceye kadar itiraz eden borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildi.” şeklindeki 09.12.2024 tarihli karar tensip tutanağı ile borçlu şirket hakkındaki icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, İcra takibinin, davalı-borçlu şirketin itirazı ile durması üzerine tarafımızca itirazın iptali davası açılabilmesi için 09.12.2024 tarihinde zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, görüşmeler anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın kabulü ile haksız yersiz,
usul ve yasaya aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu şirketin alacaklı müvekkiline %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davacı arasında herhangi bir iş ilişkisi mevcut olmadığını, taraflar arasında imzalanmış bir iş sözleşmesi dahi bulunmadığını, davacı taraf, müvekkilinin yapmayı planladığı inşaat projesine ilişkin olarak teklif sunmak istemiş, teklifi diğer tekliflerle birlikte inceleme yapılırken, davacı firma, müvekkili şirket yetkilisinin izni olmaksızın iş ve işlemlere giriştiğini, kendisine iş yapması konusunda hiçbir kimse tarafından talimat verilmemiş, kendisinden talepte bulunulmadığını, davacı, kendi başına giriştiği iş nedeni ile müvekkilinden talepte bulunduğunu,
davacının talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf, müvekkili ile imzalanmış bir sözleşmesi dahi yok iken giriştiği işte, hangi metraj ölçüleri ve hangi taleplere karşı yapıldığı dahi belli olmayan imalat iddiaları üzerinden fatura tanzim etmiş ve müvekkili şirkete ilettiğini, ancak, davacının faturası müvekkili şirket kayıtlarına alınmadığı gibi itiraz ve iade edildiğini, davacı firma, müvekkili şirket ile herhangi bir iş sözleşmesi imzalamadan giriştiği iş nedeni ile müvekkili şirket zarara uğradığını, inşaat işi adı altında yaptıklarını iddia ettikleri yapının müvekkili şirketin proje görseli ile ilgisi bulunmadığını,
dava süreci ile varlığından haberdar oldukları yapının sökümü ile ortadan kaldırılması gerekeceğini, davacı yanın dilekçesinde zikrettiği ve dilekçe ekinde sunduğu görüşme kayıtlarındaki kişiler müvekkili şirket yetkilisi olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ... olduğunu, müvekkili şirkette "..." veya "..." isminde sigortalı çalışan bulunmadığını, davacının yazışmasında geçen "..." isimli kişi müvekkili şirket muhasebe elemanı olup, şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, yazışma içeriğinde de davacının karşı bu yönde bir beyanı da bulunmadığını, davacı tarafça sunulan yazışmaların içeriğini kabul etmediklerini,
bahsi geçen yazışmalarda davacının yaptığını iddia ettiği işe dair müvekkili şirket adına cevap verebilecek, işi kabul edebilecek biri olmadığı gibi yazışma akışında bu yolda bir kabul de bulunmadığını, davacının gerçek dışı iddia ve beyanlarından oluşan davasının reddini talep ettiklerini, davacının davasının reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 17/08/2025 tarihli dilekçesiyle; ... Şirketi" vekilliğinden istifa ettiğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT
Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Takip dosyasında Davacı/Alacaklı ... Şti davalı borçlu ... Şti aleyhine Örnek No 7 ödeme emriyle başlatılan icra takibinde 540.000,00 TL tahsili talep edildiği, alacağa dayanak "23.11.2024 tarih ... nolu 540.000,00 TL bedelli fatura" gösterildiği, İcra Müdürlüğü’nce takibe itiraz nedeniyle durdurma kararı verildiği anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan SMMM bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda özetle;
1- İnceleme yapılan taraf ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği,
2- Davacı tarafın takip konusu yaptığı faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu halde davalı tarafın iş bu faturayı önce İADE faturası düzenleyerek iade ettiği, davacının ikinci defa düzenlediği alacak faturasını ise bu defa İzmir ... Noterliği ile davacı taraf iade ettiğinin anlaşıldığı,
3- Taraflar arasında imzalanmış sözleşme olmadığı fakat dosya içeriğine sunulu ... yazışmalarında ismi geçenlerin davalı ... Şti. çalışanı olup olmadığını öğrenilebileceği,
4- Mahkemenin uygun görmesi halinde Türkiye çapındaki bütün SGK dosyalarının sorgulanarak 2024 yılı Eylül / Ekim / Kasım personel İistelerinin Mahkemeye sunulması neticesinde anlaşılabileceği hususu Mahkemenin değerlendirmelerine bırakıldığı rapor edilmiştir.
SMMM bilirkişiden Vergi dairesi kayıtları muvacehesinde faturanın ba/bs lere kayıtlı olup olmadığı ve tahakkuk eden KDV ödemesinin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı ve/veya buna mahsus 90.000 TL ye dair ayrı bir KDV bildirimi bulunup bulunmadığına dair alınan ek raporda özetle;
1- İnceleme yapılan taraf ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği,
2- Davacı tarafın takip konusu yaptığı faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu halde davalı tarafın iş bu faturayı önce İADE faturası düzenleyerek iade ettiği, davacının ikinci defa düzenlediği alacak faturasını ise bu defa İzmir ... Noterliği ile davacı taraf iade ettiğinin anlaşıldığı,
3- Takip tarihi itibari ile davacının davalı taraftan 540.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafin ticari defterlerinde ise borç / alacak bakiyesinin olmadığının tespit edildiği rapor edilmiştir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, incelenen takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir ... İcra Müdürlüğü ... esas alacağın varlığı ve miktarı, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacı şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki neticesinde oluşan fatura borçlarından dolayı davacı şirket tarafından, davalı aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalıya tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmış olup,
Bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli nitelikte olan bilirkişi raporuna göre; davacı tarafa ait 2024 / 11 dönem KDV beyannamesi ile KDV beyannamesinin hazırlanmasında dayanak hesaplardan olan 391- Hesaplanan KDV alt hesabı incelendiği, hesap özetinde görüleceği üzere davacı tarafın 2024/11 dönemde 391- Hesaplanan KDV tutarının 492.578,34 TL olarak beyan edildiği, dava konusu faturaya ilişkin 90.000,00 TL KDV'nin de beyan edildiği,
ancak davacı tarafın 190- devreden hesabında 6.051.350,98 TL olduğundan davacı tarafın 2024/11 dönem her ne kadar 492.578,34 TL KDV beyan edilsede devir KDV mahsubu sonrasında davacı tarafın iş bu beyannameye ilişkin sadece 308,30 TL Danga Vergisi tahakkuk ettiği ve 28.12.2024 tarihinde de ödediğinin anlaşıldığı,
Mahkemenizce davalı tarafın bağlı bulunduğu Bornova Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevaben gönderilen 2024/11 aykarşılaştırmalı Alış/Satış Analiz Raporu incelenediğinde; davacı tarafından dava konusu yapılan faturanın davalı tarafından davacıya İADE faturası düzenlediği ve iade faturasının da davacı tarafından kabul edildiği anlaşılmış olup,
Mahkememize sunulan kök raporda bu durum “Davacı Alacaklının davalıya keşide ettiği ilk fatura olan 01.11.2024 tarihli faturanın davalı tarafından aynen davacıya iade faturası düzenlendiği, davacının bu defa 2. Defa düzenlendiği 23.11.2024 tarihli 540.000,00 TL tutarında ki faturayı ise 25.11.2024 tarihinde İzmir ... Noterliği ... yevmiye numarası ile iade ettiği, dolayısı ile incelenen davacı kayıtlarında davalı taraftan 540.000,00 TL ALACAK kaydı varken davalı kayıtlarında ise borç alacak kalmadığı hesabın sıfırlandığı" şeklinde tespit edilmişse de,
İnceleme yapılan taraf ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, davacı tarafın takip konusu yaptığı faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu halde davalı tarafın iş bu faturayı önce İADE faturası düzenleyerek iade ettiği, davacının ikinci defa düzenlediği alacak faturasını ise bu defa İzmir ... Noterliği ile davacı taraf iade ettiğinin anlaşıldığı, takip tarihi itibari ile davacının davalı taraftan 540.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafin ticari defterlerinde ise borç/alacak bakiyesinin olmadığının tespit edildiği, denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1147, K. 2025/788, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama